Gelinciklerdi onlar...
Kan kırmızıydılar...
Yan yana, el eleydiler...
Umuda açılmışlar,
Dostluğa, kardeşliğe tutunmuşlardı...
Barışa inanmış,
Güzelliklere açılmışlardı...
Birlikte karşı konulabileceğinin bilincindeydiler,
Her türlüsüne yağışın,
En şiddetlisine rüzgarın...
Dayanışma içindeydiler...
Üflense yıkılır gibi duran,
Birkaç günlük ömrü olan,
Ekilip dikilmeyen,
Saksıda yetiştirilmeyen,
Çiçekçide satılıp alınmayan,
Varsılın yalısını, köşkünü süslemeyen,
Birilerinin gözünde,
Basit, sıradan, çiçek olarak bile sayılmayan,
Kırmızı renkli bir ottular...
Ancak,
Her şeye rağmen, bütün varlığıyla ayakta duran,
Ömrünü onuruyla tamamlayan,
Dağda, bayırda, çayırda, kırlarda yetişen,
Hiçbirinin olmadan kendisi olabilen...
Yoksulu, böylesine büyüleyip etkileyen...
Kan kırmızı gelinciklerdi onlar...
Gelincik çiçekleriydiler...