Başar Başarır

Başar Başarır

YazarÇevirmen
6.6/10
88 Kişi
·
181
Okunma
·
7
Beğeni
·
1461
Gösterim
Adı:
Başar Başarır
Unvan:
Türk Yazar, Makine Mühendisi, Eğitimci ve Tv Programı Yapımcısı
Doğum:
İstanbul, 1970
1970 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği'ni bitirdi ve ardından yüksek lisansını Londra’da City University’de iletişim alanında yaptı. Bir dönem CNN Türk ’te program müdürlüğü yaptı. İstanbul Bilgi ve Galatasaray üniversitelerinde "siyasal iletişim" başlığı altında dersler vermektedir.

Başarır, 2003 Sait Faik Hikâye Armağanı ödülünü Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri adlı eseriyle almıştır.
Elbisendeki çiçekler bir gün mutlaka açacak,bunun nedeni belki de sevgilinin ölümü olur.Hadi düşün onu!Düşün ve içinde kalanı da tüket,ne varsa çıkar at ve yerine sen geç,hadi.
"Bu memlekette ağzını korkmadan açabileceğin tek yer hususi dişçidir. Çenesini tutamayan daima kaybeder."
Başar Başarır
Sayfa 97 - Can Yayınları
Dedem derdi ki insan, sevgiyle aşkı birbirinden ayırdığında büyürmüş. Bana kalırsa insan, en çok sevdiği öldüğünde... Zeki Müren’den bile ölüsün, çirkinsin şimdi.
Başar Başarır
Sayfa 80 - Can Sanat Yayınları, Şubat 2015
Kırıl kalp demiş,kutsal kalp,kırıl dökül saçıl.Görelim içini ya da boş olduğunu.Uzaklarda boş,buralarda mayhoş olduğunu.Düş maske demiş süvari.Bir düş ki uyanmak istemesin kimse.
328 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu Orhan yok mu bu Orhan bitirdi beni... Yazım tarzı değişik ama altında öyle anlamlar yüklenmiş ki, okurken ders veriyor. Ne beklediğimi de bilmiyorum ama adını duyunca değişikti beklentim, okudukça elimden bırakamadım. Beni en çok Kerim Uluğ ve onun o büyük fedakarlığı etkiledi, herkesin yapamayacağı şeydir yaptığı, kızı da onun gibi çıktı Aslı... Bizim sibop Orhan'ın evlenmiş olabileceği eşi... Hikayedeki karakterler muazzam bir örgü ile birbirine bağlanmış, bunlardan günümüzde de görmek mevcut, Nebahat sanki ben yahu, kendime benzettim ben onu, hala ayrı efsaneydi. Gaipten haberleri felan kendi şahsına münhasır kendisi. Orhan laflarıyla beni benden aldı, kah güldürdü, kah düşündürdü. Ama iyi de oldu.
Benim burda anlatamadıklarımın dahası var bu kitapta, ee herşeyi anlatırsam ne anlamı kaldı okumanın.. Ama bu satırları okumak güzel şeyler kattı bana, olmaz demeyeceksin bu hayatta, beklemediğin anda beklenmeyen şeyler olabiliyor.. En kısa zamanda alın ve hiç bekletmeden okuyun, bittiğine üzüleceksiniz..
184 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Yazarken bu toprakların sesini, tınısını hep içimde tutarım.Unutulan kelimeler,terk edilen deyişler, aradan kayıp giden küfürler, en sevdiğim, en titizlendiğim malzemedir.Lisan denen şeyin tutkunuyum.Bugüne dek yazı işinde hiçbir şey başaramamışsam dahi, Türkçe dilinin bir kısım kayıp incisini yerden alıp bir öykünün satırına koymayı becerdiysem yeter bana." demiş Başar Başarır.Öylesine güzel başarmış ki Teklifinizle İlgilenmiyorum kitabında Başar Başarır bu söylediklerini.Nasıl sivri bir dil,nasıl keskin bir zekâdır bu.Kitapta en çok göze çarpan şey dilin kullanımı kanımca.Çok sevdim yerel deyişlerin kullanımını, küfürleri...Başar Başarır'dan Bize Umut Gerek'i okumuştum.Daha önce yayımlanmış Düzenboz (2012), Çıktığınız Hevesle İniniz (2004) ve 2004 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı'na layık görülen Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri (2003) adlı kitaplarının bir araya gelmesinden oluşmuş bir kitaptı.Teklifinizle İlgilenmiyorum, 2014 yılı
Yunus Nadi Ödülü'nü kazanmış öykü dalında.
Tadımlık...
"Gülten, hadiseyi çözmüş kadınların o can sıkıcı güveniyle,edalı edalı anlatıyor.Bana detaylı bir brifing veriyor.Konumuz "erkeklerin o küçük aklı nasıl çalışır":Eskiden de sadece üç şey önemliymiş erkekler için:At, avrat,silah.Ya şimdi?Araba, icraat, saat.Gördüğüm gibi değişen hiçbir şey yokmuş asırlardır.Merkezde bel altı bölgeler dururmuş her daim.Kadınlar da aldatırmış ama aldatan kadınlar aslında babalarını beğenmeyen kadınlarmış.Zaten kadınlar yatmak için öncelikle bir sebep ararmış, erkeklerse sadece bir yer.Eğer bir adam bir kadına arabanın kapısını açıyorsa ya araba yeniymiş ya da kadın.Atlar dört ayaklıymış, arabalar dört tekerli.Ölenle ölünmezmiş, yedi üçe bölünmezmiş."

syf 14 Seher-Teklifinizle İlgilenmiyorum
328 syf.
·Beğendi·6/10
Kitap ödüllü olduğu için okumak istedim Nitelikli bir eser olmasını umuyordum ama beklentilerimi çok karşıladığını söyleyemeyeceğim. Vasat bir kişi olarak görülen birinin hikayesi de diyebiliriz. İyi okumalar. Var olun
328 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Ve sonunda bitti çok severek okuduğum bir kitap oldu, Başar Başarır'ı Hasan Ali Toptaş sayesinde duymuştum ve referans gayet sağlam olduğu için hiç düşünmeden başladım, o kadar tatlı bir üslubu var ki yazarın hemen sizi çekiyor ve siz kendinizi hikayenin içinde buluyorsunuz, yazarı okurken, biraz Mustafa Kutlu i, biraz Peyami Safa havası bulduğumu da söylemeden edemeyeceğim...
328 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Yazarı ben de birçok okur gibi Hasan Ali TOPTAŞ'ın "Başlarken Yalnızsın Bitirdiğinde Daha da Yalnız" adlı söyleşilerden oluşan kitabında bahsedilmesi üzerine tanıdım ve yazarın okuduğum şimdilik ilk kitabı.
Yazarın üslubu ve bilerek yapılan imla hataları gözü tırmalasa da kitabın serkeş baş karakterinin ağzından anlatılan bir hikaye olması nedeniyle bu durum rahatsız etmiyor ve hatta hikayenin bütünleyici bir parçası haline geliyor.
Ele alınan konu itibarıyla her ne kadar klişe (bu baş karakter tarafından da dile getiriliyor) olsa da konunun ele alınış tarzı ve olay örgüsü kitabı sürükleyici hale getiriyor.
Kitaba ilişkin eleştirim ise (ipucu vermemek adına detaya girmiyorum) Aslı'nın Orhan'ı buluş şekline ilişkin. Zira böylesi bir ihtimalin saçma olabileceği Orhan tarafından evvelce dile getiriliyor ve fakat yine de o saçma ihtimal gerçekleşiyor. Diğer bir eleştirim ise Orhan'ın serkeşliğine, hayata ilişkin boşvermişliğine, asosyalliğine vurgu üzerine vurgu yapılırken facebook hesabının varlığı ve bu hesaba kişisel bilgilerini kaydetmiş olması karakterin kendi içinde tutarsızlık arz etmektedir.
Hepsini üst üste koyduğumuzda da ben kitabın sürükleyici ve günümüz edebî üslubunun güzel bir yansıması olduğunu düşünmekteyim. Okumayı düşünen arkadaşlar olursa naçizane fikrim pozitif yöndedir.
328 syf.
·4 günde
Hasan Ali Toptaş'ın bir söyleşide ismini vermesinden sonra varlığından haberdar olduğum bir yazarın okuduğum ikinci kitabı. Çok keyif alarak okudum. Romanın eğlenceli olması tek başına beğenme sebebim değil, yazarın Orhan karakteri üzerinden kurduğu üslup okuma bakımından çok eğlenceli olsa da o dili oluşturmak ustalık ister ve bu ustalık yazar tarafından hakkıyla ortaya konulmuş. Kurguda, karakterlerde bence çok iyiydi.
184 syf.
·21 günde·5/10
Yazarla ve kitapla tanışmamın kısa özeti: KPSS Türkçe paragraf soru bankası, paragrafın yapısı ve anlamı bölümü, "yukarıda verilen paragrafta bahsedilen yazarla ilgili hangisi söylenebilir/söylenemez?" sorusunda yukarıda verilen o paragarafta bahsedilen bu kitap ve yazarı merak edip peşine düşmem, kitabı satın almam, okumaya başlamam.

İçinde 9 öykü barındıran bu kitap evet kısmen o paragrafta anlatıldığı gibiydi fakat canımı sıkan, beni boğan bazı noktaları da oldu. Önce iyi yönleri ele alalım. Yazarın Türkçe'yi kullanış biçimi, akıcı üslubu, akılcı kurguları kitabı okumayı zevkli bir hale getiriyor. Fakat ben kısa sürede bitiremedim çünkü kitaba bağlanamadım. İçine giremedim. Yine de içindeki 'Distolcüler' öyküsünü o kadar beğendim ki hem hiç bitmesin hem de bir an evvel sonuca bağlansın istedim. Bu öyküyü alıp bir film yapsalar ben onu da çok severdim. Ayrıca kitabın içinde pek çok atasözü, deyimin yanı sıra küfür, argo tabir bulunuyor. Bu beni rahatsız etmedi çünkü yazarın seçtiği dil zaten buna müsait.
Beni asıl rahatsız eden yazarın kullandığı cinsiyetçi bir kaç cümle (örn: Dişi köpek bok yemekten vazgeçer mi?) ve 'Fotofiniş' adlı öykünün bütününün alt metninde yine cinsiyetçi mesajlar içermesi oldu.

Farklı bir aklın ürünü olan, her kesime ait, içerisinde mizah da barındıran öyküler okumak isteyenler için iyi bir örnek.
328 syf.
·Beğendi·7/10
Argoda kullanılan bir sözcükle canyayınları 'nın bastığı bir kitapta karşılaşmak epeyce bir şaşırttı öncelikle. Daha sonra kısmen konuşma diliyle, kısmen de bozuk Türkçeyle yazılmasına hayret ettim.
Ama önyargıları bir kenara bırakıp okuduğumda fazlasıyla keyifli yazarın tabiriyle "Türkçe romansı " bir kitap okumanın tadına vardım.☺
Cihangirli Orhan ve onun Avusturya'dan gelen yarım yamalak Türkçesi ve bir dünya problemi olan Aslı'nın birindenbire evlenivermesi... Reklamında müteahhitinin oynadığı büyük bir inşaat firması... Binbir emek ve kısmen de bürokratik uyanıklıklarla kurulan tarihi tiyatronun yıkılmak istenmesi...
Gündelik yaşama yakın, kafanızı dağıtmak ve kendinizden uzaklaşmak için keyifli bir seçim olacaktır Sibop
Başar Başarır
336 syf.
·Beğendi·7/10
''Bize Umut Gerek'' Başar Başarır'ın daha önce yayımlanmış;''Düzenboz'', ''Çıktığınız Hevesle İniniz'' ve Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanmış ''Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri'' isimli kitaplarının bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bir kitap.Öykü meraklılarının büyük keyif alacağını düşündüğüm bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Başar Başarır
Unvan:
Türk Yazar, Makine Mühendisi, Eğitimci ve Tv Programı Yapımcısı
Doğum:
İstanbul, 1970
1970 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği'ni bitirdi ve ardından yüksek lisansını Londra’da City University’de iletişim alanında yaptı. Bir dönem CNN Türk ’te program müdürlüğü yaptı. İstanbul Bilgi ve Galatasaray üniversitelerinde "siyasal iletişim" başlığı altında dersler vermektedir.

Başarır, 2003 Sait Faik Hikâye Armağanı ödülünü Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri adlı eseriyle almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 181 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 108 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.