Sena

“ Demek, ruh yıkıntıları insanı fena yoruyor ! “
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Evin içinde fırtınadan önceki hâle benzer bir durgunluk seziyordu. Bu durgunluktan sonra kim bilir nasıl bir fırtına kopabilirdi !
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Alıntı
“ Nerdeydin? “ Arabacının yanında olduğunu söylemek işine gelmedi. Yine, “ Arabacıyla ahbaplık etmeye utanmıyor musun ? Bey çocuğusun güya ! ” diye ayıplardı. “ Sokağa bakıyordum, ” dedi. “ Ne var sokakta ? Maymun mu oynatıyorlar ? ” İçinde bir şeyler ayaklandı ama kendini tuttu. Bu da laf mıydı yani ? Maymun oynatsalar, sokağı seyrediyordum demez, maymun oynatıyorlardı, seyrediyordum derdi. Hiçbir şeye de akılları ermiyordu.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Alıntı
Peki, ne zaman, nasıl büyüyecekti ? Aklına annesi geldi. O bilirdi herhalde. Babası daha iyisini bilirdi ama sorulamazdı ki. Ya, “ Aptal. Bu kadarcık şeyi akıl edemedin mi ? ” yahut da “ Çok budalasın be Haldun ! ” derdi.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Alıntı
“ – yüzüğü borç edip almadınız, değil mi ? ” “ – hayır, alınmış alınmıştır. Sonra, seni o kadar ucuza almıştım ki… Bu yüzük o düğün müğünlerin yerine geçsin…”
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam