David Brewster

David Brewster

Yazar
7.4/10
7 Kişi
·
23
Okunma
·
0
Beğeni
·
329
Gösterim
Bu keşifler Aristo'nun savunucuları tarafından hiç de iyi karşılanmadı. Onların daha önceden sahip oldukları fikirlere göre, ay tam bir küre biçimindeydi ve yüzeyi de tamamen düzdü. Ayın yüzeyinde dağlar olduğunu ve aralarda vadiler bulunduğu iddia etmek doğanın kendisinin belirlediği düzene karşı yapılan bir saygısızlıktı. Galileo' nun kanıt göstermesi ve bizim dünyamızdan örnek vermesi de beyhude bir çabaydı.
İnsanların yaptıkları hataların tarihinde dikkatimizi çeken iki tip düzenbaz vardır; kendi türlerini bilerek aldatanlar ve onların kendi kendilerine aldatmalarına izin verenler.
O dönemde bu alete, Galileo'nun tüpü, çift gözlük camı, silindir ya da gövde gibi isimler veriliyordu; zira Demisiano henüz bu alete teleskop ismini vermemişti.
Bu nedenle Kepler büyük bir üzüntüyle kendine sordu; "Düzlem şekillerin üç boyutlu yörüngelerle ne ilgisi olabilir? Üç boyutlu cisimler üç boyutlu yörüngeler için kullanılmalıdır."
Tanrı'nın bu üç filozofa bahşettiği yetenek hiç de azımsanacak boyutta değildi. Tycho, en büyük ve en iyi gözlem aletleri ile yaptığı bir dizi doğru gözlem ile modern gökbilimin temelini atacaktı. Kendisinden önce gelenlerin gözlemlerinden yola çıkarak gezegenlerin yörüngeleri ile ilgili yasaları belirlemek onuru ise Kepler'in olacaktı. Bu arada Galileo ise, teleskopu ile yeni göksel cisimler ve yeni dünya sistemleri bulma şerefine nail olacaktı.
Tycho, gözlemevini bu şekilde donattıktan sonra, kendisini yıldızları incelemeye adadı. Çok zevk aldığı bu uğraşla geçirdiği yirmi bir yıl boyunca, gökbilime muazzam katkılarda bulundu.
Tüm bu sonuçları değerlendirince, şuna inanmaya başladım; eskiden beri öğrendiği ve çok sayıda insanın savunduğu bir görüşü reddedip sadece birkaç kişi tarafından kabul gören, tüm akımlar tarafından kötülenen ve büyük bir paradoks olarak görülen görüşleri kabul eden kişilerin, gerçekten ikna edici savlar nedeniyle bu görüşü benimsemiş olduklarına şüphe yoktur.
Floransa'da bir gökbilimci olan Sizi ise başımızda iki göz, iki kulak, iki burun deliği olmak üzere sadece yedi tane delik bulunduğu, yedi tane metal ve haftada yedi gün olduğu için sadece yedi tane gezegen olabileceğini söylüyordu. Yine de dört uydunun teleskoptan görülebildiğini kabul etmiş görünüyordu, fakat çıplak gözle görülemedikleri için dünyamız üzerinde herhangi bir etkileri olamayacağını iddia ediydu. İşe yaramadıkları için bu uyduların var oldukları söylenemezdi.
Bu alanda da pek çok buluş yaptığını iddia etmiş, fakat onları yayınlamamış olmasını da şu sözlerle açıklamıştır; "Bu işin eğitinini almış insanların tavsiyeleri üzerine biraz düşününce, simya sanatının gizemini sıradan insanlara açıklamayı uygun bulmadım; zira pek az insan bu gizemi yararlı bir şekilde ve herhangi bir zarara yol açmadan kullanabilecekti."
Değişik ve düzenli dönemlerde hareket eden dört ay tarafından aydınlatılan Jüpiter sistemi ise, insanoğlunun kibirli mantığına, üzerinde yaşadığı kürenin göreceli önemsizliğini ifade ediyordu ve insanoğluna etkili bir dille üzerinde yaşadığı kürenin evrenin merkezi olmadığını ilan ediyordu.
158 syf.
·6/10
Degerli bilim insanlarimiz olan: Galileo, Tyhcho Brahe, Kepler'in bilim adına yaptıkları savaşı anlatır. Astronomi'ye merakı olan kişiler için güzel bi kitap. Ama çokta bişey beklemeyin. Yazarımız bilim insanlarının ısrarla dindar olduklarını okuyucuya aktarmasinida pek anlamış değilim.
158 syf.
·Puan vermedi
Bilim insanlarının toplumun nuru olduklarını birkez daha gösteriyor her ne kadar şartları zor olsada başarıları göz kamastirici ne mutlu insanlığa fayda sağlayan değerlere..

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 23 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 10 okur okuyacak.