Adnan Çoban

Adnan Çoban

Yazar
9.0/10
4 Kişi
·
17
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.371
Gösterim
Adı:
Adnan Çoban
Unvan:
Türk Psikiyatri Uzmanı, Müzik - Beyin Araştırmacısı, TRT Sanatçısı, Yazar
Doğum:
İstanbul, 1968
1968 İstanbul doğumlu ÇOBAN,1995 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Mezuniyet sonrası bir süre SSK İstanbul Hastanesinde Anestezi asistanlığı, Haseki Devlet Hastanesinde Genel Cerrahi asistanlığı, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Ortopedi asistanlığı yaptıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Psikiyatri ihtisasını tamamlamıştır.

Özellikle psikiyatri dışı hastalıklardaki ruhsal sorunlar, alkol ve madde bağımlılığı ve şizofreni alanında çalışmalar yapmaktadır. Dünya Şizofreni Derneğinin kurucularındandır.Müzik ve beyin ilişkisini ortaya koyan elektrofizyolojik araştırmalarını yurtdışında tanıtma imkanı elde etmiştir.Hekimlik icraatının yanında Türk Musikisine olan sevgisi ve kabiliyeti doğrultusunda çalışmalar yapmakta, TRT’de ses sanatkarı olarak programlara katılmaktadır. Dr. Alaattin Yavaşca, Dr. Selahattin İçli, Dr. Nevzat Atlığ gibi üstatlardan Türk Sanat Musikisi hakkında eğitim almıştır.Kurduğu Türk Tedavi Musikisi uygulama ve araştırma grubu (TÜTEM) ile birlikte müzikle tedavinin Türkiye’de bilimsel normlara uygun bir şekilde uygulanması konusunda projeler yürütmekte, halka tanıtımı için “Müzikleterapi Konserleri” ve “Müzik ve Sağlık Seminerleri” yapmaktadır.NPiSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesinde çocuklar, özürlüler ve alkol-madde bağımlılarıyla çalışmaların yürütüldüğü Müzikterapi Birimini kurmuş ve 2009 yılına kadar idareciliğini yapmıştır.Halen kurucusu olduğu HTA GRUP bünyesinde psikiyatrik danışmanlık, müzikterapi çalışmaları ve eğitim-danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.Pek çok bilimsel çalışma ve makalesinin yanında, “Müzikterapi / Ruh Sağlığı İçin Müzikle Tedavi” ve “Şizofreni” konu başlıklı iki kitabı bulunmaktadır.
Bazı sesler, karın ve göğüste hissedilme eğilimindedir, bazıları da kafa kemiklerinde yankılanır. Müziğin dokunma duyusu ile iletimi sayesinde, işitme kaybı olanlar bile müzikal uyarıları algılayabilmektedir.
Adnan Çoban
Sayfa 78 - Timaş Yayınları
Müzik, belli bir neşeyi, özel bir acıyı ya da neşeyle ilgili konuyu anlatmaz ama genel olarak neşe’yi ve acı’yı anlatır.
Arthur Schopenhauer
Adnan Çoban
Sayfa 149 - Timaş Yayınları
Yaşlanma sürecinde sıklıkla işitme kaybı eşlik eder. Dahası küçük ses değişikliklerinin ve karmaşık ritimlerin algılanması, ayırt edilebilmesi, 65 yaş ve üstü yaşlılarda iyice zor hale gelir. Ancak müzikten alınan haz duygusu hiç bir zaman azalmaz.
Hicaz ve zirgüle makamları uyku verirve uykusuzluk konusunda etkilidir.Annelerimizin bebeklerini uyutmak için kullandıkları meşhur "dan dini dan dini dastana" ninnisi hicaz makamındadır.
Amasya'da bulunan Darüşşifa bütün dünyada akıl hastalarının müzik ve su sesiyle iyileştirdiği ilk yer olmasıdır.
320 syf.
·7 günde·8/10
Kitap ilk olarak müzik terapinin tarihiyle başlıyor. Antik dönemden Ortaçağ Avrupasi'na oradan eski Türklere , İslam medeniyetine, Selçuklu ve Osmanlılar da ki Müzik Terapi uygulamalarına değiniyor. Ayrıca müzik terapinin farklı parametrelerle ilişkisini ayrıntısıyla akademik dayanaklarıyla açıklıyor. Bu anlamda müzik terapi ile ilgili geçerli ve güvenilir bilgi arayanlara önerebileceğim bir kitap. Ama akademik tarzda kitap okumayı sevmeyenler için sıkıcı olabilir. Konuyla alakalı akademik terimler oldukça fazla. Bu kısımlarin biraz minimize edilmesi belki her kesime hitap etmesini sağlayıp daha işlevsel olmasını sağlayabilir.
288 syf.
·9 günde·8/10
Şizofreni hastalığına karşı bilgilenmek isteyenleri ve hasta yakınlarını bilgilendirmek amacıyla yazılmış, tıbbi terimlerin fazla kullanılmadığı, şizofreniye bakış açısını değiştirmeyi hedefleyen eğitici bir kitap.

Öncelikle damgalamanın bu tür hastalıkların ilerlemesinde çok büyük bir etkisi olduğunun üstünde durulmuş. Gerek çevre gerekse aile tarafından damgalanan şizofreni hastalarının da normal bir insan kadar etkilenebileceğini göz önünde bulundurmak gerektiği belirtiliyor. Akıl hastalarının da düşünceleri ve duyguları olan insanlar olduğunu unutmamak ve hepsinin ayrı ayrı kişilikleri olan en az bizim kadar değerli insanlar olduğunu bilerek bu şekilde hareket etmek gerekiyor.

Aynı zamanda şizofreni hastaları toplumdan kendilerini soyutlamaya başlarlar ve insanlardan uzak durmak isterler. İletişim kurmak istemezler. Önceleri çok aktif olan bir insanın zamanla iletişimsizlik sorunları yaşaması şizofreni başlangıcı olabilir ve psikiyatri uzmanına başvurmayı gerektirebilir.

Şizofreni hastaları soyutlama yetenekleri azalır, kavrama yeteneklinde düşüş gözlenir hatta zamanla bir çocuk beynine sahip bireyler haline gelebilirler. Bu hastalara çocuğa davranır gibi sabırlı davranmayı gerektirir. Hatta ödül-ceza yöntemiyle yanlış davranışları düzeltebilmek de mümkündür.

Şizofreni psikolojik olduğu kadar nörolojik bir hastalıktır da. Beyin yapısındaki değişmeler çok etkilidir. Bunları göz önünde bulundurmak, bu kişileri lanetli, içine şeytan/cin girmiş şeklinde değerlendirmemek hastalığın tedavisi açısından çok önemlidir.

Aynı zamanda toplumda şizofreni hastalarının tehlikeli olduklarına dair yanlış bir inanç yaygındır. Ama doğrusu bu kişiler zarar vermek için değil çevreye karşı güvensizliklerinden, şüphelerinden ve korktuklarından dolayı tehlikeli davranışlar sergileyebilirler. Ve bu sanıldığı kadar sık görülen bir durum değildir. Genelde kendilerini geri çeker ve insanlardan uzak dururlar. Onlara yaklaşırken bunun farkında olmak önemlidir, onlara sözlü saldırılarda bulunmak, gördükleri duydukları şeylerin gerçek olmadığını söylemek son derece yanlış bir davranıştır. Hastalarla ilişki kurarken onun dünyasına girmek gerekir, yaşadığı şeylerin hastalıktan kaynaklanan gerçek deneyimler olduğunu bilmek önemlidir çünkü yaşanılanların hepsi hastalar için son derece gerçektir.

Ve şunu bilmek gerekir ki günümüzde şizofreniye çözüm olan birçok ilaç mevcut. İlaçlar ve psikolojik destekle hastalığı yenmek sanıldığının aksine gayet mümkün ve erken teşhiste tedavi pek de zor değil. Hastalığın tekrarlama oranı ilaçlarla birlikte %70'ten %30'a kadar düşüyor ve psikolojik destekle daha düşük bir yüzdeye ulaşılıyor. Bu kişiler hastalıktan sonra çalışabiliyor, evlenebiliyor, hayatlarına devam edebiliyorlar. Bunu unutmamak ve psikiyatrinin geldiği noktaları küçümsememek gerekiyor. Birçok kişi akıl hastalıklarını tedavi edilemez görse bile bu durumun böyle olmadığı çok açık ve bunu bilmek çok önemlidir.

Kitapta şizofreni hakkında daha birçok konuda sizi bilgilendirecek ayrıntılar mevcut. İlginiz varsa okuyabilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Adnan Çoban
Unvan:
Türk Psikiyatri Uzmanı, Müzik - Beyin Araştırmacısı, TRT Sanatçısı, Yazar
Doğum:
İstanbul, 1968
1968 İstanbul doğumlu ÇOBAN,1995 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Mezuniyet sonrası bir süre SSK İstanbul Hastanesinde Anestezi asistanlığı, Haseki Devlet Hastanesinde Genel Cerrahi asistanlığı, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Ortopedi asistanlığı yaptıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Psikiyatri ihtisasını tamamlamıştır.

Özellikle psikiyatri dışı hastalıklardaki ruhsal sorunlar, alkol ve madde bağımlılığı ve şizofreni alanında çalışmalar yapmaktadır. Dünya Şizofreni Derneğinin kurucularındandır.Müzik ve beyin ilişkisini ortaya koyan elektrofizyolojik araştırmalarını yurtdışında tanıtma imkanı elde etmiştir.Hekimlik icraatının yanında Türk Musikisine olan sevgisi ve kabiliyeti doğrultusunda çalışmalar yapmakta, TRT’de ses sanatkarı olarak programlara katılmaktadır. Dr. Alaattin Yavaşca, Dr. Selahattin İçli, Dr. Nevzat Atlığ gibi üstatlardan Türk Sanat Musikisi hakkında eğitim almıştır.Kurduğu Türk Tedavi Musikisi uygulama ve araştırma grubu (TÜTEM) ile birlikte müzikle tedavinin Türkiye’de bilimsel normlara uygun bir şekilde uygulanması konusunda projeler yürütmekte, halka tanıtımı için “Müzikleterapi Konserleri” ve “Müzik ve Sağlık Seminerleri” yapmaktadır.NPiSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesinde çocuklar, özürlüler ve alkol-madde bağımlılarıyla çalışmaların yürütüldüğü Müzikterapi Birimini kurmuş ve 2009 yılına kadar idareciliğini yapmıştır.Halen kurucusu olduğu HTA GRUP bünyesinde psikiyatrik danışmanlık, müzikterapi çalışmaları ve eğitim-danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.Pek çok bilimsel çalışma ve makalesinin yanında, “Müzikterapi / Ruh Sağlığı İçin Müzikle Tedavi” ve “Şizofreni” konu başlıklı iki kitabı bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 13 okur okuyacak.