Yazıldığı konu ve konum itibari ile çok değerli bir kitap galiba alanında ilk ve tek tam araştırmadım ama bu kanayan yaraya bir batılının el atması bunu belli ölçülerde dünyaya duyurması gerçekten takdire şayan bir icraat.
Kitaba gelirsek gerçek kişiler ve hayatlar üzerine kurulu. Tabii ki hikayenin akışı tümü itibari ile o karakterlerle kalmıyor. Sonuçta hikaye kişilerin üstünü mevzu bahis ediniyor. Kurgu olan kısımlar var diyemem, ama olayın açık ve sarih bir şekilde açıklandığını, gerçek yüzü ile gözler önüne serildiğini söylemekte kolay değil. Bunun havada kalmaması için bir örnek vermek gerekirse, günümüzde yaşanan vahşet canlı bir tanığıyız. Bundan daha somut bir örnek vermek, bence zaten gerekli değil.
Olayı iki taraflı ele alması, iki tarafın bakış açısıyla bunu bize sunması güzel bir şey. Yalnız burada da Yahudi tarafına iltimas geçiliyor, yapmak istedikleri ve amaçları tahayyülleri çok net açıklanmıyor. Hayatlarının bir amacı olan arz-ı mevdud (vadedilmiş topraklar) ve siyon fikri pek sarih olmayan bir dille üstün körü geçiliyor. Açıkçası, olayı sadece kaçacak yeri olmayıp bir yere gelen, orada kiracı olarak oturup sonra ev sahibini kovup evin sahibi konumuna gelen bir kişi hikayesi ile Yahudileri anlatmak, olayların seyri açısından kopukluklara zemin hazırlıyor. Yer yer buralara değinse de aslında iki tarafta suçsuz, kimse kan dökülmesini istemiyor, ama hayatın gerçekleri insanları buna zorluyor diye bir bakış açısı aşılanmaya çalışılmış sanki. 1.si ve en önemlisi, bunlar yabancı insanlar ve bir yerden kovuluyorlar, başka bir yere geliyorlar ve geldikleri yerdeki insanları kovuyorlar. İşin enteresan tarafı da zaten bu yabancılara en çok destek veren kişiler oluyorlar. BM kim? Almanya değil mi? İngiltere kim filistini işgal eden zemini Yahudiler için
Yeniçeri
Herkese merhaba,
İlk incelemem olduğu için size faydası olacak anlatım biçimini yorumlarda tavsiye verirseniz sevinirim.
Hayatında tarih kitaplarının ezberlerinden,katılığından kaçmak için tarih romanı okumayan biri olarak ön yargılarımı yenmek için elime aldım bu kitabı. İyi ki de almışım. Fazlasıyla akıcı bir dil ile yazılmış. Bölümler arasında anlam karmaşası yaşanmadan birleştirebiliyorsunuz. Açıklamadan daha çok öyküleme söz konusu ve bu benim çok hoşuma gitti. Tavsiyem 10/10'dur.
Konusuna gelecek olursak Osmanlı Döneminde yaşanan Yeniçeri ayaklanmasında yeniçeri yapısı, düşüncesi en romansi haliyle önünüze sunulmaktadır. Saray içi durumlar ve Sultan Selim'in hissiyatlarına da değinilmiştir. Kesinlikle sonunda beklemedigim şeyler okudum ve nasıl ya diyerek biten bir kitap.. Gerçekten kılıç kınından çıktığı ana dair şeyler..
Umarım sizler de beğenirsiniz. :)
“1901 yılındaki veba salgını sırasında adada olup bitenleri araştırırken, bu kısa ve dramatik sürede kahramanların öznel kararlarını anlamaya tarih biliminin yetmeyeceğini, bunların roman sanatının yardımıyla daha iyi anlaşılabileceğini hissettim ve bu ikisini birleştirmeye çalıştım.”