"karanlıkla ölümün aynı şey olduğunu düşünürdum eskiden. sanki ölüm, ışığın yokluğuydu. sanki ölüm, insanların alışverişlerini, sevişmelerini her zamanki gibi ama daha inançsızca sürdürdükleri bir gölgeler diyarından başka bir şey değildi. gece, gündüzden daha geçici gelir insanlara, özellikle de aşıklara; daha az belirlidir ayrıca. bu bakımdan yaşamlarımızın bir özetidir, çünkü yaşam belirli değildir ve geçicidir. gündüz bunu unuturuz. gündüz her şey sonsuza dek sürüp gider. burası hiçbir şeyin belirli olmadığı bir kent. yıllar ve yüzler birbirlerine benzer ama değildirler. ölüm de böyle olacak. hiç tanışmadığımız insanları tanıyıp duracağız sonuna dek.
ama karanlık ile ölüm aynı değil.
biri geçici, öteki değil."
"felsefeye yatkın insanlarız biz, açgözlülükle, arzularla alışveriş içindeyiz, hem şeytan hemde tanrıyla el eleyiz. ikisinide elden çıkarmak istemeyiz. yaşayan bu köprü herkes için çekicidir. orada ruhunu kaybedersin ya da bulursun."