1957 yılında Sivas İmranlı'da doğdu. Orta öğrenimini 1976 yılında, Darüşşafaka Lisesi'nde tamamladı. 1982 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nü bitirdi. İstanbul'da serbest mimar olarak çalışmakta.
İnsanların yaşadığı en büyük felaket olan tufan ve tufan sonrası, Ayin-i Cem içinde sembollerle anlatılan önemli olaylardan biridir. Günümüzden 12-13.000 yıl önce yaşanan felaket sadece yeryüzünün belli bir bölümünü suların basması ile olmadı. Yerkabuğunun altında sıkışan gazların oluşturduğu volkanlardan fışkıran sülfür bulutları gökyüzünü kapladılar, bir yandan da bu volkanların oluşturduğu patlamalar ve depremlerin oluşturduğu tsunamiler yüzünden su baskınlarına sebep oldu. Gökyüzünü kaplayan sülfür bulutları uzun süre dünyayı karanlıkta bıraktı. Güneşin ve ışığın gerekliliği o karanlık dönemlerde daha iyi anlaşıldı. İnsanın yaratılışından sonra yeryüzünün yaşadığı bu en büyük felaket yakın zamana kadar Ayin-i Cem içinde sembollerle yaşatıldı.
Aleviler geçmişte Ayin-i Cem’in sonuna doğru ışıkları (cerağları) kısa bir süre için söndürüp sonra tekrar yakıyorlardı. Işıkların kısa süreli söndürülmesi dünyanın o felaket döneminde karanlıkta kalmasının bir anlatımıydı. Işık ile karanlığın çekişmesini ve ışığın galip gelerek insanlığı ve yeryüzündeki yaşamın tekrar aydınlatmasını ifade bakımından önemli idi. 
Hariciler tarafından, Alevilerin cem içinde ışıkları karartarak cinsel sapkınlık yaptıkları iftirasının kaynağı olan bu ritüel Ayin-i Cem’den çıkartıldı.