Hakan

Hakan
@xmoral
liberté et rationalité
Sıcak, ışıl ışıl bir gündü. Nataşa garip bir bakışla beni uzun uzun süzerek: - Rüyaydı bunlar Vanya! dedi -Rüya olan ne? -Hepsi. Bu yıl olup biten her şey… Ah, neden senin mutluluğunu da mahvettim Vanya… Gözlerinden, “Halbuki ömrümüzün sonuna kadar mutlu olabilirdik!” düşüncesini okudum.
Sayfa 335·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Evladım yine burada, kalbimin üstünde! diye bağırdı. Ulu Tanrı’mın gazabına, lutfuna, verdiği her şeye şükrediyorum. Fırtınadan sonra bizi ışıklarıyla aydınlatan güneşe, yaşadığımız mutlu ana şükürler olsun! Varsın küçümsenmiş, hakaretle ezilmiş olalım. Mademki hep beraberiz önemi yok bunun. Varsın bizi şimdi ezen, aşağılayan o mağrur, kibirli mahluklar kazansınlar! Bizi diledikleri gibi taşlasınlar!.. Korkma Nataşa, el ele yürüyeceğiz. Onlara: “İşte bakın, yanımdaki aziz, sevgili kızım!” diyeceğim. Aşağıladığınız, küçülttüğünüz, fakat günahsız ve her şeye rağmen sevdiğim kızım!”
Sayfa 312·Kitabı okudu
İçimde, özellikle yalnız kaldığım zaman azap derecesinde şiddetli bir arzu uyanıyordu. Onun her zaman, son derece mutlu olmasını isterdim. Yüzüne -yüzündeki o ifadeyi bilirsin ya!..- heyecan duymadan bakamıyordum. Kimsede böyle bir yüz ifadesi yoktur! Gülse, buz kesilip, tir tir titriyordum; doğru söylüyorum.
Sayfa 286·Kitabı okudu
Güneşin altında yeni bir şey yok
Ne söylemek istediğinizi biliyorum. Hepsi çoktan söylenmiş, yazılmış şeyler…
Sayfa 233·Kitabı okudu
İnsancıklar
Yüzüne karşı övülen yazarın mahcupluğunu duyuyordum. O anda onu öpmek istiyordum; fakat yakışık kalmazdı. Nelly bir zaman sustu. Sonra, derin bir kederle beni süzerek: -Neden, neden öldü?.. diye sorup gözlerini yere indirdi. -Kim öldü? -O genç… veremli… hani kitaptaki… -Ne yapalım, öyle gerekliydi Nelly. -Hiç de gerekli değildi. Bunu fısıltı halinde, adeta kızar gibi, sertçe söyledi. Somurtarak yere bakmaya devam etti. Bir dakika geçti. Kolumun yenini hırsla çekiştirmeye devam ederek: Peki, o… şey, onlar… O kızla ihtiyar ne olaca? diye fısıldadı. Beraber oturacaklar mı? Fakirlikten kurtulacaklar mı? -Hayır, Nelly, kız uzaklara gidip bir derebeyiyle evlenecek, ihtiyar da yalnız kalacak. Üzüntüyle konuşuyordum. Teselli verici bir şey söyleyemediğim için gerçekten üzülmüştüm. -Aaa… neden öyle? Demek böyle… Öylesiniz! Artık okumayacağım o kitabı.
Sayfa 193·Kitabı okudu