BENİM ATAM, CENNETMEKÂN...
- "Biz bunca meşakkate, alkış almak için katlanmadık! Hâlis niyetimiz Rızay-ı İlâhîdir...
BİATLİYİZ HÜNKÂRIM...
- "Ben Allah'ın emirlerini yerine getirmek, zulüm görenlere yardım etmek için zırh giydim, kılıç kuşandım!.."
Reklam
1516 yılında Yavuz Sultan Selim, Kudüs için yepyeni bir sayfa açmıştır. Bu sayfa ondan sonraki Osmanlı padişahları tarafından tam dört asır boyunca altın harflerle doldurulacaktı. Zira Osmanlı İmparatorluğu Kudüs'ün şanını yüceltecek, oranın hükümdarı değil hizmetkârı ve aşığı olacaktı. Artık Kudüs için keyif sürmenin vakti gelmişti...
Fatih Sultan Mehmed'in ilan ettiği bir başka husus da Türkler var olduğu müddetçe Kudüs'te kan akmayacağı ve orada her zaman barışın yaşatılacağıdır. Nitekim o, 1456 yılında Kudüs Patriğine bir mektup/ferman yazarak Kudüs ve Kudüslülerin Osmanlı İmparatorluğu'nun koruması altında olduğunu ve Hıristi- yanlar da dâhil olmak üzere orada yaşayan herkesin can ve mal güvenliğini güvenceye aldığını beyan etmiştir. Üstelik o, Kudüs'ü ve Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan Kudüs halkını kendisinden sonraki padişahların da koruyacağının teminatını vermiştir. Fatih Sultan Mehmed, tüm Osmanlı padişahlarına Kudüs'ü korumalarını vasiyet etmiş ve Kudüs'ü ve Kudüs halkını Türk milletine ve tüm Müslümanlara emanet etmiştir. Sultan Mehmed'in bu fermanı saklandığı çekmeceden Kudüs Patriği tarafından altmış yıl sonra çıkarılacak ve Kudüs fatihi Yavuz Sultan Selim'e gösterilecekti.
Devletleri yıkan tüm hatanın altında, nice gururun gafleti yatar.
Tebrîz’e doğru çıktı sefer şâhrâhına Ervâh peyrev oldu Cihân Pâdişâhı’na Ât üzre geçtiğin göricek leşker-î guzât Râmoldu şîrler gibi yâvuz nigâhına
Reklam
Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân. Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek Diyor ki; Aslanlar bile pençem karşısında titrerken Beni bir ceylan gözlünün karşısında aciz bıraktı kader. -Yavuz Sultan Selim
Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu, Ta ezelden gam turabıyla yoğrulmuş bir bedendir bu, Gelen gider, giden gelmez iki kapılı handır bu, Sakın insafı terk etme makam-ı imtihandır bu. Yavuz Sultan Selim Hân📖 ✨
128 syf.
6/10 puan verdi
·
3 günde okudu
Hatalarıyla akıcı bir özet
Osmanlı Devleti tarihini Batı ile olan ilişkileri üzerinden, İkinci Viyana Kuşatması’na kadar inceliyor. Batıyla ilişkiler etrafında yoğunlaşan kitap, ilginç bir şekilde Yavuz Sultan Selim dönemini pas geçiyor. Kitabın hacmi oldukça az: yaklaşık yüz sayfa. Dili oldukça akıcı. Kısa sürede okumak mümkün. Bir Osmanlı tarihi özeti olarak düşünülebilir. Eser, giriş ve sonuç bölümleri hariç sekiz bölüm. Yazarın askeri tarihçi olduğu, savaşların uzun tasvirlerinden anlaşılıyor. Yazar maalesef Osmanlı Devleti hakkında geniş bir malumat sahibi değil. İlk bölümün ilk sayfasından bunu hissettiriyor. Osmanlı’nın ilk dönemlerini tam anlamıyla tersiyken, “fanatik islam” diye tarif etmesi oldukça yanlış olmuş. Bu gibi hatalar kitap boyunca göze çarpıyor. Orijinal eserden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama görseller ve sayfalar arasında tutarsızlık var. Konuyla görsel ilişkisi de yok. Kitabın son bölümünde de bir kronoloji sapması var. Yine de özet bir Osmanlı tarihi okumak isteyenler için faydalı olabilir.
Beylikten İmparatorluğa Osmanlı 1326- 1699
Beylikten İmparatorluğa Osmanlı 1326- 1699Stephen Turnbull · Fol Yayıncılık · 20232 okunma
Sanma şahım herkesi sen sadıkane yâr olur Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur Sadıkane belki ol bu âlemde dildâr olur Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur. Yavuz sultan selim
Reklam
Bize adam lazım ki aklımızdan geçeni okusun. Adam lazım ki hayallerimin gittiği yere benden önce ayak bassın. Adam lazım ki uğruna ölünecek fikri olsun!
Kapı yayınlarıKitabı okuyor
Adı gibi..
Tartışma ve müzakereye açıktı, ama şahsiyetine uymayacak bir teklife rıza gösteremiyordu.
Kapı yayınlarıKitabı okuyor
"Kendi soyuna ihanet edenin âkıbeti budur!"
Gurbet Hikâyelerinde nefes nefese memleketine koşuyordu Refik Halit. "Keklik" bir av hikâyesi miydi sahi! "Nazlı" gerçekten "Nazlı," tuzağa düşürülen keklikler gerçekten "keklik" miydi! Yavuz Sultan Selim'in Kuşçular Çarşısından beşyüz altına satın aldığı kekliği bilmiyor olamazdı Refik Halit hikâyesini yazarken. Başka keklikleri güzel ötüşüyle tuzağa düşüren bu keklik için satıcı üç yüz altın istemiş, tebdili kıyafetle alışveriş yapan Yavuz Sultan Selim, beşyüz altın verip satın aldıktan sonra kafasını koparmıştı kekliğin. Kuşçu şaşkınlık ve dehşetle bağırmıştı tanımadığı müşterisine, "En maharetli kekliği öldürdün, yazık değil mi be adam!" Bunun üzerine şu cevabı vermişti Yavuz: "Kendi soyuna ihanet edenin âkıbeti budur!"
Yavuz Sultan Selimin Iran Şahına gönderdiği mektuptan bir kesit
Ben ki, Osmanlıların hükümdarı, gazilerin serdarı, kahramanların efendisi, bütün iman düşmanlarını yıkan, ezen yüzyılımızın firavunlarına, zalimlerine dehşet saçan, kibirli ve zalim Kralların önünde baş eğdiği Sultan Murat Han oğlu, Fatih Sultan Mehmet oğlu, Sultan Bayezıd oğlu, Sultan Selim Han'ım, Sen zalimlikte İran'ın kanlı hükümdarı, Sohak ve Avrasiyab'a benzeyen Safevilerin şöhretli emir İsmail'isin.
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.