David Levithan

David Levithan

YazarEditör
7.5/10
511 Kişi
·
1.253
Okunma
·
32
Beğeni
·
3123
Gösterim
Adı:
David Levithan
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Short Hills, New Jersey, ABD, 7 Eylül 1972
New York Times çoksatanları arasına giren her gün; Nick & Norah’s Infinite Playist, Rachel Cohn’la kaleme aldığı Dash & Lily’s Book of Dares ve John Green’le kaleme aldığı Tek İsim, Tek Kader kitaplarının bol ödüllü yazarı, aynı zamanda New York’ta bir yayınevinin çocuk kitapları editörüdür. Hoboken, New Jersey’de yaşamaktadır.
İnsanlar, aşkın sürekli var olacağını sanırlar, tıpkı bedenlerinin sürekli var olacaklarını sandıkları gibi.
Aşkla ilgili en güzel şeyin, şimdiki zamandaki varlığı olduğunu fark etmezler.
336 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Başka bir gün adlı kitabı elime aldım.Bir solukta başladım okumaya bütün olay Rhiannonun ağzından anlatılıyor. Rhiannon Justi'yi seviyor Justin'i severken A' ya aşık oluyor. pek anlam vermemiştim. Ama aslında Rhiannon Justin'i seviyordu.Justi'nin onunla ilgilenmemesi onun biraz da olsa canını acıtıyordu. Rhiannon A' nın hayatını öğrendikten sonra ise kendi benliğini sorgulamaya başlıyor. Bizim görevimiz nedir? Biz neden bir bedende sıkışıp kaldık. Hep bu soruyu kendine sorardı. Anlayacağınız kitabı okumanızı tavsiye etmiyorum değilim. İyi okurlar diliyorum..
336 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
"Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza âşık." bu cümle aslında kitabın konusunu özetliyor ama yine de birazcık yazmak istiyorum. Baş karakterimiz A her gün farklı bir bedende yaşamaktadır ve her bedende sadece 1 gün kalır bir nevi gezgin bir ruh gibi. O beden de yaşayan insanlar A'nın içinde oldukları günü bulanık hatırlamaktadır. A'da gezdiği bedenlere saygısızlık olmaması ve hayatlarını mahvetmemek amacıyla beden sahibinin yaptığı günlük rutinleri tekrarlar ta ki 16 yaşında Rihianno ile tanışıp aşık olana kadar.

Duru ve açık bir anlatımı vardı. A her gün farklı bir hayat yaşadığı için yazarın gözlem gücünün çok iyi olması gerekirdi, ki öyle zaten. Yaşanılan hayatlardaki karakterlerin analizleri, çaresizlikleri, umutları, sevinçleri okuyucuya başarılı bir şekilde yansıtılmış. Özellikle A'nın bir şeylere, birilerine ait olmaya olan ihtiyacı...A'nın her gün farklı bir ailesi var ama aslında hiçbiri yok, cinsiyeti yok, geleceğe dair hayalleri yok, sevginin anlamını biliyor ama sevdiği biri, onu, değiştirdiği bedenleri değil, kendisini sevecek biri yok... Yazar bunları okuyucuya aktarırken çok sıradan birer olay gibi anlattığı için hiç garipsemiyorsunuz. Yine de kitabı okurken arada bir durup düşündüğümde üzülüyordum A için.


Kitap genç yetişkin kategorisinde ama gençler dışında da herkes sıkılmadan okuyabilir. Genç yetişkin kategorisindeki kitaplar böyle olmalı diye düşünüyorum çünkü hem konu bakımından farklıydı hem de boş bir kitap değildi. Hani bazı övülen bu tür kitapları okuduktan sonra "Bu muydu?" deniyor ya, hiçbir düşündürücü öge fikir yok, bir de üstüne Aşk duygusunu o kadar basite indirgeyerek anlatıyor ki yazarlar çıldırıyorum. Bu kitabı okuduktan sonra ise kitapta okuyucuya aktarılan fikirler katılsam da katılmasam da aklımda yer etti, özellikle kitaptaki aşka hayran kaldım.

Evet bende sonunu beğenmedim ama hep mantıklı bir insan olmuşumdur bu yüzden başka türlü bir son olamazdı zaten. Bu kadar yazdın yazdın da puanı nereden kırdın diye sorarsanız benim için 10 puanlık bir kitap hayatımı derinden etkileyecek, beni sarsacak ve canım sıkıldıkça okuyacağım bir kitaptır bu yüzden 9 puan verdim.

Keyifli okumalar.. :))
336 syf.
·Beğendi·7/10
Kitapta her gün başka bir bedende yaşayan A'nın 5994.günde -ki kitap bu günden başlıyordu- tanıştığı Rhiannon'ına o gün içinde aşık olması ve bir gününü çaldığı her insanın başının derte girmesine sebep olsa da Rhiannon'ını görmek istemesiyle başlıyor asıl. Bu kitabın en ilgi çekici yani onlarca farklı karakterin iç dünyasını anlayabilmemiz. Obez, İntihar etme düşüncesi olan, sıradan hayata sahip olan, sarhoş olan, tek sorunu dersleri olan, gay, lezbiyen, cinsiyetini değiştirmiş olan, şeker hastası, uyuşturucu bağımlısı... Ve daha fazlası. Bu kitapta herkesten bir parça var!

Kitapta gülümseten birçok unsur da var, sana dünyada böyle insanların da var olduğunu düşündürüp üzen birçok unsur da var. Çoğu zaman kafa karıştırıcı ama bu kafa karışıklığı bile insanı mutlu eden cinsten.

2.kitabı da var: Başka Bir Gün. Eğer yanlış hatırlamıyorsam buydu adı. 2.kitap çok da önerilmemiş ama ben bu kitabın devamını çok merak ediyorum ve en kısa zamanda alacağım.

Sevdim. Bize aşkın dış görüntüyle bir alakası olmadığını en iyi özetleyen kitap diyebilirim. Pazartesi akşam başladım ve Çarşamba öğlen 12'den önce bitti. Yediğim zamanın her saniyesine değdi.

Kitapta 39 tane postit yapıştırdığım paragraf var. 336 sayfada 39 güzel yer... 39 düşündüren yer... 39 iç çekmenize sebep olan yer... Ne diyebilirim ki? Ben hayran kaldım.
336 syf.
Kitabı açıkçası pek beğenmedim. Yani öyle hevesli hevesli çeviremedim sayfalarını. Evet, belki diğer günün nasıl geçeceğini bilmediğimiz bir hayat var ortada ama, ben okurken gerçekten sıkıldım. Güzel yerleri elbette vardı fakat hem dili bana pek akıcı gelmedi hem de yazar, sanki yazacak bir gün bulamamış da günleri dolaylı yollardan anlatmış gibiydi.
Konusu diğer kitaplardan oldukça farklı, alışılmamış bir hayat var, belki de beni sıkan tarafı buydu, bilemiyorum. Biraz ilerledikçe ardından gelecek olayları kolayca tahmin edebilirsiniz. Ben özellikle 2. kitabın sonunu şimdiden tahmin edebiliyorum. Bu da serinin büyüsünü bozuyor açıkçası.
Bana saçma gelen bir tarafı hep aynı ülkede, hep aynı şehirde beden değiştiriyor olmasıydı. Diğer ülkeleri gezse, belki daha heyecanlı olabilirdi.
Keyifli okumalar. :)
336 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Ve sonuna bayıldım eğer her gün başka bir bedene sahip olsanız bile ruhunuz bir kişiye aşık olduğunda onun için her şeyi yaparsınız. A kendi bedenine sahip olamasa da aşkına o kadar sahip ki aşkı için uzaklara gidip sevdiğini güzel bir hayata emanet edebiliyor. Okumanızı tavsiye ederim.
Sevgilerle...
Aşk bu olmalıydı: Onun altüst olmuş yanlarını görüp onu yine de sevmekti çünkü kendinizin de altüst olduğunu bilirdiniz, hatta belki daha da kötüydünüz.
336 syf.
·1/10
Üzgünüm. Çoğunluğun beğenişine aldanıp okuduğum romanlardan biriydi ve bu hikayenin yazılış amacını bir türlü bulamadım ve zamanımı harcadığım için içim yandı. Bundan sonra okunması gereksiz olan kitaplara söyleyeceğim gibi gidip arayın ve kendi tarzınıza uyacak şeyler bulup okuyun çouğunluğa uymak zorunda değilsiniz. Ve burada yazdıklarım kendi fikirlerim, zamanınızı harcayıp okumayın. İnanın bana pişman olmayacaksınız. Okumadığınız için.
336 syf.
·2 günde·8/10
John Green'in diğer kitapları kadar sevmedim. Daha basit buldum. Özellikle eşcinsel olan Will'in olduğu bölümlerin dilini pek sevmedim. Ama bol bol güldüm. Bir solukta bitti ve eğlenceliydi. Pek gerçekçi bulmasam da eşcinsellik dünyasına böyle eğlenceli ve farklı bir bakış okuduğum için mutluyum.
336 syf.
·2 günde·7/10
Biraz "Göçebe" havasında bir romandı "Her Gün". Doğduğu günden bu yana her gün yeni bir bedende uyanan A'nın hikayesi. Ve bu hikayenin içinde günün birinde uyandığı bedenin kız arkadaşına aşık oluşunun hikayesi. Yazar, birbirinden farklı hayat tarzı, kimlik ve görünüşe sahip insanların ağzından yazarken yaşama, insana ve aşka dair güzel noktaları yakalayıp sade ve etkili bir dille bunu kaleme almayı başarmıştı. Okurken elinizde olmadan A'nın aşkı için bencillik yaparak beğendiği bir bedende ve yaşamda tutunmasını istemekten kendinizi alamadığınız anlar olması hoştu.
Çıkış noktasını güzel yakalamıştı yazar. Ama haliyle A'nın başına gelmiş olan bu durumun bir mantığa bir gerçekliğe oturtulması gerekiyordu benim bakış açımdan. Bunun eksikliği bence hissedilmişti. Evet devamı gelecekmiş hatta Başka Bir Gün adlı romanı da Pegasus Yayınevinden çıkarak vitrinlerdeki yerini almış. A'nın aşık olduğu kız olan Rhionnan'ın gözünden, yaşamından anlatılmış bu kez hikaye. Ama yazarın kendisinin de vurguladığı gibi bu sadece ilk esere paralel bir roman. Bir yanım yazarın A'nın durumunu nasıl bir mantığa oturtacağını merak ederken diğer yanım bu şekli ile de romanın bitmişliğini zorlanmadan kabullendi. Pek çok yorumda sonun hüzün dolu olduğu belirtilmişti ama bence A'nın karakterinin sağlamlığıyla oldukça örtüşen bir sondu ve ben hüzünden çok özellikle kahraman adına rahatlama ve huzur buldum.
Konu ve anlatımdaki başarı nedeni ile romanı beğensem de okumasan pek bir şey kaybetmezdim diye düşünüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
David Levithan
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Short Hills, New Jersey, ABD, 7 Eylül 1972
New York Times çoksatanları arasına giren her gün; Nick & Norah’s Infinite Playist, Rachel Cohn’la kaleme aldığı Dash & Lily’s Book of Dares ve John Green’le kaleme aldığı Tek İsim, Tek Kader kitaplarının bol ödüllü yazarı, aynı zamanda New York’ta bir yayınevinin çocuk kitapları editörüdür. Hoboken, New Jersey’de yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 32 okur beğendi.
  • 1.253 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 582 okur okuyacak.
  • 28 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları