AK YILAN
Hey ak yılan, apak yılan, aydınlıkta yattığın hani?
Bana "kötü" dedin de söyle, o iyiyi bulduğun hani?
Süte batmış postun apak, dilin ise kara taş,
Benim gibi sadık gönlü, kanlar yutup sattığın hani?
Bırakıp gittiğin gömleği ben libas deyip giymem,
Bana verdiğin azabı, başkasına da kıymam.
Alıp gittiğin o kötü gün; kısmetine el mendili olsun,
Senin zehirlediğin bu aşkı, artık asla sevmem.
Bak, onun dili şakıyor, benim sabrım dağ gibidir,
Onun elinin uzandığı yerde, benim gönlüm bağ gibidir.
Güvenimin kasrını sen temelsiz yıktın ya,
Viranede kalan bahtın, artık ömür boyu dağ gibidir.
Hey ak yılan, apak yılan, dişindeki zehir mi?
Beni bunca kan ağlatıp, gülerek attığın seher mi?
Kapıları ağlayarak kapadım, kapını sıkıca kapat,
Senin bulduğum dediğin devlet de gurbet içinde biter mi?
Ben ki seni helal sevip, tertemiz gönülde buldum,
Diyecek tek sözüm yok: "Seni Allah'a saldım!"