Çetin Altan

Yazar 8,0/10 · 47 Oy · 33 kitap · 296 okunma ·  40 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Çetin Altan
  • Unvan:
    Türk Yazar, Gazeteci, Köşe Yazarı, Oyun Yazarı ve Eski Milletvekili
  • Doğum:
    İstanbul 22 Haziran 1927
  • Ölüm:
    İstanbul 22 Ekim 2015
  • Yazar kitaplarını satın al Sponsorlu

Yazar İstatistikleri

40 okur beğendi.
47 puanlama · 90 alıntı
1 haber · 4.078 gösterim
296 okur kitaplarını okudu.
135 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
6 okur kitaplarını şu anda okuyor.
0 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Çetin Altan'ın Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Çetin Altan'ın Biyografisi

Çetin Altan (d. 22 Haziran 1927, İstanbul ö.22 Ekim 2015, İstanbul), Türk yazar, gazeteci, köşe yazarı, oyun yazarı ve eski milletvekilidir. 22 Haziran 1927'de İstanbul'da doğdu. Dedesinin babası Kırım'dan göç eden arabacı Ahmet Qıpçaqskiy, dedesi Tatar Hasan Paşa idi. Babası hukukçu Halit bey, annesi Nurhayat hanımdır. Galatasaray Lisesi'ni, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1943-1944'de Çınaraltı, Varlık, İstanbul ve Kaynak'da şiirleri ve düz yazıları çıktı. İlk kitabı Üçüncü Mevki 1946'da yayınlandı. Ulus gazetesinde muhabir olarak başladığı gazeteciliğe Hür Ses'de fıkra yazarlığı ile devam etti. Daha sonra Halkçı, Tan, Akşam, Milliyet, Yeni Ortam, Hürriyet, Güneş gazetelerinde ve Çarşaf dergisinde köşe yazıları yazdı. 1959 yılında Abdi İpekçi'nin teklifi üzerine Peyami Safa'nın (1899 - 1961) yerine Milliyet gazetesinde yazmaya başlamıştır. Daha sonra Devrim, Akşam, Hürriyet, Güneş, Sabah, Milliyet gazetelerinde köşe yazıları yazdı. Dünyanın en çok köşe yazısı yazmış yazarlarındandır. Çetin Altan 1965-1969 arasında Türkiye İşçi Partisi'nden milletvekilliği yaptı. Önce dokunulmazlığı kaldırılan, sonra da iade edilen ilk milletvekilidir. Bu dönemdeki anılarını "Ben Milletvekiliyken" adıyla kitaplaştırdı. 1960'lı ve 1970'li yıllardaki köşeyazıları, Taş, Sömürücülerle Savaş, Suçlanan Yazılar, 'Kahrolsun Komünizm' Diye Diye, Onlar Uyanırken, Kopuk Kopuk, Geçip Giderken, Gölgelerin Gölgesi, Şeytanın Aynaları, Bir Yumak İnsan (1978 Türk Dil Kurumu Ödülü), Nar Çekirdekleri adlı kitaplarda toplandı. Bu yıllarda gerçekleşen 27 Mayıs 1960 ve 12 Mart 1971 askeri darbelerini destekledi. 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünü destekleyen "Devrim" gazetesi mensubu olduğu gerekçesiyle, bu "Milli Demokratik Devrim" darbesi planlarına karşı çıkan zamanın 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün tarafından tutuklanarak sorguya çekildi. Altan'ın dört romanı vardır: Büyük Gözaltı (1973 Orhan Kemal Ödülü), Bir Avuç Gökyüzü, Viski ve Küçük Bahçe. Dördü de Fransızcaya çevrilen bu eserlerden Büyük Gözaltı İsveçce, Yunanca, Bulgarca ve İspanyolca; Bir Avuç Gökyüzü ise İspanyolca ve Romence dillerinde yayınlandı. Büyük Gözaltı Fransız liselerinde seçmeli ders kitabı olarak okutuldu. Yazarın tümü oynanmış oyunlarından basılı olanlar; Çemberler, Mor Defter, Suçlular, Dilekçe ve Tahtaravalli, basılmamış olanlar ise, Beybaba, Yedinci Köpek, Islıkçı ve Telefon Kimin İçin Çalıyor'dur. Kavak Yelleri ve Kasırgalar'da çocukluk anılarını anlatan Altan'ın Aşk Sanat ve Servet ve Atatürk'ün Sosyal Görüşleri adlı iki incelemesi vardır. Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri ile Türk yazınında pek az denenmiş olan polisiye türünde eser veren yazar Zurnada Peşrev Olmaz'da mizahi yazılarını topladı. 2027 Yılının Anıları ise onun fütürist bir çalışmasıdır. Çok yönlü bir yazar olan Altan'ın gezi yazıları Al İşte İstanbul ve Bir Uçtan Bir Uca adlarıyla yayınlandı. Tarihinin Saklanan Yüzü ise onun Osmanlı tarihi üzerine yaptığı bir araştırmadır. Tüm yapıtlarından örneklerin toplandığı "Seçmeler" 1992'de yayımlandı. 1997'de Seçmeler genişletilerek Dünyada Bırakılmış Mektuplar adıyla tekrarlandı. Son 15 yılın günlük gazete yazıları da Şeytanın Gör Dediği kitabıyla okuyucuya ulaştı. Yazar son olarak çocuklar için özel bir yapıtı gerçekleştirdi, Alfabe. Elli yıllık yazı yaşamında yazılarından ötürü pek çok kez mahkemeye verilen Altan hakkında ağır cezada 300'den fazla dava açıldı. 1972 yılında gözaltı süresi 24 saat olmasına karşın 15 gün gözaltında tutuldu. Üç kez tutuklandı, iki kez mahkûm oldu ve iki yıl cezaevinde yattı. Son olarak hakkında 159. Maddeye dayanılarak açılan davada tek celsede beraat etti. Çetin Altan köşe yazılarına Milliyet gazetesinde devam ediyor. Oğulları Ahmet Altan ve Mehmet Altan’dır. Kızı Zeynep Bakan'dır. Hayat hikâyesi, 1998 yılında eşi Solmaz Kâmuran tarafından İpek Böceği Cinayeti adlı kitapta kaleme alınmıştır.

Çetin Altan'ın Kitapları Kitap Ekle

8,5/ 10  (4 Oy) ·  28 Okunma
8,0/ 10  (1 Oy) ·  11 Okunma
0,0/ 10  (0 Oy) ·  3 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Muzaffer Akar, bir alıntı ekledi.
05 Haz 2015

Bir insanın kültürünü, zenginliğiyle veya nasıl para kazandığıyla ölçemezsiniz ancak parayı nasıl ve nereye harcadığıyla ölçebilirsiniz.

Çetin AltanÇetin Altan
salih, bir alıntı ekledi.
13 May 22:49 · Kitabı okudu · İnceledi

Aslında kimse kim olduğunu bilmiyor. Bir şey olduğuna inanıp yaşamaya uğraşıyor.

Küçük Bahçe, Çetin Altan (Sayfa 70 - Özgür Yayınları 2. Baskı 1984)Küçük Bahçe, Çetin Altan (Sayfa 70 - Özgür Yayınları 2. Baskı 1984)
salih, bir alıntı ekledi.
29 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

İnsan birçok şeyi bildiğini sanır. Tanımlamasını yapmaya kalktığı zaman kıvıramaz. Demek ki aslında bildiğini sandığı şeyi tam bilmiyordur.

Kahrolsun Komünizm Diye Diye Globalleşme, Çetin Altan (Sayfa 52 - İnkilap Yayınları 1999)Kahrolsun Komünizm Diye Diye Globalleşme, Çetin Altan (Sayfa 52 - İnkilap Yayınları 1999)
nejla güldalı, bir alıntı ekledi.
29 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Voltaire
“bütün savaşların özü çalıp çırpmaya dayanır.”

Yeryüzü Tanrıçaları, Çetin Altan (Sayfa 53 - İnkılâp)Yeryüzü Tanrıçaları, Çetin Altan (Sayfa 53 - İnkılâp)
salih, bir alıntı ekledi.
16 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

Yaşamın zorluğu, daha zorunu görmeyenler içindir.
O nedenle yaşamın ne kadar zor olduğunu kimse bilemez.

Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri, Çetin Altan (Sayfa 188 - Özgür Yayıncılık 1. Baskı 1985)Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri, Çetin Altan (Sayfa 188 - Özgür Yayıncılık 1. Baskı 1985)
salih, bir alıntı ekledi.
24 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

Biliyorum yürekli olmak gerekiyor hayatta, ama..
Bazen yürekli olmaya çalışmaktan da yoruluveriyor insan, ne yapacaksınız...

İyi Ki Şu Köyceğiz Var, Çetin Altan (Sayfa 47 - İnkilâp 2. Baskı 2001)İyi Ki Şu Köyceğiz Var, Çetin Altan (Sayfa 47 - İnkilâp 2. Baskı 2001)
T.D., bir alıntı ekledi.
 27 Eyl 2015

Ama biz sertiz. Direk gibi sözlü, düz, mertiz. Yani mertiz ve sertiz. Kendi başımıza kendimiz derdiz.

Çetin AltanÇetin Altan
salih, bir alıntı ekledi.
13 May 22:44 · Kitabı okudu · İnceledi

Bir arkadaşı da kalkmış:
- Parasız devrim olmaz, demiştia.
O da:
- Parası olan devrimi niçin yapsın, demişti.

Küçük Bahçe, Çetin Altan (Sayfa 64 - Özgür Yayınları 2. Baskı 1984)Küçük Bahçe, Çetin Altan (Sayfa 64 - Özgür Yayınları 2. Baskı 1984)
Bütün Alıntıları Göster
salih, Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri'ni inceledi.
16 Eki 2017 · Kitabı okudu · 6 günde

Rıza Bey emekli bir gemi telsizcisi ve eşini yakın zamanda kaybetmiş kendi halinde amatör olarak polisiye öykü yazan kahramanımız. Kitapta gerek Rıza Bey'in yazdığı gerekse kendi başından geçen kısa kısa polisiye öyküler var. Bazıları da bağlantılı. Çetin Altan'ın okuduğum ilk hikaye kitabı hoşuma gitti diyebilirim ama keşke hikayeleri biraz daha uzun tutsaymış.

feylesof:, Büyük Gözaltı'ı inceledi.
 07 Oca 15:08 · Kitabı okudu

Otobiyografik nitelikli Çetin Altan'ın ilk romanı.

1973 Orhan Kemal roman ödüllü.

Hepimiz büyük bir gözaltındayız!.

Aile, okul, toplum, devlet; topyekûn sistem.. bizi her anımızla gözaltına almış ve işlemediğimiz cinayetlerin ve suçların hesabını soruyorlar.

Yanı sıra korkunç bir şekilde bünyeye yayılarak varlığı hissedilen bir cinsellik ihtirası ve sevgi arayışı.

Şöyle ki.. Yatılı okul yalnızlığının içinde ;

''.. Ve pazar akşamları okula kapanmadan önce sıcacık apartmanların ışıklı pencerelerine bakardım. Bazen bir uzun ayaklı abajurun yanında, bir genç kadın silüeti görünürdü pencerede. O kadar uzak ve o kadar ılık görünürdü ki genç kadın silüetleri, akıp giden arabaların, tramvayların arasındaki yalnızlığımda yüreğim burkulur, gitgide koyulaşan bir sevgili özlemi yakar eritirdi içimi. Kimi sevsem deliler gibi sevecektim. Ama kimse yoktu ki...''

Gazeteci, fıkra muharriri Çetin Altan, Kafkavari bir romanla şimdi de romancı kimliğiyle karşımızda.

Gözaltına alınan; ama neden dolayı göz altında olduğunu bilmeyen birinin bütün hayatını gözden geçirip en masum anılarından bile ''acaba suçum bu muydu?'' diye sorgulamaya başlaması.

Tabi bu süreçte Çetin Altan'ın bizzat kendi hayatına yolculuğu...

Anlatan Çetin Altan'dır; anlattığı da önce Çetin Altan; sonra da sorgulayan ve sorguladığı için sorgulanan bütün fikir adamlarıdır.

salih, İyi Ki Şu Köyceğiz Var'ı inceledi.
24 Tem 2017 · Kitabı okudu · 3 günde

Köyceğiz, bakmasını değil görmesini bilenlere çok şey söyler. Gürültüsüz patırtısız doğasının iç içe bakan aynalar sonsuzluğunda, insanın fiziksel varlığını eritiverir kendi esrarlı derinliklerinde… diyen Çetin Altan 2 yıl önce vefat etti. Giderken bıraktığı kitaplarından biri ve benim okuduğum ilk Çetin Altan kitabı kitapta bir taraftan Köyceğiz'den ve güzelliklerinden bahsederken bir yandan da dönemin (1999-2001) siyasi olaylarını yorumlayıp öngörülerini paylaşıyor. Ve kitabı okuduğunuzda göreceksiniz ki bu öngörülerin çoğu gerçekleşmiş. Siyaseti iyi okuyan bir insan olduğunu anlıyoruz.

nejla güldalı, Yeryüzü Tanrıçaları'ı inceledi.
29 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Kitap Çetin Altan’ın yazarlık hayatı boyunca kadınları konu alan yazılarından bir derleme diye biliriz. Özellikle kadın eğitimine önem vermeyen toplumumuzun maruz kaldığı bütün negatiflikleri gayet güzel örneklerle ve kendine has üslubuyla o kadar güzel anlatmış ki. Aaa gerçekten de öyle, diyemeyeceğiniz bir satır bile yok. Onun o ince, kıvrak zekâsı ve inanılmaz evrensel bilgi birikimi her satırı, her yazdığı okunulası bir yazar olmasını sağlıyor bence. Türkiye’nin sahip olduğu gerçek entelektüeller arasında her zaman yerini koruyacak.

Fox Mulder, Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri'ni inceledi.
06 Eki 2017 · Kitabı okudu · 6 günde

- SPOILER -

Uluslararası şilepçilik işletmesindeki telsiz memurluğundan emekli olan Rıza Bey, karısını kaybetmiş, konyağa meraklı, amatör bir polisiye yazarıdır. Polisiye hikayelerini yazarken başına polisiye olaylar da gelir.

- SPOILER -

Çetin Altan'ın kaleminden, Rıza Bey'in hem kendi hikayeleri, hem de başına gelenler ile polisiye içinde polisiye tadında bir kitap. Polisiye sevenler için güzel bir alternatif olabilir.

feylesof:, Ben Milletvekili İken'i inceledi.
 04 Oca 16:18 · Kitabı okudu · 8 günde

1965 seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi'nden milletvekili seçilen ve Türkiye'de ilk kez dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili olan Çetin Altan'ın mümbit, eğlenceli, keskin kaleminden milletvekili anıları...

Fikret Erdeniz, Al İşte İstanbul'u inceledi.
 27 Şub 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çetin Altan'ın 1969 yılında Akşam gazetesinde yayınlamak üzere yazdığı bu yazılara Ara Güler fotoğraflarıyla eşlik etmiş; ya da belki Ara Güler'in fotoğraflarına, Çetin Altan yazı yazmış da diyebiliriz. Gezi kitaplarına her zaman ilgi duydum. Bilmiyorum belki yeterince gezemediğimden, ya da benim gezdiğim yerlerde başkalarının da gezdiklerini ve üstüne böyle bir kitap yazdıklarını bilmenin verdiği haz da olabilir bunun nedeni. Bu kitapta da Ara Güler'in bir karesi Çetin Altan'ın sayfalarca anlattıklarını özetlemiş bir saniyede. Bir insan bir fotoğrafı kaç saniyede algılarsa o kadar sürede anlatıyor sayfalarca yazıyı, tespiti, gözlemi... Bu açıdan fotoğrafın gücüyle yazının gücünü karşılaştırmak ve ikisi bir araya gelince ne kadar önemli bir işe yaptıklarını görmek açısından bu kitap çok önemli. Hele Çetin Altan gibi son derece güçlü bir kalemin ve edebiyatçının Ara Güler'le ortak bir çalışmaya girmiş olması bir daha asla benzeri yapılamayacak eşsiz bir eseri ortaya çıkarmış. Zaten zaman olarak asla bir daha tekrarlanmayacak olması, kitabın kendi türü içinde içerik olarak da özgün ve biricik olmasını sağlıyor. Bu nedenle de o döneme özgü ve artık o dönemde kalmış -ama ilginç bir biçimde hâlâ geçerli olan- insanlık durumları, şehr-i İstanbul'un sosyal ve fiziksel şartları kitapta, Ara Güler'in siyah-beyaz fotoğrafları ve foto muhabirliğinden gelen aktüel bir bakış açısı sayesinde kitap boyunca ardı sıra akıp giden enstantanelere dönüşmüş. Bu niteliği ile "Al İşte İstanbul," çocukluğumun İstanbul'unu anlatan eğlenceli, yer yer sert ve bazen gayet hüzünlü bir belgesel olarak arada dönüp okuduğum bir kitap oldu şimdiden.

"Sanat olmasına gerek yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır.
Tarihi zaptediyorsun. Bir makina ile tarihi durduruyorsun." - Ara Güler

Bu kitabı geç keşfettim. İngilizce'deki yaygın klişe bir deyim gibi "geç de olsa asla olmamasından iyidir" (İng. better late than never) diyerek, böyle bir keşif yapmış olduğuma kendimce çok sevindim. Çünkü bu kitapta, daha önce sadece anılarımda, hafızamda kalmış anlar, görüntüler, sesler, iklimler, durumlar ve belki kokular da dahil olmak üzere, İstanbul ile ilgili aklımda kalan bir çok kırıntıya karşılık buldum. Çocukluğum ve ilk gençlik dönemim Haliç çevresinde, Kasımpaşa'da, Camialtı'nda, Ayvansaray'da, Fener'de, Eyüp'te, Balat'ta geçti. Belki bu yüzden olacak, eskiye dair ne varsa ya yazının satırlarında ya da fotoğrafın bir köşesinde babama da sorabileceğim, onunla paylaşabileceğim bir ayrıntı, bir hatıra saklı. Ayvansaray'daki çekek yerlerinin ya da Eminönü'ndeki sandalların fotoğraflarına baktığımda sadece benim anılarımda kalmış, zamanla kaybolup uzaklaşan ve bu yüzden gerçeklikle bağı gittikçe kopan o görüntülerin, aslında bir zamanlar Çetin Altan'ın yazıp, Ara Güler'in fotoğrafladığı İstanbul olduğunu bilmenin verdiği tarifi zor bir haz ve mutluluk ile kitabı kenara koydum. Hatırladığım İstanbul, -çok özlenesi, şahane bir İstanbul değil ama- yine de kendime ait izlenimlerimde yer ettiği haliyle sanki dile gelip bana "Al İşte İstanbul" diyor.

nejla güldalı, Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri'ni inceledi.
11 Tem 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Gemi telsizciliğinden emekli olan Rıza Bey, eşinin kaybından sonra kendini polisiye hikâye yazmaya verir. Bu yeteneğini çevresinde gelişen bazı olayları çözmekte de kullanarak olmuş ve olabilecek haksızlıkları da önleyen şahsına münhasır bir dedektif Rıza ile tanıştım. Ve Çetin Altan’ın yetenek yelpazesinde polisiye romancılık kabiliyetini de bu kitapla keşfettim çok beğendim.

salih, Kahrolsun Komünizm Diye Diye Globalleşme'yi inceledi.
31 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3 günde

Bir dönem sosyolizmi savunan ve İşçi Partisinden mitletvekili olarak meclise giren Çetin Altan son zamanlarında Globalleşme, küreselleşme vs. konularını savunur bunla ilgili yazılar yazar olmuş. Bu kitabında da globalleşme konusunda 70'li ve 90'lı yıllarda yazdığı yazılar derlenmiş.

Hakan ŞAHİN, Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri'ni inceledi.
09 Şub 15:34 · Kitabı okudu · 5/10 puan

James Bond, Mac Gyver ve Sherlock Holmes'un karışımı olan Rıza Bey'in maceralarını konu alan kitap polisiye anlamında oldukça basit hikayeler anlatıyor. Hikayeler oluşturulurken üzerinde çok düşünülmemiş gibi ve hikayelerde bazen komik derecede basit çözümler üretiliyor...

Bütün İncelemeleri Göster