Hakan Kağan

Hakan Kağan

Yazar
8.4/10
74 Kişi
·
186
Okunma
·
11
Beğeni
·
1.521
Gösterim
Adı:
Hakan Kağan
Unvan:
Öğretmen
Doğum:
Kars, 1974
1974 yılında Kars’ın Selim ilçesi Gürbüzler köyünde dünyaya geldi. İlköğrenimini Gürbüzler Köyü İlkokulu’nda, ortaöğrenimini Konya Gazi Lisesi’nde tamamladı. 1998 yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Kırıkkale’de Özel Eğitim Öğretmeni olarak göreve başladı. Halen öğretmenlik mesleğine devam eden Hakan Kağan, 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın idareci ve öğretmenlerin eğitimi amacıyla verdiği hizmet içi seminerlerinde “eğitim görevlisi” olarak görev aldı. Özel eğitim, aile eğitimi ve rehberliği konularında seminerler veren Hakan Kağan, evli ve üç çocuk babası
"Mustafa Kemal'in mavi gözlerinden yayılan ışık, Enver'in içinde derin bir ürperti meydana getirirdi..."
İnsan her şekilde yaşardı da, kalabalıklar içinde yalnız olmaya dayanamazdı.
Hakan Kağan
Sayfa 87 - Timaş Yayınları
Ümidini yitirme evlat. Kim ki ümit kalesini yıkıp yerle bir ederse, imanını da yıkmış olur.
Hakan Kağan
Sayfa 52 - Timaş Yayınları
Şükürler olsun aşkı yaratana.
Aşkı yaratıp aşkın mayasına hüznü karıştırana.
Hüzün ırmağında insanı yıkayıp terbiye edene.
Şu anda; mezarda, kefeni bir dilencinin kefeninden farksız bir beyin oğluyum.
Bir zamanlar, sırma kaftan giyen bir beyin oğlu.

Necip Fazıl Kısakürek, Yunus Emre
-Mevtaya dokunamazsam, ne olduğunu nasıl anlayabilirim?
-O sıradan bir insanın cenazesi değildir.
-Dokunmaz, inceleme yapmazsam rapor yazmam
-Yazarsın, ben emir buyurunca yazarsın
-Bakınız, iki bileği birden kesilmiş. Gömleğinin açık kısmından görüldüğü kadarıyla kalbinin üzerinde morluk var. Saçı da tutam tutam kopmuş. Ağızdan sızan kana bakılırsa ya ciğerlerine sert darbe yemiş ya da boğuşurken dişi kırılmış. Bu kadar delil göz önündeyken nasıl bir rapor yazmamı bekliyorsunuz?....
Son derece güzel bir tarihi roman. Osmanlı devletinin son dönemlerinde başa geçen Abdülaziz Han'ın dönemini anlatıyor. Masonlarla mücadele için kurulan Nizam örgütü, Abdulaziz Han'ın hal edileceğinin istihbaratını alır ancak 6 kişilik bu örgüt saldırıya uğrar. Bilgilerin bulunduğu mektup Cafer Baba adında bir meczubun eline geçer ama o saraya ulaştıramadan ihtilal olur. Kindar bir adam olan Serasker Avni Paşa, eski sultandan intikamını almış ve Mason Murat Han'ı tahta çıkarmıştır. Ancak Murat Han'ın psikolojisi bozulmuştur ve Avni Paşa'nın horladığı haseki sultanlardan birinin kardeşi olan Çerkez Hasan onu öldürmüştür. Saltanat, Abdülhamit Han'a nasip olacak gibi durmaktadır. Acaba Hamit Han bu yapılanları cezasız mı bırakacaktır? Nizam grubu tekrardan toparlanabilecek midir? Çok güzel bir anlatımı olan ve soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
Kitap size Cem Sultan hakkında kısmi bilgiler veriyor. Bu konuyu merak edenler için iyi bir kitap. Fakat kitap size kısmi bilgiler veriyor. Ayrıca yazar kitapta sizi o dönemin ortamına getiremiyor. Cem Sultanın yaşadıkları düşünülürse daha etkileyici bir roman yazılabilirdi. Yine de bu konuda bilgi sahibi olabiliyorsunuz. kitabın fiyatı ve baskı kalitesi göz önüne alınırsa okunabilecek bir kitap. Tavsiye ederim.
Hanedan ın son demleri...Borç içindeki saltanat...Sonu gelmeyen taht kavgaları, türlü entrikalar... Dış mihrakların eliyle oynanan sayısız oyun;gizli örgütler, saltanat karşıtları, masonlar... Dostun düşmana karıştığı zamanda yalnız bir Sultan'ın devletin bekasini sağlama çabası... Herşeyden arda kalan hal olmuş bir padişah, kanlı bir mintan...
Dostun düşmana dönüştüğü bir zamanda yalnız bir hükümdar. Sultan Abdülaziz'e yapılan darbe. Ve tahttan indirilmiş bir Sultanın geride kalan kanlı mintanı.Yerine geçen Sultan Murat'ın akıl sağlığını kaybetmesi..
Okunmaya değer...
Imparatorluğun en karışık yılları. Her ne kadar hersey göz önündeymis gibi dursada aslında hicbirsey bildiğimiz gibi degil. Kuscubasi Esref'in günlükleri yakilmasaydı simdi kimbilir neler günyuzunde olacaktı. İttihat ve terakki ve Balkan Savasi ve Trablusgarp en boğucu yıllar..yeni devletin kurulma sancıları aradığınız hersey var.. ve buyuk bir kahraman.. Mutlaka okunması gereken bir kitap, fakat önyargisiz bir şekilde!..
Kitap, beklediğim gibi çok iyiydi. Yazar, Abdülaziz Han'ın tahttan indirilip şehit edilmesini romanlaştırarak anlatmış.
Ben bu konuya aşinayım aslında. Daha önce de Yılmaz Öztuna'nın Bir Darbenin Anatomisi kitabını okumuştum. O da çok güzeldi ve bundan daha kapsamlıydı. Abdülhamid Han dönemi ile Yıldız mahkemelerine de yer verilmişti. Kanlı Mintan ise Abdülhamid Han'ın tahta çıkacağı sinyallerini vererek bitiyor.
Çok kötü şeyler yaşanmış. Okurken bile sinirimden, üzüntümden yerimde duramadım, hop oturup hop kalktım. Bir de bunları yaşayanları düşünüyorum da...

Tarihçiler Abdülaziz Han'ın saltanatını Hz. Osman (r.a.)'ın halifeliği devrine benzetirler. Hz.Osman (r.a.) dönemi 12 yıl sürmüş ve ilk 6 yıl (Hz. Ömer r.a. devrinin devamı gibi) huzur ve adalet içinde geçerken; son 6 yıl fitne fesadın kaynamaya başladığı bir dönem olmuş. Aziz Han ise tahtta 15 yıl kalmış, Mustafa Reşit paşanın yetiştirdiği Âli-Fuat paşalar gibi liyakatlı devlet adamlarının sadaret yılları sorunsuz geçmiş. Fakat onlar arkalarında kendileri gibi devlet adamları yetiştirip bırakmayarak büyük hata etmişler. Zaten darbe cuntası onlardan sonra gelen liyakatsiz paşalardan oluşuyor. Darbecilerin niyeti padişahı hal' edip yerine de kendi isteklerini yerine getirecek mason şehzade Murat'ı tahta çıkarmaktı. Başlarında da sırf kişisel kininden darbeyi planlayan Serasker Hüseyin Avni paşa gibi haysiyetsiz bir adam bulunuyordu. Emellerine ulaştılar. Fakat devrik padişah ve ailesine yapılan kötülükler reva mı? Bu kadar insanlık dışı bir muameleyi asla hak etmiyorlardı. Aç susuz günlerce soğuk odalarda bekletildiler. Şahsî mallarına el koyuldu. Özellikle Aziz Han saldırıya uğradıktan sonra daha ölmemişken, kan kaybederken gördüğü muamele insanın kanını donduruyor.
Bunca üzücü olay arasında yaralara merhem olan bir figür var ki Çerkez Hasan... Gerçekten ismi unutulmayacak bir şahsiyet.
Velhasıl okunmalı diyorum; Kanlı Mintan hatta bu dönemi anlatan başka kitapların da okunması elzem...
Eşref Kuşçubaşı, Mamaka Mustafa, Zenci Musa, Süleyman Askeri gibi isimleri Mehmed Niyazi'nin Yemen Ah Yemen ve Yazılamamış Destanlar romanlarından biliyordum. Bunlar Osmanlı'nın son dönemlerinde devlet ve din için mücadele etmiş, savaşmış isimsiz kahramanlardır. Bu romanda da Arapların Uçan Şeyh dedikleri efsanevi bir Türk subayı Eşref Kuşçubaşı'nın hikayesi var. İttihatçı olarak sürgün gittiği Arap ülkelerinde başlayan, af ile birlikte dönüp Trablusgarp'a gidişi... Balkan Savaşları, Kanal Cephesi, Medine'nin savunması gibi yerlerdeki maceraları. Romanda dönemin pek çok önemli şahsiyeti de yer bulmuş kendine, Sultan Abdülhamit, Mustafa Kemal Paşa, Enver Paşa, Yakup Cemil, Şeyh Sunusi, Arabistanlı Lawrence... Edebi yönü çok kuvvetli olmamakla birlikte İmparatorluğun son demlerini anlatan bir kitap.
Bu kitabı okuduğum zaman tarihte Eşref Sencer Kuşçubaşı gibi bir kahramanımız olduğunu öğrenmiştim. Hakkında çok eser yok araştırdığım kadarıyla. Kendi tuttuğu notlar günümüze kadar ulaşmış olsaydı iyi olabilirmiş. Ölmeden önce bu yazdıklarını yaktırdığını bazı yaşadıklarını da Cemal Kutay'a aktardığını öğrenebildim. Kuşçubaşının hayatını anlatan bir roman. Tarih sevenlere şiddetle tavsiye ederim.
Hakan Kağan yazarımızın eline sağlık böyle bir eser kazandırdığı için.
Sultan Abdülaziz Han Hazretleri'ne yapılan bir suikast. Devlete yapılan bir darbe. Aklını yitiren bir padişah. Yatağında can veremeyen katiller. Ablası'nın ve Sultan Abdülaziz'in intikamını almaya yemin eden, Çerkes Hasan. Ve daha fazlası bu kitapta. Beğenerek okuduğum ve akıcılığına söz edemeyeceğim bir eser. Özellikle Neşerek Kadın Efendi'nin çıplak kaldığı o an boğazım düğümlendi. Tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hakan Kağan
Unvan:
Öğretmen
Doğum:
Kars, 1974
1974 yılında Kars’ın Selim ilçesi Gürbüzler köyünde dünyaya geldi. İlköğrenimini Gürbüzler Köyü İlkokulu’nda, ortaöğrenimini Konya Gazi Lisesi’nde tamamladı. 1998 yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Kırıkkale’de Özel Eğitim Öğretmeni olarak göreve başladı. Halen öğretmenlik mesleğine devam eden Hakan Kağan, 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın idareci ve öğretmenlerin eğitimi amacıyla verdiği hizmet içi seminerlerinde “eğitim görevlisi” olarak görev aldı. Özel eğitim, aile eğitimi ve rehberliği konularında seminerler veren Hakan Kağan, evli ve üç çocuk babası

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 186 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 78 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.