Asne Seierstad

Asne Seierstad

Yazar
7.7/10
7 Kişi
·
17
Okunma
·
0
Beğeni
·
609
Gösterim
Adı:
Asne Seierstad
Tam adı:
Asne Guldahl Seierstad
Unvan:
Norveçli bir gazeteci ve yazar
Doğum:
10 Şubat 1970 Oslo, Norveç
Sakile ve Vekil'in düğünü Meryem'in toprak evinin tek bir bitki bile yetişmeyen avlusunda yapılıyor.Düğün resimleri, savaştan parçalar taşıyor.Önünde poz verdikleri duvar, mermi delikleri ve bombalardan kalan oyuklarla kaplı.Fotoğrafçılara ciddi ifadelerle poz veriyorlar.Gülümsemenin olmayışı, arkadaki mermi delikleri, resme trajik bir hava veriyor.
Bu adamlar, resimleri, kitapları, heykelleri, müziği, dansı, filmleri ve özgür düşünceyi
seven herkese, halk düşmanı gözüyle bakıyordu.O gün sadece resimlere takmışlardı kafayı.Başka mezheplere ait dinî metinleri görmediler bile, oysa tam
gözlerinin önündeki raflarda duruyordu bu kitaplar. Taliban'ın koyu islami öğretilerini, dinî 'yanlış' öğreten metinlerden ayıramazlardı,çünkü askerler okuma yazma bilmiyordu.Harfleri resimlerden, ölüleri canlılardan ayırt edebiliyorlardı sadece.
Öz disiplini olmayanlar soğukkanlılıkla öldürülür,iki kişiden sadece biri ölümle cezalandırılırsa, bu istisnasız hep kadın olur.
....
Ancak kadınların
yazdıkları şarkılar ve şiirler buna tanıklık etmektedir.Bu şarkılar birileri duysun diye yazılmamıştır, bunların yankıları bile dağlarda, çöllerde asılı kalır
...
Afganlı şair Seyyid Bahaddin Mecruh, Peştun kadınlarının şiirleri üzerine yazdığı kitapta, "intihar ya da
şarkıyla protesto ederler" diyor. Şiirler ya da maniler halk ağzında yaşıyor ve çeşme başında, tarlaya giderken, ekmek fırını karşısında söyleniyor ve dilden dile dolaşıyor.Şiirlere kısa anlamına gelen landay deniyor. Bir kaç mısradan oluşuyor, genellikle kısa ve ritmik, "bir çığlık ya da bir bıçak yarası gibi" diyor Mecruh.
Ekber, Afgan turist bürosunun 1967'de yayımladığı bir gezi rehberini okuyup eğleniyor."Yol kenarında çocuklar durmuş, pembe laleler satıyorlar" diye yazıyor."İlkbaharda vişne, kayısı, armut ve
badem ağaçları seyahat edenlerin ilgisini çekebilmek için birbirleriyle adeta yarışıyor. Bir çiçek tarlası Kabil'den başlayarak yol boyunca insana eşlik ediyor." Bu baharda bombalara, füzelere, üç yıllık kuraklığa ve zehirlenmiş kuyulara dayanarak ayakta kalabilmiş bir iki isyankâr vişne ağacı görülebiliyor.Ancak, vişnelere erişebilmek için mayınsız bir patika bulmak mümkün mü acaba?
Yere baş koymak, bu ülkeyi ayağa kaldırmaya yetmez. Yapabildiğimiz tek şey bağırmak, dua etmek ve savaşmak.Ancak insan çalışmazsa dualar hiç bir işe yaramaz.Tanrının inayetini bekleyemeyiz.
320 syf.
·5/10
Genel akıcı kitapları seviyor olmama rağmen bir kitap bir kültürü daha iyi yansıtamazdı diye düşünüyorum. Leyla karakteri için üzgünüm. Günümüzdeki çoğu kadının kaderi maalesef ki bu. Okuyacak listenizde daha cezbedici kitaplar yoksa ve Afgan kültürünü, Taliban rejimini öğrenmek istiyorsaniz okuyun derim.
320 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
This was a tough read. If you care about women, it makes you want to cry out for them. A friend of mine from Ireland lent me his copy of this book and the first question I asked him was, was it good? He said, yes, and it is definitely thought-provoking. As soon as I finished reading another book for a book club, I picked this one up and finished it in four days. I literally could not put the book down. It is very well-written and tells a story of a man and his family in Afghanistan just after 9/11, during the Taliban times and after the fall of the Taliban. She claims she wrote it in a novel form based on true stories of what she heard told to her while living in Afghanistan. It definitely read as a novel, but I knew that it wasn't fiction from my experiences. I also knew that it's a very small representation of what goes on in Afghanistan in those areas as it is just one man and his family's story. It is also not a very flattering picture of that man's life and as for accuracy, I am assuming that it is accurate for that family, but not necessarily accurate for the entire society as a whole.
Sultan Khan is an educated man who loves his books more than anything in the world and he has high dreams of printing books and selling them to everyone. He is also the head of his family, one of thirteen children. His mother, three younger sisters, two wives, children all live with him in a tiny flat that used to be in middle class district of Kabul before it was destroyed by the Taliban and the bookseller, Sultan Khan, is a canny and shrewd business man, as well as a devout Muslim, who despite his love of books, seems to have learned little from the knowledge at his fingertips. He rules the roost like a patriarchal despot with a decidedly strict view of the role of women. In fact, it is through the women in his household that the reader is drawn into how truly circumscribed and stultifying life is for Afghani women, even after the Taliban is no longer in power. Khan rules his household as if it were a feudal fiefdom, with little thought, concern, or interest in the desires, hopes, and dreams of the members of his household.

But, what really broke my heart in this book is the youngest sister's story. She is an attractive and intelligent girl, but since she is the youngest, she is practically the family's slave ~~ always tending to the laundry, the cooking and serving the guests. She longs nothing more than to break away and maybe get a job as a teacher. She meets a man but her family told her to marry someone else. Even if she resisted and put up a fight, she would be killed like another friend of hers, whose brothers smothered her because supposedly "she wasn't pure and had a boyfriend while married to another guy". Women really aren't valued in that society other than to have children. It is shocking to read that even in an educated man's family, old tribal customs are still the norm.
All in all, the book was hard to believe that somewhere in the 21st century people live trapped in their own lives due to no circumstances that they have any control. What is so beyond my comprehension is that how the Taliban was able to completely destroy a country and culture and still have fanatics that believe it is the way.
Life in modern day Afghanistan is bleak, indeed. Those with an interest in other cultures will certainly enjoy this book.

Yazarın biyografisi

Adı:
Asne Seierstad
Tam adı:
Asne Guldahl Seierstad
Unvan:
Norveçli bir gazeteci ve yazar
Doğum:
10 Şubat 1970 Oslo, Norveç

Yazar istatistikleri

  • 17 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 16 okur okuyacak.