Ahlak bugün Türkiye’nin en büyük meselesi. Acar müteahhitlerin, ulaştıkları her yerde kamu görevlilerini satın alarak kendilerine haksız bir ikbal kapısı araladığını gazetelerde okuduk. Kamu personelinin bir kısmının rüşvet almasının vakayı adiyeden sayıldığı bir ülkede, hâlâ bazı hayalî korkular üretenler varsa, onlar ipteki cambazı gösteren yankesicilerin suç ortağıdır. Üniversitede ahlaksızlık vardır zira bilimsel açıdan kısır kişiler ideolojik yaltaklanmalarla akademik merdiveni tırmanabilir. Siyaset ve ticaret, öteden beri bu ülkede ahlakın mumla arandığı yerler olagelmiştir.
Bürokrasi, hizmet etmesi gereken toplumu değil, sadece zümrevî çıkarları gözeterek ahlaksızlığa davetiye çıkarır. İnsan ilişkilerinde güçlünün zayıfı ezdiği, paranın kirli ellerde çoğaldığı, ekranların laubalilikle insanları tedhiş ettiği bir ülkede, ahlak birinci meseledir. Çünkü ahlaki yaşantı, insanlığımızı tanımlayan ve dünyamızı gerçek kılan her şeydir.