moli

yaşam öylesine dolu görünmüştü ki bana; yaşamın sonu gelmez isteklerini karşılamaya hazır olabilmek için bütün benliğimi vermeyi göze almıştım. oysa, yaşam denilen şey bomboştu; beni soran, benden bir şeyler isteyen bir tek ses yükselmemişti. bütün dünyayı omuzlarımda taşıyacak denli güçlü duyuyordum kendimi; oysa taşınacak bir tek çakıl taşı bile çıkmamıştı karşıma. düş kırıklığımın sınırı yoktu; acıydı çok: "ben, yapabileceklerimden çok daha fazlasıyım!"
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
saklambaç oynuyormuşuz ve sonunda birbirimizi hiç bulamayacakmışız gibi geliyordu.
mutluluğun gizi ve sanatsal başarının doruğu, herkes gibi olmak ve buna karşın, dünyada hiç kimseye benzememektedir.
"kendi öz benliğime" sığındım ve tüm varlığımı buna bağlamaya karar verdim.
birisi olmak, bir şeyler yapmak, sürekli ilerlemek ve yükselmek; çocukluğumdan bu yana olduğu gibi hep gelişim içinde olmaktı dileğim.