Erdal Güven

Erdal Güven

YazarÇevirmen
8.0/10
3 Kişi
·
19
Okunma
·
0
Beğeni
·
895
Gösterim
Adı:
Erdal Güven
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
1964
Erdal Güven, 1964'te doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Basın ve Yayın Bölümü'nden 1987 yılında mezun oldu. Üniversitede eğitimin ardından bir sene süreyle 'Hürriyet Vakfı Özel İletişim ve Eğitim Merkezi'nde gazetecilik eğitimine devam etti. Üniversite birinci sınıfta, Hürriyet Haber Ajansı Eskişehir Bürosu’nda başladığı meslek yaşamında, Hürriyet gazetesi Ankara bürosunda muhabirlik, Hürriyet gazetesi Tokyo temsilciliği, Hürriyet Haber Ajansı genel müdür yardımcılığı, Hürriyet Haber Araştırma Servisi müdürlüğü ve köşe yazarlığından sonra Kanal D Haber Merkezi’nde editörlük yaptı. Yayımlanmış sekiz kitabı bulunan Erdal Güven’in, Türk-Japon ilişkilerini anlatan Abdülhamit’in Hüzün Gemisi (2008) ve Tahran’dan Kaçış (2008) adlı romanları TC Cumhurbaşkanlığı himayesinde Japoncaya çevrilmiş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Japon İmparatoru Akihito'ya hediye edilmiştir.

Hürriyet gazetesi tarafından düzenlenen 'Genç Gazeteciler' yarışmasında Fotoğraf ve Sayfa Düzeni dalında iki adet ikincilik ödülü bulunan Güven, ayrıca Foto Muhabirleri Derneği tarafından her yıl düzenli olarak verilen 'Yılın Haber Fotoğrafı' ödülünün de sahibi
Bir ağacı, kuşu, şehri beğenir, hatta seversin ama benimki öyle değil, ben seni aşkla begeniyorum.
Ertuğrul Fırkateyni faciası, Osmanlı İmparatorluğu’nun Japonya’yla ilişkileri, Abdülhamid, Mustafa Kemal, Japon Kara Ejder teşkilatı ve Kuvayı Millliye… Yumi/İstanbul’da Bir Geyşa, bütün bu tarihi kişilik ve olayları, çarpıcı anlatımıyla bir araya getiriyor.
Yakın tarihimize ilişkin şaşırtıcı gerçekleri roman kurgusuyla aktaran Erdal Güven, yönünü Batı’ya döndüğü söylenen Mustafa Kemal’in de aslında tıpkı Abdülhamid gibi Doğu’ya açılmaya, özellikle de Japonya’yla dostluğa çok önem verdiğini belirtiyor.
Fırtınalı yıllarda yaşanan tutkulu ve engel tanımayan bir aşka da tanıklık edeceğiniz, heyecanla okunan, sürükleyici, şeftali çiçeği yumuşaklığında bir roman…
Ve İstanbul tarihi bir aşka tanıklık etti…
“Mayumi parmaklarını Nureddin’in dudaklarının üzerine koyup susturdu. ‘Önceki gece son dansımı yaptım Nureddin. Bundan sonra karşında geyşa Mayumi yok, Japon kız Yumi var.”
Abdülhamid döneminde Japonya'ya gönderilen Ertuğrul gemisindeki bir subay ile Japonya'nın ünlü bir geyşası arasında yaşanan aşkı anlatıyor kitap. Japon kültüründen çokça bahsediyor. İki ülke arasındaki benzerliklerden de bahsetmeye çalışmış. Dil olarak çok sade geldi. Fazla duygusu yoktu, etkileyemedi beni bu yüzden.
Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Osmanlı – Japonya ve tabii M.Kemal’le birlikte Türkiye – Japonya ilişkilerini anlatan, başka hiçbir yerde duymadığım bilgiler veren bir kitapla karşılaştım.

Efenim II. Abdülhamid (Adını dedesinin babasından almış) M. Kemal doğduğunda 5 yıllık padişahmış. Haberiniz var mıydı? Ya da şöyle sorayım; M. Kemal ve arkadaşları, vatanseverleri örgütleyerek Osmanlı’yı kurtarmaya çabalarken, kimdi padişah? Ne yapıyordu o padişah?

Ben Yumi’yi okurken, bize anlatılanların çok üstünde şeyler öğrendim. Kabul ediyorum çok derinlemesine dalmadım çünkü buna tarihe olan ilgim yetmez ama bir sürü minik soru işaretim oldu. Hem o günlere dair, hem de o günlerden bu günlere gelmeyi başaran umut filizleri için.
Bir Osmanlı padişahı, sen al Japon’u, önce müslüman yap (zorlama yok ortada) sonra da onu Osmanlı Paşası yap! Olacak iş mi? Ne alaka Japonya?

M. Kemal demiş ki: “Adriyatik’ten Japon Denizi’ne kadar yayın yapabilecek bir radyo kurulması için çalışıyorum. Bu radyo Türk birliğinin kurulmasını hızlandıracaktır. Dünyada şimdiye kadar bir çok millet birbiriyle birlik kurdu. Ancak ben kurulacak birliğin şimdiye kadar kurulanların tümünden daha üstün olmasını arzu ederim. Bu nedenle 1924 yılında Türkiyat Enstitüsü’nü kurdum. Ancak emperyalist devletler hemen yanı başlarında Türklüğün bir uçbeyliği gibi dik duran genç Türkiye Cumhuriyeti’nin emellerinin büyüklüğünü anlayıp engellemesinler diye bugüne kadar hep Batı yanlısı olarak gözüktüm.”. Demiş midir gerçekten?

Abdülhamid’in başlattığı, M. Kemal’in devraldığı o Kara Ejder hala uyuyor mudur bir yerlerde? Bizi çakma Amerikalı ya da yandan yemiş Avrupalı olmaktan kurtarır mı dersiniz?

Neticede Erdal Güven bir gazeteci olarak bildiği, öğrendiği, yorumladığı ne varsa bu kitaba aktarmış. Mükemmel bir kurgu beklemeyin çünkü adam gazeteci, roman yazarı değil ki! Ama sanırım istediğine ulaşmış. Diğer kitaplarını da okumalıyım. Sanırım ben biraz araştırma yapacağım :S
Bir de, zaten Japonya’yı çok severdim. Şimdi daha da çok seviyor, her bir vatandaşını o çekik gözlerinden öpüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Erdal Güven
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
1964
Erdal Güven, 1964'te doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Basın ve Yayın Bölümü'nden 1987 yılında mezun oldu. Üniversitede eğitimin ardından bir sene süreyle 'Hürriyet Vakfı Özel İletişim ve Eğitim Merkezi'nde gazetecilik eğitimine devam etti. Üniversite birinci sınıfta, Hürriyet Haber Ajansı Eskişehir Bürosu’nda başladığı meslek yaşamında, Hürriyet gazetesi Ankara bürosunda muhabirlik, Hürriyet gazetesi Tokyo temsilciliği, Hürriyet Haber Ajansı genel müdür yardımcılığı, Hürriyet Haber Araştırma Servisi müdürlüğü ve köşe yazarlığından sonra Kanal D Haber Merkezi’nde editörlük yaptı. Yayımlanmış sekiz kitabı bulunan Erdal Güven’in, Türk-Japon ilişkilerini anlatan Abdülhamit’in Hüzün Gemisi (2008) ve Tahran’dan Kaçış (2008) adlı romanları TC Cumhurbaşkanlığı himayesinde Japoncaya çevrilmiş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Japon İmparatoru Akihito'ya hediye edilmiştir.

Hürriyet gazetesi tarafından düzenlenen 'Genç Gazeteciler' yarışmasında Fotoğraf ve Sayfa Düzeni dalında iki adet ikincilik ödülü bulunan Güven, ayrıca Foto Muhabirleri Derneği tarafından her yıl düzenli olarak verilen 'Yılın Haber Fotoğrafı' ödülünün de sahibi

Yazar istatistikleri

  • 19 okur okudu.
  • 15 okur okuyacak.