Göğün derinliklerine uzun süre gözünü ayırmadan baktığında, düşüncelerle ruh, yalnızlığın bilincinde birleşirler nedense. Kendini çaresizce yalnız hissetmeye başlarsın, daha önce yakın ve kendine ait sandığın her şey sonsuz biçimde uzak ve değersiz olur. Binlerce yıldır gökyüzünden bakan yıldızlar, insanın kısacık yaşamını umursamayan anlaşılmaz gökyüzü ve sis, onlarla göz göze kaldığın ve anlamlarını kavramaya çalıştığında suskunluklarıyla ruhunu ezerler; her birimizi mezarda bekleyen yalnızlığa aklımız takılır ve yaşamın iç yüzü, özü umutsuz ve korkunç görünür...
Lekesiz bir yürekten daha iyi bir zırh olabilir mi?
Davasında haklı olan üç kat zırh giymiştir;
Oysa vicdanı haksızlıkla yozlaşmış kişi,
Çelik zırhlara bürünse bile silahsızdır.