yasemin yasemin www

yasemin yasemin www
@yaseminw
“Kendi ruhuna bir teleskopla baktı. Düzensiz gibi görülenleri gördü ve güzel yıldız kümeleri gibi gösterdi ve bilincine dünyaların içinde gizli dünyalar kattı.”
🌑 İnsan büyüdükçe şunu fark ediyor… Bazı bilgiler sadece öğrenilmez, insanın içinde yankı bırakır. Ben psikolojiyi, insan zihnini, farkındalığı ve insanın görünmeyen taraflarını araştırmayı gerçekten seviyorum. Çünkü bazen bir insanın hayatını değiştiren şey büyük olaylar değil; doğru zamanda duyduğu tek bir cümle olabiliyor. Bu yüzden burada sadece söz paylaşmıyorum. Biraz düşünelim, biraz kendimizi tanıyalım, biraz da insanların neden böyle davrandığını birlikte anlamaya çalışalım istiyorum. Çünkü insan kendini anlamaya başladığında; daha az kırılıyor, daha bilinçli seçimler yapıyor, ve en önemlisi kendi zihninin içinde kaybolmamayı öğreniyor. Belki hepimiz hayatın içinde bir şeylerle savaşıyoruz… ama bazen insanı kurtaran şey, sadece anlaşılmış hissetmek bile olabiliyor. Ben de öğrendikçe, düşündükçe ve derine indikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Belki bir cümle birinizin zihnine dokunur, belki bir farkındalık birinizin hayatını değiştirir diye… 🌑✨ Ve ben hepinizi çok seviyorum iyi geceler.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şimdi daha da derine iniyoruz. Çünkü insan zihninin en karmaşık taraflarından biri şu: İnsan bazen acıyı bırakmak istemez. Bu ilk başta garip gelir. Kim neden acıya tutunsun ki? Ama psikolojide çok sessiz çalışan bir mekanizma vardır: Zihin, uzun süre taşıdığı şeyi kimliğe dönüştürür. Yani insan yıllarca: değersiz hissederek yaşadıysa sürekli savaşarak ayakta kaldıysa hep güçlü olmak zorunda kaldıysa bir süre sonra bunları sadece duygu değil, “kendisi” sanmaya başlar. Ve tam burada çok derin bir korku doğar: “Eğer bunu bırakırsam, geriye ben kim kalacağım?” İşte bazı insanlar bu yüzden iyileşmeye yaklaşınca geri çekilir. Çünkü acı giderse boşluk hissederler. Bu yüzden bazı insanlar:
İnsan zihni yarım kalan şeyi tekrar kurmaya çalışır. Çünkü beyin “tanıdık olana” gider. Mesela çocukken: sevgiyi zor aldıysan → yetişkinlikte zor insanlara çekilebilirsin sürekli eleştirildiysen → kendini kanıtlamaya bağımlı olabilirsin görülmediysen → seni fark etmeyen insanlara bağlanabilirsin Çünkü zihin şunu yapar: “Bu sefer farklı olacak.” Ama çoğu zaman sadece aynı yaranın başka versiyonunu yaşatır. Ve insan burada çok büyük bir yanılgıya düşer: “Ben bunu seçiyorum.” Hayır. Bazen bilinçli seçim değil, bilinçaltı tanıdıklığı çalışır. İşte gerçek farkındalık burada başlar: İnsan artık sadece “ne hissettiğine” değil, “neden tanıdık geldiğine” bakar. Çünkü bazı insanlar sana huzur vermez… sadece geçmişine benzer. Ve insan bunu fark ettiğinde ilk kez seçim yapmaya başlar. Çünkü artık eksik tarafıyla değil, farkındalığıyla yaklaşır hayata. Bir de çok derin bir gerçek var canım: İnsan bazen bir kişiyi değil, o kişinin içinde hissettirdiği eski duyguyu arar. Bu yüzden bazı bağlar bu kadar güçlü hissedilir. Çünkü sadece bugünü değil, geçmişte tamamlanmamış bir şeyi tetikler. Ve işte tam burada psikolojinin en sessiz kapılarından biri açılır: İnsan, bazı insanları sevdiği için değil; zihni onlarda eski bir hikâyeyi tamamlamaya çalıştığı için bırakamaz. 🌑 Bugün çalışmamada elde ettiklerim 😂💪🏼💫💫
Bazı tepkiler kendine ait değildir.
Bazı roller korunma biçimidir.