"Zorluklar eşi benzeri görülmemiş nitelikte ve anlaşmazlıklar şiddetli olsa da korkularımızı kontrol altında tutup görüşlerimiz konusunda biraz daha alçakgönüllü davranırsak, insanlık bu durumun üstesinden gelebilir."
"21. yüzyılda dinler yağmur yağdırmıyor, hastalıkları iyileştirmiyor, bomba imal etmiyor olsa da, 'biz' kimiz, 'onlar' kim, kimi iyileştirip kimi bombalayacağız gibi soruların cevabını belirleme noktasına geldi. Daha önce de belirtildiği gibi, pratikte Şii İran, Sünni Suudi Arabistan ve Yahudi İsrail arasında şaşırtıcı derecede az fark var. Bunların hepsi bürokratik ulus-devletleri, aşağı yukarı aynı kapitalist politikaları izliyor, hepsi çocukları çocuk felcine karşı aşılıyor ve hepsi bomba yapımı için kimyager ve fizikçilere itimat ediyor. Şii bürokrasisi, Sünni kapitalizmi ya da Yahudi fiziği diye bir şey yok. O halde insanlara emsalsiz olduklarını hissettirmek, onları bir insan güruhuna sadık diğerine düşman belletmek için ne yapacağız?"
"Medyayı tekeline alan oligarşi tüm başarısızlıklarını tekrar tekrar başkalarının üzerine atıp hayali ya da gerçekdışı mihraklar üzerine çeker.
Böyle bir oligarşide yaşadığınızda öncelik, sağlık hizmetleri ve çevre kirliliği gibi sıkıcı konular değil her daim patlak veren şu veya bu krizdir. Millet dış saldırılara ya da şeytani darbelere maruzken, dolup taşan hastaneleri ve kirli dereleri kim kafaya takar ki? Yozlaşmış bir oligarşi dur durak bilmeyen bir kriz selini bahane ederek egemenlik süresini dilediğince uzatabilir."