• Sıradışı yazarlar, deneysel kitaplar kendi yaşamlarımızın artık tekduzelesmis sorunlarının icinde kaybolmak yerine bizden farklı insanların dünyasına bakarak ufkumuzu genişletmek isteği değil mi zaten romanları çekici yapan en önemli öğelerden biri? Kuzey Avrupa Edebiyatina ilginin en önemli sebebi ile bağlantılı olmalı.
    1-agactaki- jane teller hayatlarımız niçin sonu gelmez bir anlam arayışı içine kurulu?
    2-jo nesbo- kardan adam kuzey polisiyesine giriş için güzel yapı
    3-kuğu gudbergur bergsson çünkü bir şekilde vücudun için çalışıp duyguların için yaşıyorsun
    4-ölü gömme törenleri- hannah kent korkunç ayak sesleri.. gecenin içinde havaya karışıp yok olacağım.
    5-cüce par lagerkvist 1951 nobel edebiyat ödülü saray soytarısı cücenin ağzından curumuslukler kokusmusluklar
    6-mavi tilki- skin
    7-açık deniz kenarında- august strindberg ya niçin insanlar üzgün olunca ağlar? Çünkü dedi daha duru gorebilelim diye gözlerin camını ara sıra yıkamak gerek
    8-düşüş ketil bjnornstad yargıç erling adaletle bası derde girince kibirli ve hazci norveç toplumunun ipliğini pazara çıkaracak yöntemlere başvurur.
    9-hızlandıkça azalıyorum kjersti skomsvold evrim daha hızlı olsun ki ona varoluşçuluk savaşında üstünlük kazandirabilsin.
    10-açlık knut hamsun savaş zamanı hitleri destekledi öyle ki hitlerin ölümünün ertesinde duygu dolu bir ölüm ilanı yazdı. Oslo halkı kitaplarını bahçesine atıp bir utanç dağı yaratarak hamsun'u cezalandirdilar
    11-afrika üçlemesi jakob ejersbo
    Tavsiye ilk on bir kitap bu da
  • Sayın Yargıç, hakaret kolay bir fiil değildir. Tıpkı en ağır suçlar gibi vatandaşın vatandaşa espri, mizah ve zekâ hududu dışında asgari hiddetle yapabileceği bir şeydir. Kalemi eline alan ve bütün sükûnu ile ancak espri yapan vatandaş Sabahattin Ali'ye böyle bir hali izafe etmeye imkân var mıdır? Türk münevver muhitinin istediği tartışma bu esprilere imkân verilmezse nereden doğacak?
  • 48 syf.
    *ışık ve mekan istiyoruz!

    Savunma Saldırıyor kitabının giriş kısmında Verges ceza davalarını şu şekilde şematize ediyor:
    ''Ceza davasının üslubunu belirleyecek temel ayrım sanığın toplumsal düzen karşısındaki duruşudur. Düzeni kabul ederse dava mümkündür, gerekçelerini ortaya döken sanık ile değerlerine saygı gösterilen yargıç arasında diyalog kurulur. Sanık eğer düzeni reddederse hukuki mekanizma dağılır, bu bir kopuş davasıdır.''

    Ve Matyas Rakosi'nin sorduğu bir soru soruyor: ''Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihteki varlık nedeniniz?''

    Dreyfus Davası, bir zaferden çok acı bir yenilgiye benziyor. -Sürgün kararının yargıtay tarafından bozulması ve 10 yıllık hapis cezasına çevrilmesi ve ardından çeşitli pazarlıklar sonucunda tekrar yargıtay'a başvurmaktan vazgeçmesi karşılığında özgürlüğünü böylesi ağır bir bedelle satın alıyor Alfred Dreyfus. Suskunluğunun ödülü olarak, süvari birliği şefi olarak yeniden orduya katılıyor ve kendisine ''Legion d'honneur şövalyelik ünvanı(!) veriliyor.
    *Pek sevgili Don Kişot'cuğumuzun ve sevgili babacığı Cervantes'in ruhlarına rahmet!

    Ancak Zola'nın bu her satırı tekrar tekrar okunası eşsiz mektubu!

    ''Zola'nın övüncü, yüreklilik gösterip saf hukuk alanını terk etmek, savunmadan vazgeçip saldırıya geçmek, mahkeme salonundan çıkıp sokağa inmek oldu.'' Savunma Saldırıyor,Jacques Verges. (syf.87)

    China Mieville'in ''Ekim'' kitabında geçen bir anekdotta, Rakalovsk köylülerinin bir mektubundaki bir istek yüreğimi muazzam bir acı ve öfke ile doldurmuştu:
    ''borçlardan ve kölelikten bıktık usandık" diye yazdırmışlardı "mekân ve ışık istiyoruz:''

    Aynı isteği paylaşan tüm insanların yüreği bu öfkeyle elbetteki dolmuştur ve dolacaktır. Nitekim Zola da mektubunu -o muazzam namuslu insan başkaldırısını- tamamlarken bu isteğini haykırıyor:

    ''Benim tek bir tutkum var, öylesine acı çekmiş ve mutluluğu hak etmiş olan insanlık adına, ışık tutkusu!''

    Değil yüzyıllar binyıllar dahi geçse, satır satır, tekrar tekrar okunacak bir mektup. Çünkü Zola bize bir soru soruyor:

    Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihteki varlık nedeniniz?

    -Goethe'nin muğlakta kalmış son sözleri ile dilerim ki,*mehr licht! -biraz daha ışık!
  • "Rönesans Hıristiyanlannın şaşılacak cinsel özgürlüğünü bilmeyenler sadece, bir Vatikan sekreterinin böyle şakalar yazmasına şaşıracaktır. Poggio, derlem esinin başında, "sadece neşeli ruhlar ve güzel canlılar tarafından okunm ak istiyorum," der. Kardinaller ve piskoposlar onun kaba şakalarına gülerler: Floransa Şövalyesi Nereo de Pazzi'nin kızı, düğününün ertesi günü, kocasında "bir erkekte olm ası gereken hiçbir şey olmadığını" iddia ederek ağladı. Ailede skandal koptu, ama genç adam , bir şölen sırasında, herkesin gözü önünde, kendisini savundu: Tam yemeğe başlamıştı ki, ayağa kalkan genç koca aniden şunlan söyledi: "Sevgili akrabalarım, bana yöneltilen suçlamada sizin yargıç olmanızı istiyorum ." Ve m odaya uygun kısa hırkasını anında çıkararak suç unsurlarını masanın üzerine serdi ve şaşkın topluluktan, bunların gerçekten hor görülesi şeyler olup olmadığını sordu. — Kadınlar, kocalarında da bu kadar olması gerektiğini düşünürlerken, kocalar da genç adamın kendilerinin efendisi olduğuna inandılar. Yeni gelin sakinleştirildi, ama o itiraz etti: "Eşeğimizde, ki sonuçta bir hayvandır, bu kadar uzunu var (ve kolunu uzattı), o bir insandır ve yansı bile yok." Poggio'nun sonucu: "Saf kız, bu konuda insanın hayvandan üstün olması gerektiğine inanıyordu."
  • 261 syf.
    ·7/10
    İlk defa bir İsrail polisiyesi okudum. Beğenmedim. Yazarı çok amatör buldum. Konu vasat, çeviriden midir bilemem cümleler düşük. Karmakarışık. Bir yargıcın karısı evindeki partide öldürülür. Genç bir gazeteci olayı polisten önce çözmeye çalışır. Ancak yargıç koca, piyanist sevgili, tefeci arkadaş, iş ortakları, evlerinin yapılmasını bekleyen herkesin şüpheli olduğu bu davada işin içinden çıkmak hiç kolay olmayacaktır.
  • Bir gün bütün değer yargıları değişecek ve yargılananlar yargıç, eziyet edenler de suçlu sandalyesine oturacaklardır ve onlar o kadar utanacaklar, o kadar utanacaklar ki utançlarının ve suçlarının ağırlığı yüzünden ayağa kalkamayacaklardır.
  • "Yalnızca şunu anlamanızı isterim," dedi yargıç, "farkındaymış gibi görünmeseniz de, sorgulamanın bir sanığa getireceği yararlardan bugün kendinizi yoksun bıraktınız."
    Franz Kafka
    Sayfa 54