"Martin Eden, güzelliğin içinde yatan ve onun mükemmel kılan kuralları bulmak için, güzelliği istediği kadar gösteredursun, güzelliğe hiçbir zaman nüfuz edemediği ve hiç kimsenin de nüfuz edemediği büyüsünün farkındaydı. Spencer sayesinde, insanoğlunun bir şey hakkında sonsuz bilgisi olamayacağını; güzelliğin sırlarının da en az yaşamın sırları kadar derin olduğunu; güzelliğin ve hayatın birbirine karıştığını ve kendisinin de güneş ışığı, yıldız tozu ve harikuladeliklerle örülü dokunun bir parçası olduğunu çok iyi anlamıştı."
"Cennetteki azizler için arılık ve duruluktan başka bir şey düşünülebilir miydi? Onları övmeye gerek yoktu. Peki ya batağın içindeki azizler? Asıl enfes olan, sonsuza kadar muhteşem olarak kalacak şey buydu! Hayat işte bu yüzden yaşamaya değerdi."