eylül

“Aşkı hikaye yapan imkansızlıktır değil mi anneanne?”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Başımız deniz tarafında, ayaklarımız kara. Ayaklarımızın ucunda tırmanılamayacak kadar yüksek ve uzak tepeler. Biz ne kadar zenginsek, oradakiler o kadar yoksul. Biz ne kadar korkuyorsak, oradakiler o kadar saldırgan. Deniz kıyısında doğan annem ne kadar güzelse, tepelerde büyüyen babam o kadar öfkeli. Babama, annemin onu gerçekten sevmesinin imkansız olduğunu sen mi söylemiştin anneanne? Kalpler tepelerden kıyılara yuvarlanır ama kıyılardan tepelere tırmanmaz mı demiştin? Babamı annemin onu sevmediğine inandıran sen miydin? İkisini de aslında sen mi öldürdün?”
“Mezarlar insanların geçmişidir. Ziyaret etseler de, etmeseler de. Geçmişimizi göme göme...”
“Boyası gelmiş saçlarımın uçları kırılmış, rengi kaçmış ruhumun kalbi yarılmış.”
“Aç bak. Bütün mezarlar bomboş. Kara delik dedikleri, öyle sandıkları gibi, fezada değil toprağın içinde. Toprağın ta dibinde bir sürü kara delik var ve sen geçmişin olan ölülerini toprağa emanet ettiğini sanırken, aslında küçücük ve derin çok derin, uçsuz bucaksız kara deliklerden içeri atıyorsun.”