📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Güzelliğini düşünme, diyordum kendi kendime. Güzelliği seni mahveder. Düşünme. Ona bakma. Yokmuş gibi yap. Öteye bakmaya çalış. Ama ötede bir şey yok. Hiçbir şey yok. Onun kaprislerine, saçlarına bağlanma. Bağlanma, diyordum. Ama nasıl değişeceksin? Acaba değişebilir misin? İradenin sınırları, istediğin gibi olmanı engelleyen, daracık sınırları yok mu?
SPOİ YOKTUR
Fransa'da önemli bir kadın -bir nevi belediye başkanı gibi düşünün- olarak yaşayan kahramanımız; süslü, balolu, ışıklı bir hayat yaşamaktadır. İlgi odağıdır, herkes tarafından sevilir ve arzulanır. Çevresindekilerin ona karşı duyduğu kıskançlık ve imrenme duygularından, her gece olan balolardaki insanların neşesinden, ilgilerinden beslenir.
Kralın hoşuna gitmeyecek davranışlarda bulunan kadın, en sonunda görevinden alınır ve kısmen sürgüne gönderilir. Giderken hakkında konuşulması için birkaç açık kapı bırakır fakat umduğunu bulamaz.
Türlü çareler arar, ilgi odağı olmamak gittikçe kafayı yedirtir. Bulduğu çözümler ona sadece kısa süreli bir zevk verir, çıldırmasına ramak kala son bir çözüm bulur.
50 sayfada aslında çok şey yaşanıyor, iç karışıklığının bu kadar sade anlatılması şaşırttı açıkçası. Kesinlikle okunması gerek.
Yazarımızın psikolojik türündeki bu kitabında 125 sayfa boyunca insanlara; küçüklüklerinin, gücünün, özgürlüğünün, yaşamanın farkında olmayan topluluğa sesleniliyor. Sanırsam yayınlayacağını, yayınlanacağını düşünmeden yazmış.
Cümleleri, söyledikleri yüzünüze tokat gibi çarpıyor eğer dediklerini o ana kadar hiç fark etmediyseniz. Çok düşünen, hayatını sorgulayan her insan geçen cümlelerinin azını bile olsa zaten kendine sormuş oluyor.
Çevremde okuyan herkes anlaşılmayan bir dili olduğunu savunuyor, bence anlamak isteyen ve kitaba nötr yaklaşan sizler bu cümleleri algılamakta zorlanmayacaksınız. Başlarda gerçekten iyi başlıyor, fakat ilerledikçe yazarımızın iç dünyası birbirine girdiği için okuma hızınız düşüyor -ve hafifçe argo cümlelere kayıyor biraz. Sessiz bir ortamda, kahvenizle beraber anlayarak 2 saatte bitirebilirsiniz.
Tabii bence yaşadığı dönemin ortamını yansıttığından dolayı bizim %100 haklı diyebileceğimiz bir kitap değil.
Hâlen hayatınızı sorgulamıyor, kendinizin farkında davranmıyorsanız acilen okumanız gereken bir kitap. Eğer kendinizin farkında olduğunuzu düşünüyorsanız okuyun ve ne kadar farkındasınız görün.
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich #inceleme