Bir örgüt, bedenimiz de örgütlü bir sistemdir, örgütlü kaldığı sürece hayatta kalıyor, ölüm ise örgütsüzlüğün sonucundan başka bir şey değil, bir körler toplumu yaşamını sürdürebilmek için nasıl örgütlenebilir, örgütlenmek yeter, örgütlenmek bir bakıma görmeye başlamak demektir
Bizi yalnızca tanrı görüyor, dedi ilk körün karısı, yaşadığı üzüntülere çektiği sıkıntılara rağmen tanrının hala kör olmadığına inançlıydı, doktorun karısı bu sözlere karşılık, Tanrı bile görmüyor, çünkü gökyüzü bulutlarla kaplı, sizi yalnızca ben görüyorum dedi
Gerçekten de hepimizin üzerimizde ikinci bir ten gibi taşıdığımız ve bencillik dediğimiz şeyden yoksun ilk kişi henüz anasının karnından doğmamıştı, bu ikinci ten, en ufak bir vesileyle kanayan birincisinden daha kalındır.
Peki, kadın değil de erkek istemiş olsalardı ne yapardınız, söyleyin de herkes işitsin. Kadınlar, erkekleri duvara sıkıştırdıkları için coşmuşlardı kaçamayacakları kendi mantıklarının tuzağına düşürmüşlerdi onları, o kadar övündükleri erkek tutarlılığını nereye kadar götürebileceklerini şimdi görmek istiyorlardı, Aramızda eşcinsel yok, diye itiraz etmeye çalıştı bir erkek, Orospu da yok diye karşılık verdi o kışkırtıcı soruyu sormuş olan kadın, olsa bile burda sizin çıkarınız için bunu yapmak istemeyebilir.