"En cüz'î hâdisat vukua gelmeden evvel hem mukayyeddir, hem yazılmıştır. Demek tesadüf yok, hâdisat başıboş gelmiyor, intizamsız değillerdir."
(Mektubat, s. 349)
«Üstâd [Bediüzzaman] Hazretleri her şeyden bir mânâ ve ders çıkarırdı. Tesadüfü katiyen kabul etmezdi. "Tesadüf yoktur, tevafuk vardır" derdi.»
(Nakleden: Dr. Mustafa Oruç/Ramazanoğlu, Son Şahitler 6, s. 227)