Ercan Akarsu

Ercan Akarsu

Yazar
9.3/10
90 Kişi
·
122
Okunma
·
29
Beğeni
·
3.373
Gösterim
Adı:
Ercan Akarsu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Adapazarı, 3 Haziran 1989
Yazar Ercan AKARSU 1989 Adapazarı doğumludur. Küçük yaşlarında şiir ve edebiyata olan merakı, bir şekilde tanışma fırsatı bulduğu Saime & Edwards Timms, Toygar Işıklı ve Bennu Yıldırımlar’a şiirlerini ve yazılarını gösterdiğinde, aldığı yorumlar daha ciddi olarak yazın hayatına girmesine sebep oldu.

Sakarya Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra yerel bir gazetede çalışmaya başladı. Aşağıda isimleri yazılı yerli- yabancı sayısız ünlü ile röportajlar yaptı. Edebiyat tutkusu yazma hırsını süreğen kılıyordu. Şiirleri aldığı olumlu yorumlarla kitap haline gelmeye başladıkça daha fazla çalıştı.

2011 yılına kadar 2 şiir kitabı ve “Önemsiz Biri” adlı bir romanı yayınlanan Akarsu’nun aklında bir “kadın” yazmak vardı. Bu kadın sıradan olmamalıydı. Üstelik “ben” diliyle yazarken âdeta kadın ruhuna bürünüp onun gibi düşünebilmeliydi. Aşkları, hırsları, yaşanmışlıkları ve kadınca intikam dürtüleri… Tüm duyguları aynı anda bir kadında toplamak istiyordu. Hatta geceleri uykusuz kalmasına neden olan bu içgüdüleri; tecavüze uğrayan bir kadın nasıl intikam almak ister? Tecavüzde misilleme olabilir mi? Olursa, tecavüz sayılır mı? Sonunda “İnsanın iradesi dışında zorla yapılan her davranış “tecavüz” sayılır!” düşüncesiyle gerçekte yaşanmış bir tecavüz hikâyesinin üzerine devam eden “Berrin”in kurgusu zihninde oturdu. Romanın yazımı iki yıl kadar sürdü. Bittiğinde ilk olarak Türk Sineması’nın Sultan’ı Türkan ŞORAY’la paylaştı.

Şoray, kitabı okuduktan sonra kitabın kapağında yer alan düşüncelerini dile getirdi.

“Bir kadının her şartta yaşama tutunma çabası, iç dünyasındaki çalkantılar, beni çok etkiledi. Bir süre bu etkiden kurtulamadım. Derinliği olan bir kitap, kutlarım.” Türkân ŞORAY-

Daha sonra “Berrin” yayınevince basılma hazırlıklarında iken Sinan YAĞMUR okudu.

“Hayat bize birçok yön gösterirken, aslında yönsüzlüğün girdabına sürükler de biz farkında olamayız. En dipten, en tepeye tırmanış; en tepeden, en dibe inişin hikâyesi…”

Sinan YAĞMUR-

Ardından peş peşe aldığı yorumlar kitabın arka sayfasında mevcuttur.

Psikoloji, felsefe, sosyoloji, her yönüyle bir kadın kahraman üzerinde yarattığı davranış bozuklukları, üstelik “ben” diliyle yazılmış romanı şu günlerde oldukça ilgi görmektedir.
İçinde inciler olan istiridye gibi kapalı olsan da, 
Olduğun gibi kabul eder saklarım seni en derinlerimde.
Hiç ağlamadım canım; put gibi, asırlık heykeller gibi durdum parmak uçlarımın üzerinde…
Evvela bu kitaba başlamadan önce şöyle bir yazı okumuştum;
Türkan Şoray'ın İlk kez okuyup yorumladığı roman...
"Bir kadının her şartta yaşama tutunma çabası, iç dünyasındaki çalkantılar beni çok etkiledi. Bir süre etkisinden kurtulamadım. Derinliği olan bir kitap , kutlarım. Türkan ŞORAY"

Hakkında duyduklarım, okuduklarım, Merakımı aşırı derecede celbetmişti...
Bu Muazzam ve çok kıymetli Kitap, çok yakın zamanda tanıştığım fakat sanki 100 yıldır arkadaşmışız gibi hissettiğim bir dostum tarafından hediye gelmişti.

Üzerine birde kitabın sayfasındaki " Yazar, yaşanmış bir olayda esinlenmiş olup, kişi ve kurum adlarını değiştirerek, finali de olasılıklar çerçevesinde kurgulanmıştır." yazısını da okuyunca adeta içtim sayfaları...

Yaşanmış hikayeleri okumayı çok severim, her defasında beni mutlaka hüzünlendirir ama kimi zamanda güldürürdü fakat bu sayfalar beni hepsinden ziyade hayretler içerisinde bıraktı. Sonunun nasıl gelişeceğini asla tahmin edememekle birlikte heyecanı, hüzünü, şoku aynı anda yaşatıyor insana.

Bu kitap kadın olmanın, bu ülkede ne kadar zor olduğunu gösteren kanıtlardan biri daha.

Psikoloji okuyup aynı zamanda akademisyen olmak isteyen Berrin'in, Kendinden 24 yaş büyük Psikoloji profesörü Evren'le çok mutludur fakat bu sırada meydana çıkan bilinçaltı patlamasının tüm hayatını, aslında silik ve bastırılmış yaşamını daha beter hale getirmiştir.

İnsan küçükken hiç birşey anlamaz derler,büyüyünce unutur ,aman canım hiç birşeyden haberi olmaz el kadar çocuk derler. Ya birilerinin söylediği yada yaptığı bir hareket o küçücük çocuğun hayatı boyunca taşıyacağı bi yük haline geleceğini bilseydi ne olurdu?
Yine de küçüktür anlamaz, bilmez diye her türlü şey küçük bir çocuğun yanında yapılabilirmiydi?

Belki yaparlardı ama o çocuğun ruhuna işlerdi yaşanılanlar, bilinçaltına hapsolurdu. Belki de Yıllar sonra,büyüyüp kocaman iken aynaya her baktığında geçmişinden bir insanı arkada görürdü kim bilir..

Peki o çocuğun ruhu intikam hırsıyla yanıp tutuşursa hemde hiç beklemediği bir anda hasıl olursa bu duygu?

Kesinlikle hayatta bir kez okunması gereken bir kitap.Konusu öyle dram,aşk,sevinç,hüzün yüklü ki bir kere başladınız mı elinizden bırakamayacaksınız ve emin olun asla pişman olmayacaksınız...

Hem ne demişler? " Birinin hayatını öğrenmek istiyorsanız kitap okuyun.. İşte size fırsat Berrin'in ağır bedelli hayatını öğrenmek istiyorsanız bu kitabı alın ve okuyun, zaten sonrasında ders çıkaracaksınız..

Yazar Ercan AKARSU 'nun kalemine ruhuna, anlatım tarzına sağlık. Dilerim kaleminin mürekkebi hiç solmaz...
Bu muazzam eseri bizlerle buluşturduğu için Kanes Yayınlarına ayrıca teşekkür ederim..

Gözde KARADAĞ
Arkadaş tavsiyesi her zaman işe yaramıyor 1000k okurları. Ben de arkadaşımın ısrarıyla okudum daha doğrusu biran önce bitmei için hızlcıa okudum. Çünkü oturup üzerinde düşünmeye değecek bir konusu yoktu. Bildiğin aşk, meşk,ilişkiler kırgınlıklar. Hani izlediğimiz yaz dizilerinden hiçbir farkı yoktu. Yazarı birdaha okumayacağımı düşünüyorum. Kahraman Tazeoğlu kadar berbat değil ama çok iyide değildi. Çok bile yazdım. Hadi iyi kitaplar okuyalım.
Bir Yeşilçam aşığı olarak kitap araştırmalarımda bu kitabı görmemek saçma olurdu.Kitabı bir solukta okudum. Ün'lü oyuncularımız içtenlikle sorulara yanıtlar vermişler.Ama kitap bana hafif geldi.Sorular ise yetersizdi.Üslupta da çok az sıkıntı var bana göre elbet.Benim onlar hakkında sürekli bir şeyler okuyor,okumuş olmamla da alakalı olabilir.Çok fazla yeterli bulmasamda;kitap içten .
Teşekkürler.
Kitabı alın arkadaşlar. Fakat hemen ardından bir de fosforlu kalem de alın. Altını çizeceğiniz bir dünya cümle var.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitap yaşanmış bir olaydan esinlenmiştir. Bu yüzden okurken çok etkilendim. Final ise tahmin edilerek kurgulanmıştır.
Berrin...Bir erkeğin gözünden bir kadının yaşadıkları ve travmaları ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Yaşadıkları gerçekten korkunç. Sonu da ayrıca güzel bağlanmış. Yalnız yaşayan bir kadının akşam sokakta arkasından gelen ayak seslerini dinlemesi ve ürkmesi ne kadar acı. Neden kadınlar ya ölmek zorunda ya da tecavüze uğramak zorunda. Herşeyden önce medeni olmayı öğrenmek ve öğretmek gerekiyor. Acı dolu ve intikamla harmanlanmış bir hayat. Yaşadıklarını okudum çok etkilendim ve asla tahmin bile edemezdim kitabın sonunu.
Ben beğendim. Umarım siz de beğenirsiniz.

Keyifli okumalar...
Erkek bir yazarın bir kadını bu kadar iyi tasvir ediyor olması hayran kalmamıza yetti zaten...Bundan sonra takip edeceğim yazarlar listesine girdi. Bu sonunda ağzınızın açık kalacağı romanı "kesinlikle" tavsiye ediyorum.
Gözümün önünden gitmeyecek, hafızamdan silinmeyecek bir karakter daha BERRİN!!!
Yok böyle bir kurgu, hikaye... Finalde bildiğiniz şoke oldum... Buraya satırlar dolusu şeyler yazablirim ki o kadar etkilendim ama alın ve okuyun ve finalde yani kitabın sonunda kulaklarımı çınlatın, olur mu ? :) Keyifli okumalar..
Ne desem olmayacak şimdi okuyun siz en iyisi
Etkilendim açıkçası
yani yazarın da savunduğu gibi her şey basit bir coğrafya meselesi. Tuhaf bir his bıraktı bende. İlgilisine kesinlikle tavsiye ederim yani.
Kitabı geçen akşam arkadaşım bitirdi ve elime tutuşturdu al bunu mutlaka oku diye. Kitap hakkında ona ne sordumsa da yanıtını alamadım o ayrı tabii. Bana dediği tek şey kitabı bitir, bakalım benimle aynı tepkiyi verecekmisin oldu. Benden ondan daha büyük bir tepki vermişi öyle söylüyor. İşte dün gece bu kitabın tartışmasını yaptık dakikalarca. Bu kitap böyle biter mi? Berrin'i sonra neler bekliyor? Peki ya Evren? Hele ki o finaldeki soru mesela... Ben de sormak istiyorum CAN KİM? :)
İşin aslı pek yerli yazar okumuyordum bestseller okumaktan ama iyikide okumuş bu romanı yoksa resmen böylesine değerli bir eseri kaçırmış olacakmışım. Önce arkadaşıma sonrada yayınevine teşekkürler. Arkadaşım ve ben bu kitabı öneriyoruz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ercan Akarsu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Adapazarı, 3 Haziran 1989
Yazar Ercan AKARSU 1989 Adapazarı doğumludur. Küçük yaşlarında şiir ve edebiyata olan merakı, bir şekilde tanışma fırsatı bulduğu Saime & Edwards Timms, Toygar Işıklı ve Bennu Yıldırımlar’a şiirlerini ve yazılarını gösterdiğinde, aldığı yorumlar daha ciddi olarak yazın hayatına girmesine sebep oldu.

Sakarya Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra yerel bir gazetede çalışmaya başladı. Aşağıda isimleri yazılı yerli- yabancı sayısız ünlü ile röportajlar yaptı. Edebiyat tutkusu yazma hırsını süreğen kılıyordu. Şiirleri aldığı olumlu yorumlarla kitap haline gelmeye başladıkça daha fazla çalıştı.

2011 yılına kadar 2 şiir kitabı ve “Önemsiz Biri” adlı bir romanı yayınlanan Akarsu’nun aklında bir “kadın” yazmak vardı. Bu kadın sıradan olmamalıydı. Üstelik “ben” diliyle yazarken âdeta kadın ruhuna bürünüp onun gibi düşünebilmeliydi. Aşkları, hırsları, yaşanmışlıkları ve kadınca intikam dürtüleri… Tüm duyguları aynı anda bir kadında toplamak istiyordu. Hatta geceleri uykusuz kalmasına neden olan bu içgüdüleri; tecavüze uğrayan bir kadın nasıl intikam almak ister? Tecavüzde misilleme olabilir mi? Olursa, tecavüz sayılır mı? Sonunda “İnsanın iradesi dışında zorla yapılan her davranış “tecavüz” sayılır!” düşüncesiyle gerçekte yaşanmış bir tecavüz hikâyesinin üzerine devam eden “Berrin”in kurgusu zihninde oturdu. Romanın yazımı iki yıl kadar sürdü. Bittiğinde ilk olarak Türk Sineması’nın Sultan’ı Türkan ŞORAY’la paylaştı.

Şoray, kitabı okuduktan sonra kitabın kapağında yer alan düşüncelerini dile getirdi.

“Bir kadının her şartta yaşama tutunma çabası, iç dünyasındaki çalkantılar, beni çok etkiledi. Bir süre bu etkiden kurtulamadım. Derinliği olan bir kitap, kutlarım.” Türkân ŞORAY-

Daha sonra “Berrin” yayınevince basılma hazırlıklarında iken Sinan YAĞMUR okudu.

“Hayat bize birçok yön gösterirken, aslında yönsüzlüğün girdabına sürükler de biz farkında olamayız. En dipten, en tepeye tırmanış; en tepeden, en dibe inişin hikâyesi…”

Sinan YAĞMUR-

Ardından peş peşe aldığı yorumlar kitabın arka sayfasında mevcuttur.

Psikoloji, felsefe, sosyoloji, her yönüyle bir kadın kahraman üzerinde yarattığı davranış bozuklukları, üstelik “ben” diliyle yazılmış romanı şu günlerde oldukça ilgi görmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 29 okur beğendi.
  • 122 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 157 okur okuyacak.