Fizik yasaları zaman simetrisine sahiptirler. Bu yüzden içine düşenlerin çıkamadığı kara delikler denen cisimler varsa, o zaman şeylerin içinden çıktığı fakat, içine düşmediği başka cisimler de olmalıdır. Bunlara ak delikler denebilir. Bir kara deliğin içine bir yerde atlanabileceği ve bir başka yerde ak delikten çıkabileceği düşünülebilir. Bu daha önce söz edilen uzun uzay yolculuğunun ideal yöntemi olacaktır. Tüm gereksiniminiz olan şey, yakında bir kara delik bulmak olacaktır.
Başlangıçta bu tür uzay yolculuğu mümkün göründü. Einstein'in genel görelilik teorisinin, bir kara deliğinin içine düşmenin ve bir ak delikten çıkmanın mümkün olduğu çözümleri vardı. Ancak daha sonraki çalışmalar, tüm bu çözümlerin hepsinin çok dengesiz olduğunu gösteriyor: Bir uzay gemisinin varlığı gibi en küçük parazit kara delikten ak deliğe giden "solucan deliğini" ya da geçidi tahrip ederdi. Uzay gemisi sonsuz derecede büyük kuvvetler tarafından parçalara ayrılırdı. Bu Niagara Şelalesinden bir fıçı içinde geçmek gibi olurdu. (...)
1973 yılında belirsizlik ilkesinin kara deliklere hangi farkı getireceğini araştırmaya başladım. Benim ve başka herkesin çok şaşırmasına yol açan bir şekilde kara deliklerin tamamen kara olmadıkları anlamına geldiğini buldum. Değişmeyen bir hızla dışarıya ışınım ve parçacıklar gönderiyor olmalıydılar. Sonuçlarımı Oxford yakınında bir konferansta açıkladığımda, genel bir inançsızlıkla karşılandı. Oturumun başkanı bunların saçmalık olduğunu söyledi ve bunu söylediği bir yazı yazdı. Fakat başkaları benim hesabımı tekrarladıklarında, aynı etkiyi buldular. Böylece sonunda başkan bile haklı olduğumu kabul etti. (...)
Kara delik dışarıya parçacıklar ve ışınım verirken kütle kaybedecektir. Bu kara deliğin küçülmesine ve parçacıkları daha hızlı olarak dışarıya