Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum..."
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
Bak Milena
"En çok seni seviyorum." diyorum,
ama gerçek sevgi bu değil belki. "Sen bir bıçaksın ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem", gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.
Ve Milena, kalbimde sen varken her şeye katlanabilirim...
Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022274,9bin okunma
sen iğne getirdin, ben de dikiş ipliği. yani seninle birlikte kırık kalplerimizi onarmak niyetindeydik ama bir de ne görelim: biz onları birbirine dikmişiz.
"Hokus... pokus..."
Bu sihir de işe yaramadı. Artık hiçbir hokus pokus geri getiremezdi annesini Onur'a. O an anlamıştı, sihir denen şey bir yalandı...