8/10
·192 syf.··
2026 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:28
Okurken sinir krizi geçirmek, kitabı kemirmek istiyorsanız tavsiye ederim. Neyse konusu ilginç, dili akıcı bir kitaptı. İyilikten doğan maraz, her çocuk masum değildir, anahtar kelimeler. İpucu Joseph küçük bir kasabada kendi halinde yaşayan, bekar, maddi durumu iyi olan bir adam. Bir gün kapısında uyuyan bir erkek çocuk buluyor ve ona bakmaya başlıyor. Çocuk ergenlik çağlarında. Adı da Abel. Abel sıcak bir yuva buldum, minnet duyayım diyeceğine, Joseph'e aşırı saygısız davranışlar göstermeye başlıyor. Adamın anasına sövüyor, sayısız hakaret ediyor, tahrik ediyor. Joseph zaman zaman dayanamayıp dövüyor ama gene de evinde kalmasına izin veriyor. Bir gün çocuk, adamın sevgilisi Diana 'ya yargıç tokmağı ile tecavüz ediyor. Bu olaydan sonra bile evde tutuyor çocuğu. Çocuk en son adamın ineğini öldürüp ahırı yakınca, adam onu ormana götürüp öldürüyor. Diana ile evleniyorlar. Şehre taşınıp hayatlarına devam ediyorlar.
Kralın LanetiWill Heinrich · Olvido Yayıncılık · 20161,817 okunma
6/10
·416 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2025 00:00
Ve her şeyin başladığı yere, Cedar Cove kasabasının o huzurlu sokaklarına ilk adımımızı atıyoruz! Serinin başlangıç kitabı olan Deniz Feneri Yolu, bizi Yargıç Olivia Lockhart, onun ailesi, dostları ve tüm kasaba halkıyla tanıştırıyor. Hikaye, Olivia'nın önündeki sıra dışı bir boşanma davasına müdahale etmesiyle fitili ateşliyor ve ardından adeta bir domino etkisiyle tüm kasaba sakinlerinin hayatı, sırları ve aşkları önümüze seriliyor. Debbie Macomber, adeta bir 'Umutsuz Ev Hanımları' tadında, insan ilişkilerini, evlilik fırtınalarını, kederleri ve umutları o kadar samimi işlemiş ki kitap su gibi akıp gidiyor. Karakterlerin yapay olmaması, her birinin bizden bir parça taşıması okuru anında hikayenin içine çekiyor. Hayatın içinden, yormayan ama merak uyandıran, sıcak bir kasaba hikayesine başlamak isteyenler için harika bir serinin harika bir ilk adımı. Kendinizi kasaba halkından biri gibi hissetmeye hazır olun! #DenizFeneriYolu #DebbieMacomber #CedarCove #CedarCoveSerisi #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #NovellaYayınları #İlkKitap #NeOkudum
Deniz Feneri YoluDebbie Macomber · Novella Yayınları · 20131,389 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Kulaklarımda düdük sesi, gözlerimde Jason'un en son gördükleri... Bir çocuğun kaç ailesi olurdu? Bir çocuk bütün bu karmaşaya rağmen iyi bir insan olarak kalmayı nasıl başarmıştı? Başından sonuna kadar sanki içinde yaşadığım bir romandı. Çokça sorgulamanın olduğu, geçmiş ve gelecekle olan hesaplaşma... Bazen gördüklerin aslında görmek istediklerin oluyor. Ailesine yaşatılanlardan sonra tüm ömrünü buna sebep olanlara yaşatacağı öc duygusuyla yaşayan Jason, hapishanede aldığı son mektupla asıl yasananları öğreniyor. Ona gerçek bir baba gibi sahip çıkan Yargıç ona her turlu desteği sağlıyor. Karakterlerin tasviri o kadar güçlü yapılmış ki karakterler okurken gözünüzde canlanıyor. Sanki okumuyorum da bir film izliyorum hissi hiç düşmeyen gerilim kitabı çok begenmemın asıl sebeplerinden eğer aksiyon/gerilim sevıyorsanız çok severek okuyacağız elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap #süperçocuk #kitapcumhuriyetimileokuyoruz
Süper Çocuk Yanık Göz ve Genç NolanMurat İsfan Korkmaz · Bengisu Yayınları · 2024160 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:06
Ana karakterimiz Jean-Baptiste Clamence hayatla tam uyum içinde yaşayan, enerjisi yüksek, insanlarla ilişkileri son derece iyi bir avukat. İnsanlara yardım etmeyi seven ve bununla gurur duyan biri. Hayattaki her şeye karşı duyduğu sevginin ötesinde en çok kendisini seven kendisine aşık bir adam. Ama yaşadığı bir olayda birine yardım etme ihtimali varken bundan kaçması ve o olayı da kimseyle paylaşmamasının Clamence in hayatında bir kırılma noktası olduğunu görüyoruz. Sonrasında yaşamla uyumunu kaybeden artık eski halinden keyif alamayan huzur bulamayan bir adama dönüşüyor. Yaşadığı şehri ve mesleğini bırakıyor. Ve kendini tövbekar yargıç ilan ediyor. Artık hem eski halini hem de tüm insanları eleştiren insanın ikiyüzlülüğünü itiraflarıyla gün yüzüne çıkaran bir adam. Ama bu itiraflarında bile sahici bir pişmanlık ve kendini suçlama var mı emin değilim. Asıl amacı kitapta da dediği gibi kendini yargılamadan başkasını yargılamak mümkün olmadığı için önce kendini suçlayarak aslında bütün insanlığı suçlamak ve tek suçlunun kendi olmadığını herkese göstermek istiyor. Bu itiraflarının sonunda kendi ikiyüzlülüğünün kendisinin de farkında olduğunu görüyoruz. Bundan da utanmıyor. Bulduğu çözümden gurur duyuyor. Kitap baştan sona monolog şeklinde ilerliyor. Clamence barda tanıştığı bir adama itiraflarda bulunuyor gibi anlatılıyor ama o adamın adı hiç geçmiyor gerçekten öyle biri var mı yoksa Clamence in alter egosu mu bilmiyoruz. Kitabı inanılmaz başarılı buldum ve sevdim. Elimden geldiğince kitapla alakalı detay vermemeye çalıştım ama ben de düşündürdüklerini kısaca toparlamaya çalışmak istedim. 100 sayfalık bir metnin bu kadar dahiyane yazılabileceğini düşünmemiştim.. Kitabın arka kapağında yer verilen Jean-Paul Sartrenin “Düşüş, Camus’nün muhtemelen en güzel ve en az
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 202319,2bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 334. kitabı
Albert Camus, Düşüş (La Chute) adlı bu felsefi ve sarsıcı başyapıtında, Amsterdam'ın loş barlarından birinde eski bir avukat olan Jean-Baptiste Clamence’in, bir yabancıya karşı yaptığı derin ve acımasız iç döküşü üzerinden modern insanın ahlaki çöküşünü konu alır. Yazar; geçmişte Paris’te saygın ve erdemli bir hayat yaşarken bir gece köprüden nehre atlayan bir kadını kurtarmayarak kendi sahteliğiyle yüzleşen Clamence’in "günah çıkarıcı yargıç" rolüne bürünüşünü anlatırken; burjuva ahlakını, toplumsal ikiyüzlülüğü, suçluluk duygusunu, özgürlüğün getirdiği ağır yükü ve modern insanın kendi vicdanından kaçışını, varoluşçu, ironik, monolog tarzında ve insanı kendi karanlığıyla yüzleştiren keskin bir dille işler.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 60. kitabı
Kitap zaten minicik; seksen sayfalık bir novella. Bu yüzden oturdum ve neredeyse bir solukta okudum. Kısa olmasının da etkisiyle sayfalar hızla aktı. Bärlach ilginç bir karakterdi. Alıştığımız dedektiflerden oldukça farklı. Yaşlı, hasta, bazen bildiklerini paylaşmıyor, bazen de soruşturmayı öyle tuhaf yönlendiriyor ki neyin peşinde olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz. Hatta bir ara "Yoksa suçlu Bärlach mı?" diye düşündüğümü bile itiraf edeyim. Romanın en sevdiğim yanı da buydu aslında. Katilin kim olduğundan çok, Bärlach'ın nasıl bir oyun kurduğunu merak ettim. Aksiyonun ya da büyük sürprizlerin peşindeyseniz beklentinizi tam karşılamayabilir. Ama karakter odaklı, psikolojik yönü güçlü ve biraz da düşündüren polisiyeleri seviyorsanız bence şans verilebilir. Hem kahvenize de güzel bir eşlikçi olur.
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Yapı Kredi Yayınları · 2026310 okunma