Ellerimi cama yasladım
Çürük bir sandık kokusuydu ayrılık
Teyzemin gözleri bakardı aynadan yirmisinde dul
Başına nişanlı boncuğu takar
Kaynana dili çıkarırdı ördüğü her çoraptan
Zülflerine damlayan kurşun geçmez bir ağıt
Dağlarında köknar eksilmiş yurdumun
Çocuk parklarına şehit adları verilir ne zamandır
Gülden gülüşten uzak
Geleceğe acı saklanır