Bu kız bare basarken işaret parmağını kesti (Telleri eskitmişim çünkü) ardından teli kopardı(yanlışlıkla) ve artık yeni tel + bir yarabandı almak zorunda! (Tabii ki 2 haftadır telleri beklettiğm için pişman olmama rağmen hâlâ değistirmedim)
_O benim yaralarımı sarmak için yarabandı biriktirmişti._ _*Ben ise onda yara olup kalmıştım..*_
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
_O benim yaralarımı sarmak için yarabandı biriktirmişti._ _*Ben ise onda yara olup kalmıştım..*_ > 📚| Tozlu Pembe 2, Loresima
Sevmek üzerine irdeleme
"Ben seni seviyorsam bundan sana ne?" Belki de samimi olan, kendi anlamından sebep yalnız "ben"dedir. İki kişi belki de asla samimi olamaz, hayat belki de bu yüzden başlangıcı ve bitişiyle tek kişiliktir. Dışındaki ambalajın yırtılmasına kim izin vermiş ki içini bilelim, içini bilmek yetmiyor. Daimonion'unu duyan var mı hala? Ben seni seviyorsam, bu artık seni bağımsızlaştırdığım bir mesele haline dönüştüyse benim için bir ürünün hammaddesi olmaz mısın? Aşk bir üretim mi? Yaratıcılığın büyüsüyse evet aşk bir üretim, o halde aşk belki de yalnızca bir ürünleştirme eylemi. Fakat hayır aşk bir kırılganlık da olabilir, bir dönüşümün başlangıcı "hem yarabandı hem yara" Yani ben, seni sensiz seversem, bıraktıklarını imgelere dönüştürüp seni zihnimdeki ben olarak sevmiş olur ve sonuç olarak seni değil kendimi sevmiş olurum. Peki öyle olsa neden bir başkasını yani seni ("ben" de olan ya da hiç olamayan) sevmeye ihtiyaç duydum? Belki de ben göremediğim "ben"e sende rastladım ya da bilmediğim bir gizin ardında merakımı dolandırdım. Seni severek kendime mi yaklaştım, yoksa seni sevdiğim için eski kendimden mi uzaklaştım?
O benim yaralarımı sarmak için yarabandı biriktirmişti. Ben ise onda yara olup kalmıştım.
Şiir ve söz
Hasret kokan yarınlara gözlerimiz hüzünle bakardı.Karanlık gecelerde özlemiyle hüzünlenirdik.Savaşta mağlup olan yüreğimizdeki esirlerdik. Dört mevsimi bedenimizde sevdayla yaşardık.Cocuklugumuzda yaşanan dramlar bizim hayattaki derslerimiz olurdu.Sevdasi yüklenen yaralı yürekler bıraktık. Sevda saçan gurbetçi güllerdik.Askla bakan masum gözlerdik. Özlemi içimizde vücudumuza saplanan hançer yaralari gibiydik. Acımızi ve yaralarımızı yarabandi yapıp içimizde gizlerdik. Biz çocukluğumuzu yaşayamayan o masum insanlardık.
1000Kitap