Evgin Atalay

Yazar 5,3/10 · 3 Oy · 2 kitap · 2 okunma ·  0 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

0 okur beğendi.
3 puanlama · 2 alıntı
0 haber · 1.073 gösterim
2 okur kitaplarını okudu.
4 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
0 okur kitaplarını şu anda okuyor.
0 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Evgin Atalay'ın Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Evgin Atalay'ın Biyografisi

Kendi ağzından:

"06.04.1982 İstanbul doğumluyum, Erzincan kökenliyim. İstanbul'da doğdum, büyüdüm, okudum yazdım. Anadolu Üniversitesi İşletmme Fakültesi İşletme Bölümü mezunuyum. Hayatın bana kalan küçük kısmından büyük avuntular çıkarmaya çalışan biriyim. Tedavisi dünyada olmayan, kas hastasıyım... On yaşına kadar normal bir çocukluk geçirdim. Fakat 10 yaşından sonra, metobolizmamda, yolunda giden şeyler yön değiştirmeye başladı. Hastalığın yavaş ilerlediğini söylüyorlardı doktorlar fakat öyle hızlı ilerdiki (bize göre) tepetaklak oldum, olduk annem babam. Bugün hayattaysam ve ayaktaysam onların sayesinde ... Yazmaya başlamam, Nazım Hikmet okumakla ve ona hayranlığımla başladı. Şiir yazıyordum bol bol ve kendimi bu şekilde anlatabiliyordum (galiba,babamın şiir yazma yeteneğinden de almışım). Doktoruma hastalığımın teşhisini sormak için mektup yazma gereği duyunca, düz yazı yazmaya başladım. Duygularımla başa çıkabilmenin tek yolu buydu. Duygu ve düşünceyi anlatabilmek için hastalık ilerledikçe iletişimim zorlaştı, kendimi daha çok yazmaya verdim, zamanla vazgeçemediğim bir şey oldu. O dönem, psikososyal bölümünde okuyan arkaşlarım, aralarında benim yazılarımın da bulunduğu bir kitap fikriyle bana geldiklerinde, kitap çıkarmak hayali başladı, benleşti. Sonra Sennur Sezer, beni ziyarete geldi. Ona yazılarımı gösterdim, beğendiğini söyledi, sen düz yazı yazmaya devam et, diye ekledi. Kitap okumayı da çok seviyorum; Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Cemal Süreya, Rıfat Ilgaz, Edip Cansever, Cahit Irgat sevdiğim yazarların başlıcaları... Sürekli okuyan bir ablaya okuttum yazıları, çünkü artık kitap olmaya hazırdı... Yazdıklarımı okuduktan sonra beni Meksikalı ressam Frida Kahlo'ya benzettiğini söylemişti. Frida'ya demişler ki, resimlerdeki sensin, demiş, görüntüyü aynadan çaldım. Sen de onun gibisin, görüntüyü aynadan çalmışsın demişti. Çok mutlu olmuştum, Frida başardı bende başarabilirdim, başarabilceğimi düşündürdüm. Belirsizlikler umudu yoruyor, kitap çıkarmayı çok istiyordum, benden bişeyler bırakmak, paylaşmak ve kalıcı olmak... Hani dikili ağaç misali. Artık beklemekten yoruldum, olmuyor, evdeyim... Buraya kadarmış dedim, kitap çıkarmak gibi bir isteğin olmasın, bahsetme artık bu istediğinden kendine! Fizyoterapistim Ayşe abla, benimle hayat arasında köprüler kurmaya, zaman zaman da beni o köprülerde gezmeye çıkaran biridir. Beni psikolog Nuray Uluğ'la tanıştırdı. Aslında onun bir sihirbaz olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Redaktör arkadaşına okutmuş yazılarımı, oda bende bir ışık görmüş. Sevgili Sevim Erdoğan, hayalimden tuttu, kurtardı onu. Şimdi öyle biryerdeki. Hayat Yeşil Umut Mavi dünyaya geldi. Yazmaktan vazgeçemem Sait Faik'in dediği yazmazsam çıldıracağım. Hayat Yeşil Umut Mavi'yle bir adım attığımı bundan sonrasının olacağını biliyorum, istiyorum. Bu adımı destekyen, hep yanımda olan, heyecanımı paylaşan Nuray Uluğ'a, hayal kurtarıcım Sevim Erdoğan ve onunla birlikte yardım ve desteklerini esirgemeyen arkadaşlarına, TELOS yayınevine desteklekleri için çok teşekkür ederim."
Ayşe Şangüder Uzunoğlu, bir alıntı ekledi.
08 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Yaşananları anlatmanın cesaret istediği zamanlar hiç ender değildir.Özellikle aile diye andığımız kurumda yaşananların dış dünyaca bilinmesinden pek hoşlanmayız.Bu yüzden ister ruhsal olsun ister fiziksel her türlü yanlışlık örtbas edilir. Buna bir de atasözü uydurulmuş:'' Kol kırılır yen içinde, baş kırılır fes içinde kalır.''Yani yaralar kırıklar tedavi edilmese de olur.Yeter ki elalem duymasın.

Kardeş Gibiyiz, Evgin AtalayKardeş Gibiyiz, Evgin Atalay
Ayşe Şangüder Uzunoğlu, bir alıntı ekledi.
08 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Töre ,namus,kıskançlık cinayeti dendi yıllar boyu...Töre deyince bir durdu toplum;namus deyince sustu komşular; kıskançlık deyince aşk dediler...
Öyle dediler,böyle dediler... Bir türlü '' Bal gibi de cinayet'' demediler.Sanki töre olunca bu kadının kaderiydi.Sanki namus olunca ölüm kadının hak ettiğiydi.
Küçücük kızlarımız oyuncak bebek görmeden, kendi bebeğini aldı kucağa; saçını babanın eli okşamadan ,her yerine dokundu bir başka adam; öğretmen yüzü görmeden kayınbaba, kayınvalide gördü gözleri...( Melda Onur-İstanbul Milletvekili)

Kardeş Gibiyiz, Evgin AtalayKardeş Gibiyiz, Evgin Atalay
Ayşe Şangüder Uzunoğlu, Kardeş Gibiyiz'i inceledi.
12 Nis 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

En çok gündemde olan sosyal yaramız;akraba evlilikleri.Konu her dönem Türkiye'nin gündeminde ve içimizi acıtıyor. Ne yazık ki kitapta konu duysallıktan uzak...Makaleden de uzak...İstenilen etkiyi bırakmadı bende.Çok yüzeysel geçilmiş,karakterlerdeki duygu yoğunluğu okuyucuya aktarılamamış

Oktay Y., Kardeş Gibiyiz'i inceledi.
24 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Kadına karşı şiddete, törelere dem vuran çok güzel ve cesaretle yazılmış bir kitap. Törenin cinayet olduğunu hepimiz biliyoruz fakat kitapta detaylarına inilmekte. Ayrıca akraba evliliklerinin doğurduğu sorunlarda çok güzel anlatılmış.
Her zaman karşımıza çıkabilecek ve karşılaştığımız köyden kente göç eden, mecburi bir şekilde evlendirilerek oluşmuş ailelerin sorunlarına değinilmekte. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.