Birkan Erdal

Birkan Erdal

Yazar
7.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
1
Beğeni
·
368
Gösterim
Lise eğitimini bitirmeden her öğrencinin mutlaka Çanakkale'ye gitmesi, Çanakkale muharebelerinin geçtiği yerleri, şehitlikleri, anıtı, yabancı askerlerin mezarlarını görmesi sağlanmalıdır. Bu gezi eğitim müfredatının bir parçası olmalı, bu turların düzenlenmesi mutlaka Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluğuna verilmelidir.

Her Türk genci bu vatanın nasıl ve ne pahasına kurtulduğunu görmelidir. Atalarının bu topraklar için gözlerini kırpmadan nasıl şehit olduklarını o topraklarda hissederek anlamalıdır. Türk Milleti'ni yok etmek için zamanın bütün büyük devletlerinin nasıl bir topyekün saldırıya geçtiklerini, dünyanın her tarafından topladıkları askerleri nasıl üzerimize sürdüklerini yerinde algılamalıdır. En uygunsuz şartlarda Türk Milleti'nin nasıl mucizeler yaratabildiğini ve dünya devletlerini nasıl alt edebildiklerini mutlaka görmelidirler.
148 syf.
·Puan vermedi
Başlığı ile ilgi çeken, okunması kolay, Türkiye'nin sorunlarına çözümler üreten bir kitap. Yazarın, kamu, özel ve siyaset tecrübesi, pekçok konuda isabetli tespitleri ortaya koymuş. Gündemden uzun zaman uzak kalanlar için, ülke sorunlarına genel bakış sağlayacak nitelikte.

24. sayfadaki, Lise eğitimi bitmeden öğrencilerin mutlaka Çanakkale'ye götürülmeleri önerisi çok yerinde. Bu sayede, genç kuşaklara, atalarının verdiği mücadele erken yaşda aşılanmış olunur.

32. sayfada, bölge ülkelerine dönük, halihazırda İngilizce ile eğitim veren üniversiteleri teşvik etme önerisini ise çok yanlış bulduğumu söylemeliyim. Kitabın tamamında sunulan öneriler, iyi niyetle, geleceğin güçlü Türkiye'si için ele alınmış. Kendi dilini, ki bu dil dünyanın pekçok dilinden üstün özelliklere ve daha köklü tarihi geçmişe sahiptir, arka plana iten yaklaşımlarla ile sözü geçen, ileri ülke konumuna gelinmez. Japonya ve Almanya gibi ileri ülkelerin, bölgelerindeki ülkelere İngilizce ile eğitim hizmeti vereceğiz diye, en iyi üniversitelerini bu dille donattıklarını hiç sanmıyorum.

Kitabın genelinde, sunulan önerilere dayanak olarak Amerika ve Avrupa uygulamalarına atıfları rahatsız edici derecede çok buldum. Bu bakış açısına çok rastladığımızdan olsa gerek zamanla insan olarak, ülke olarak özgüvenimiz körelmiş. Halbuki, kendi özümüze dönüp, ülkemizi ve insanımızı gerçek anlamda tanımaya ve tarihimize bakmaya başlayarak ve bu konuda düşünce üreterek pekçok çözüm bulmak olası. Bunun yetersiz kaldığı yerlerde, salt Amerika ve Avrupa'ya bakmadan, tüm dünyadaki örnekleri taramalı, başarılı örnekleri, olduğu gibi de değil, kendimize uyarlayarak almalıyız. Bunu yapmadığımız sürece, içimizde geleceğe dair hep bir umut, ya yerimizde sayarız ya da yavaş ilerleriz.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.