Christopher Chabris

Christopher Chabris

Yazar
8.5/10
11 Kişi
·
23
Okunma
·
0
Beğeni
·
438
Gösterim
"Araç kullanırken cep telefonunda konuşmak alışıldık ve görünüşte zahmetsiz bir şey olabilir ama bu eylemlerin her ikisi de dikkatin sınırlı deposundan yer. Aynı anda birden fazla şey yapmayı gerektirirler ve ne derseniz deyin, beyin aynı anda ne kadar çok dikkat isteyen iş yaparsa her birinde o kadar başarısız olur."
"..ize göre başarılı karar vermenin anahtarı, ne zaman sezgilerinize güveneceğinizi ve ne zaman sezgilerinize karşı tetikte olup enine boyuna düşünmek gibi zorlu bir işi yapacağınızı bilmektir.."
"Gerek deneysel gerekse epidemiyolojik araştırmalar cep telefonuyla konuşmanın sürüşte yarattığı eksikliğin, alkollü olmanın yarattığı eksikliğe yakın olduğunu göstermiştir. Sürücüler cep telefonu ile konuşurken trafik ışıklarına daha geç tepki vermekte, kaçınma manevralarında geç kalmakta ve genel olarak çevrelerinde dair farkındalıkları azalmaktadır. Çoğu durumda ne sarhoşluk ne de cep telefonuyla konuşmak kazaya yol açar. Bunun sebebi kısmen trafiğin öngörülebilir ve kurallara uygun olması, siz doğru düzgün araç kullanmazsanız bile diğer sürücülerin size çarpmaktan kaçırmasıdır. Fakat beklenmedik bir olaya tepki verilmesi gerektiğinde bu tür dikkat eksiklikleri yüzünden felaket yaşanır. Frene basmakta birazcık geç kalmak bile yoldaki çocuğa birkaç metre kala durma ile onu ezip geçme arasındaki farkı belirler."
Bize göre başarılı karar vermenin anahtarı, ne zaman sezgilerinize güveneceğinizi ve ne zaman sezgilerinize karşı tetikte olup enine boyuna düşünmek gibi zorlu bir işi yapacağınızı bilmektir.
(Mozart veya klasik müzik dinlemenin zekaya katkısının olmadığını yapılan deney sonuçlarıyla gösterdikten sonra) İnsanlar müziğin ve filmlerin çocuklarının IQsunu hiç çaba harcamadan yükselteceğine inanmaya niçin bu kadar yatkındır? Mozart etkisi potansiyel yanılsamasını ustaca sömürür. Hepimiz daha zeki olmak isteriz, Mozart etkisi de tam bunu yapar ve bize salt klasik müzik dinleyerek daha zeki olabileceğimizi söyler.
...Bu inanca sahip ebeveynler çocuklarıyla etkileşime girmek yerine onları bir bebek DVDsinin önüne oturtmanın ya da klasik müzik çalmanın yeterli olduğunu sanmaktadır.
Umursamazlık,atalet ve modernliğin donuk, gri hayhuyundan amansız bir ölüm dansı yapıyorlar adeta.
Belleğin tam olarak nasıl çalıştığını düşünüyoruz? Aşağıdaki sözcükleri okuyun: yatak, dinlenmek, uyanık, yorgun, rüya, şekerleme, battaniye, uyuklamak, horlamak, kestirmek, esnemek, huzur, dinginlik, uyuşuk, yatmak. Birkaç paragraf sonra bunlara geri döneceğiz.
...
Tıpkı dikkat yanılmasının bizi önemli ve ayırt edilebilir olayların dikkatimizi çekeceği fikrine itmesi ama gerçeğin tam tersi olmasındaki gibi bellek yanılması da neyi hatırladığımızı düşündüğümüz ile gerçekte neyi hatırladığımız arasında temel bir zıtlığı yansıtır. İnsanlar niçin kısa vadeli belleğin sınırlarını kolayca anlamakta fakat uzun vadeli belleğin doğasını yanlış yorumlamaktadır?
...
Dikkat ettiğimiz şey, dikkat ettiğimizi düşündüğümüz şeyden farklı olunca dikkat yanılsaması ortaya çıkar. Bellek yanılsaması ise hatırladığımızı düşündüğümüz şey ile hatırladığımız şey farklı olduğunda ortaya çıkar.

Şimdi az önce okuduğunuz listedeki sözlükleri hatırlamaya çalışın. Mümkün olduğu kadar çok sözcük hatırlayın. Okumaya devam etmeden bunları bir kağıda yazın.

Daha birkaç dakika önce okuduğunuz sözcükleri hatırlamaktan daha kolay ne olabilir? Fakat bu kadar basit bir iş bile belleğin sistematik çarpıtmalarını gözler önüne sermeye yetecektir. Yazdığınız listeye bakın. Sizce iyi hatırlayabildiniz mi? On beş sözcüğün hepsini hatırlayamadınız büyük ihtimalle. Bu deneyi sınıfta yaptığımızda öğrencilerin çoğu baştan birkaç sözcük ve sondan birkaç sözcük hatırlıyordu. Çoğunlukla listenin ortasındaki sözcüklerinin yarısından azını hatırlıyorlardu. Ortalamada ise onbeş sözcüğün yedi ya da sekizini doğru hatırlıyorlar. Bir an durup bunu bir düşünün. Bu sözcükler son derece yaygın ve tanıdıktı. Onları okurken (umarız) özel olarak stres altında değildiniz ve hatırlamanız gerektiğinde de süre kısıtlamasının baskısını hissetmediniz. 1950'lerde yapılan bilgisayarlar belleklerinde on beş sözcüğü mükemmelen saklayabiliyordu. Fakat muazzam bilişsel yeteneklerimize rağmen, daha biraz önce okuduğumuz sözcükleri tam olarak hatırlayamıyoruz.
...
Listemizdeki on beş sözcüğü hatırlamakta güçlük çekmemizin bellek yanılsamasına örnek teşkil etmesinin sebebi bellek sınırımızı göstermesi değildir. İnsanlar genellikle bu sınırın farkındadır. Bellek yanılsamasının sebebi ne yaptığımızı nasıl hatırladığımızın altını çizmesidir. Hatırlayıp kağıda yazdığınız listeye tekrar bakın. "Uyku" sözcüğünü yazmış mıydınız? İnsanların yaklaşık %40'ı "uyku" sözcüğünü gördüğünü hatırlamıştır. Eğer bu kişilerden biriyseniz, diğer sözcükleri gördüğünüzden emin olduğunuz kadar "uyku"sözcüğünü gördüğünüzden de eminsiniz büyük ihtimalle. Hatta bu sözcüğü listede gördüğünüzü açıkça hatırlıyor da olabilirsiniz- fakat listede bu sözcük yok. Bu sözcüğü siz uydurdunuz.

Bellek hem gerçekten olana hem de olanları nasıl anlamlandığınıza bağlıdır. Okuduğumuz liste bu tür bir yanlış hatıra yaratmak üzere düzenlenmişti. Sözcüklerin hepsi listede bulunmayan "uyku" sözcüğüyle yakından bağlantılıdır. Listedeki sözcükleri okuduğunuz sırada zihniniz onları anlamlandırır, otomatik olarak aralarında bağlantılar kurar. Belli bir düzeyde sözcüklerin hepsinin uykuyla alakalı olduğunu bilirsiniz fakat "uyku" sözcüğünün kendisinin listede olmadığına özellikle dikkat etmezsiniz. Demek ki sözcükleri hatırlamaya çalışırken zihniniz listeyi elinden geldiği kadar iyi bir şekilde yeniden kurar ve bu sırada gördüğünüz sözcüklere dair özgül hatıralarınıza ve sözcüklerin genelde nasıl ilişkilendiğine dair bilginize dayanır.
Ünlü yanılsama deneyi olan görünmez goril fenomenini yaratan ekibin hazırladığı, gündelik yanılsamaların neler olduğunu, nasıl işlediğini, bu yanılsamalardan nasıl etkilendiğimizi bilimsel bir şekilde, deney ve araştırmalar eşliğinde ortaya konan bir başucu kitabı.
Okurken sık sık not alma ya da altını çizme ihtiyacı duyacaksınız. Algıların ve zihnin nasıl çalıştığını ve nasıl kolayca yanılabildiğini farkedeceksiniz.

Gündelik yanılsamaların bilincine vararak, bunları gelecekte fark etmenizi sağlayacak, yanılsama tuzaklarına düşmenizi engelleyebilecek bu kitap, algılarınız hakkında eskisi kadar kendinizden emin olmamanızı, ancak zihninizin nasıl çalıştığını farkederek insan davranışlarını daha iyi anlamanızı sağlayacak.
Algılarımız ve görüşümüz ne kadar iyi olursa olsun zihnimizin bizi nasıl yanıltabileceğini, bu yanılgıların gündelik hayatta karşımıza nasıl çıktığını ve ne tür hatalara sebep olduğunu, bilimsel deneyler eşliğinde sade bir dille anlatıyor bu kitap.
Okunmalı.
Tam anlamıyla zihin açıcı tavsiye olunur. Neleri kaçırdığını anlayacağın ve pek çok istatistikle desteklenmiş ciddi bir kitap.. Banada kısmetmiş okumak..umarım sizede olur..

Yazarın biyografisi

Adı:
Christopher Chabris
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 23 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 38 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.