"Ait olmak istediğin yer benim yanım mı?" diye sordu sabit bir sesle. "Sadece bu sorunun yanıtını ver."
Çok kısa bir süre düşündüm ve düşünürken, geride bırakılışım, arkada duruşum, her zaman vazgeçilmem içimde bir çığlığa dönüştü. "Ait olmak istediğim bir yer yok," dediğimde tam gözlerinin içine baktım. "Ne senin sokakların ne de başka bir yer. Böylesi daha iyi."
Başını aşağı yukarı salladığında o da benim gözlerimin içine bakıyordu. "O halde," dedi kızgınlıktan uzak, kederli bir gülümsemeyle. "Benim de ait olduğum bir yuva yok."
Duvara çarpmadım ama gökyüzünden yüzüme doğru sanki taşlar yağmaya başladı.
Aslı Arslan