limonyeşili

" Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana kadar dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey."
Sayfa 169·Kitabı okudu
Reklam
"Şefkatin ne olduğunu keşfettiğimden beri sevdiğim her şeyi şefkate boğuyordum."
"Daha anlatsana," dedim. "Hoşuna mı gitti ?" "Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim." "Benzinimiz yeter mi ki ?" "Yalancıktan doldurursak yeter."
Sayfa 157·Kitabı okudu
"... Onu öldüreceğim. " "Ne diyorsun evladım sen, babanı mı öldüreceksin?" "Evet , öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones'un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Eksik olan bir şey vardı. Yeniden eskisi gibi olmamı, belki de insanların iyi olduğuna inanmamı sağlayabilecek önemli bir şeydi bu eksik olan.
Reklam