“ Nerdeydin? “
Arabacının yanında olduğunu söylemek işine gelmedi. Yine, “ Arabacıyla ahbaplık etmeye utanmıyor musun ? Bey çocuğusun güya ! ” diye ayıplardı.
“ Sokağa bakıyordum, ” dedi.
“ Ne var sokakta ? Maymun mu oynatıyorlar ? ”
İçinde bir şeyler ayaklandı ama kendini tuttu. Bu da laf mıydı yani ? Maymun oynatsalar, sokağı seyrediyordum demez, maymun oynatıyorlardı, seyrediyordum derdi. Hiçbir şeye de akılları ermiyordu.
Peki, ne zaman, nasıl büyüyecekti ?
Aklına annesi geldi. O bilirdi herhalde. Babası daha iyisini bilirdi ama sorulamazdı ki. Ya, “ Aptal. Bu kadarcık şeyi akıl edemedin mi ? ” yahut da “ Çok budalasın be Haldun ! ” derdi.
“ – yüzüğü borç edip almadınız, değil mi ? ”
“ – hayır, alınmış alınmıştır. Sonra, seni o kadar ucuza almıştım ki… Bu yüzük o düğün müğünlerin yerine geçsin…”