selamlarr canlar!
söylenecek çook şey var ben genellikle beğenmediğim şeylerden başlarım bu yüzden;
şimdi 1. kitap daha iyiydi ve bunun herkes farkında daha aksiyon ve yan karakterler daha fazla vardı.
kitabın ilk başı sıkıcı. ortaları çok daha iyi. sonu mükemmel. benim aradığım şey aksiyon, aşk, olaylar ama çoğunlukla kunterle gri hanımın sahneleri vardı. romantiklik yani. ben demiyorum hiç olmasın ama baydı bi süre. cringe cümleler vardı yalan yok ama çokda rahatsız etmedi. (kitabın sonları istediğim gibiydi tabii.)
neyseki tam artık baydınız yeter dediğim anda bi olay oluyordu. NEYSEKİ. kitabın çok kusuru yok ama bi şeyler eksik yada fazlaydı, yazar tam ayarlayamamıştı bence. yine de yazar hemen toparlamayı başarıyordu.
mantıksız, oturmayan şeyler çoğu kitapta olduğu gibi bunda da var. inş serinin diğer kitaplarıyla toparlanır bu boşluklar özellikle bi kısımda gri aydınlanıyor ama ben anlamadım yav. orası boşluk kaldı bende yazar orayı okuyucunun anlayabileceği bi şekilde yazamamış ya da ben anlamadım bilmiyorum..?
bunlar dışında ki diğer düşüncelerim;
abi kitabın en sevdiğim yanı hep böyle bi bokluk olmasını ve bi sırttan bıçaklanmayı beklemekti. en kritik anlarda diyorum ki “ tamam şimdi bu kesin bunu satacak, arkadan bıçaklayacak, ters köşe olacak”
ve ve ve en sevdiğim de tam böyle düşündüğüm anlarda hiç bir şey olmaması ve tam olmamasını beklediğim anlarda olması güzel ters köşeydi. keyfim yerine geliyordu.
bi de mesela bi karakterden bi şey bekliyorsun ama olmuyor diyorsun ki a aa ben bunu öyle yapacak sanmıştım. yazar o şüphelendiğin şeyi senin kafandan atıyor ve sonra bam! düşündüğün şey olmuş ve sende mal gibi kalıyorsun.
karakter gelişimi gördük diyebilirim. kunter çok tattlıydı ama eski kötü halini özlettirdi bana. en çok 1. kitapta kunterin grinin