Fransız psikiyatrist Pierre Janet, 1912 yılında bu tür insanları etkileyen, bir şeyler eksikmişçesine onları devamlı olarak tatminsizliğe getiren bu noksanlık hissini tanımlamıştır. "Kendilerini izlerler," diye yazmıştır. "Ve gözlemlerinin darbesiyle kendilerine ilişkin kaygıları dolayısıyla bir tür ebedi otomatik analiz haline girerler. Psikolog olurlar ki bu da kendince zihnin bir hastalığıdır." Janet, abulomaninin kişisel farkındalıktan fırlayan bir takıntı, kendi düşüncelerimize kafa yorma eğilimimizin mümkün kıldığı bir rahatsızlık olduğunu öne sürmüştür.
Fobiler, hissedilip kendilerine has detaylarıyla bilinecek ve dolayısıyla karşı koyulabilecek veya etrafından dolaşılabilecek hale gelene dek kaygıları detaylandırır. Mani de birçok korku ve arzuyu yoğunlaştırabilir. Bu mahrem takıntılar aklı başında olanların deliliğidir; belki de korku ve arzularımızı kristalize edip her şey mantıklıymışçasına yolumuza devam etmemize izin vererek bizleri aklı başında tutan bu deliliklerdir.
Önceki varsayımların aksine, avcılar ve toplayıcılar halk öykülerinde anlatıldığı gibi açlık çeken, yemek bulamasalar ölecek biçareler değildir. Aslına bakılırsa avcılar ve toplayıcılar beslenme düzenleri, sağlıkları ve boş zamanları bakımından hiç bugün oldukları kadar iyi olmamışlardı. Buna karşılık tarımla uğraşanlar kendi beslenme düzenleri, sağlıkları ve boş zamanları bakımından hiç bugünkü kadar kötü durumda kalmamışlardı.