Yeniçeri Kılıç Kından Çıkınca

8,2/10  (5 Oy) · 
22 okunma  · 
5 beğeni  · 
709 gösterim
Sultan Selim’in katliyle başlayıp Yeniçeri ocağının kaldırmasına dek süren olaylar içinde heyecan ve aşk dolu bir adam; Pir Elvan… III. Selim ile Napolyon arasında mektup taşıyan bir ulak, Bektaşiler arasında bir Mevlevi…

Pir Elvan’ın sohbet arkadaşı Melling.

Fansız mimar, seyyah, ressam…

Gerçek bilgiler ve gerçek isimlerle nefes kesici bir serüven…



Sultan Mahmut bir anda kararsızlaştı. Ateşin gözleri buğulu bir camın ardındaymış gibi bakıyordu. Umur görmüş devletlûlar ve ak sarıklı hocalar, padişahın bu mahzun duruşunun manasını kavramıştı. Sancak-ı şerif çıkar da asiler galip gelirse bu, devletin sonu olur, imparatorluk asilerin eline geçerdi. Bu ağır yükü kimse omuzlayamıyordu. Salona bir anda ölüm sessizliği çöktü. Herkes bu durumu kabullenmiş gibi boynunu bükmüş iken ileri doğru yürüyen dersiam hocası Abdurrahman Efendi’nin ayak sesleri boş kubbede yankılandı.

“Muradımız din ve devletin bekası ise, bu asileri kırar geçiririz, değilse biz de bu din ve devlet ile batıp gideriz. Zillete düşmektense ölüm yeğdir, hünkârım. Hal böyleyken daha ne olma ihtimali vardır?”

Hiddetinden elindeki tespih koptu, taneler mermer zemin üzerinde dağıldı.

“Allah’ın izniyle onları işte böyle dağıtırız. Bu, Allah’ın bir işaretidir, hünkârım.”

Mermer zeminde yuvarlanan taşların sesi kesilince gür sesiyle son sözünü söyledi.

“Kılıç kından çıkmadıkça, kurt sürüsü hizaya girmez, hünkârım!”
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2009
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    978-605-114-065-0
  • Yayınevi:
    Timaş
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

Külhanbeyi
Gizlenen eski hikayelerin tehlikeli yanları vardır.Yine de ,gök kubbe altında hiçbir şey gizli kalmıyor.Bilirim

Yeniçeri, Hakan Kağan (Sayfa 15)Yeniçeri, Hakan Kağan (Sayfa 15)

Külhanbeyi
Nasıl o damlacıklar boşlukta asılı kalamıyor,kadim bir yasaya boyun eğiyorsa;biz de bir anlığına geldiğimiz bu alemde ebediyen kalmayıp ,zaman denen havuzun kabına döküleceğiz

Yeniçeri, Hakan Kağan (Sayfa 9)Yeniçeri, Hakan Kağan (Sayfa 9)

Külhanbeyi
Yarasının kabuğuyla gezen bir gezginin gönlünü kırmakla,ciğeri dağlanmış bir harabat ehlinin gönül evini yıkmak aynı şeydir.Bu gece sözlerimle seni incittim gezgin.Gönlü kendi gönlünden daha yıkık birini görene kadar yanında gezdir bu hediyemi.

Yeniçeri, Hakan Kağan (Sayfa 8)Yeniçeri, Hakan Kağan (Sayfa 8)

Külhanbeyi
İnsan gözlerinin içinde,dilinin altındadır.Yüreğin ve ruhun penceresidir gözler.Oradan bakmasını bilen,Tanrı'nın bu pis suya,balçığımıza gizlediği sırlara vakıf olur.Gözler ,dil,yüz,eller kitap gibidir.Okumasını bilenler Tanrı haslarıdır.Sana sadece bildiklerimi söyleyebilirim.Ateşin yaktığını söyleyebilirim.Elini uzatıp acıyı hissetmek senin yapacağın iştir.

Yeniçeri, Hakan Kağan (Sayfa 19)Yeniçeri, Hakan Kağan (Sayfa 19)