İbrahim Refik

İbrahim Refik

Yazar
8.2/10
87 Kişi
·
272
Okunma
·
6
Beğeni
·
2.106
Gösterim
Adı:
İbrahim Refik
Unvan:
Türk Tarihçi, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Gördes, Manisa, Türkiye, 1961
“İbrahim Refik” müstear ismiyle yazılarını kaleme alan İbrahim Atay, 1961 yılında
Manisa’nın Gördes ilçesinde doğdu.

İlk ve orta öğrenimini Gördes ve Manisa’da tamamladı.

1982 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi İşletme bölümünü bitiren yazar, iş hayatına özel bir eğitim kuruluşunda yöneticilik yaparak başladı.

Daha sonra yazılı basında görev alan yazar, 1985-2001
yılları arasında ilim kültür dergisi Sızıntı’nın Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı.

Bu görevini takiben radyo yöneticiliği, radyo ve televizyon programcığı,
reklam metin yazarlığı ve yayın danışmanlığı yaptı.

Bu arada muhtelif dergi ve gazetelerde birçok deneme ve araştırma yazıları kaleme alan yazar, yurtiçi ve yurtdışında 1000’e yakın konferans ve seminerler verdi.

Halen kalemle kelam arası yolculuğunu sürdüren yazar, yazı çalışmaları ve
konferanslarına devam etmektedir.

Sızıntı, Yeni Ümit, Tarih ve Medeniyet, Aksiyon dergileri ile Zaman Gazetesinde yayınlanmış birçok deneme ve araştırmaları bulunan yazarın Osmanlı tarihi, yakın tarih, biyografi, hâtırat, medya ve kişisel gelişim sahalarında yayınlanmış 40 kitabı bulunmaktadır.
"Hey efendi! Galiba rüya görüyorsun. O senin dediklerin dünyada değil, ancak cennette olacak şeyler!..."
Evet, " Medeniyetin en yüksek noktası sanatla değil, insanların birbirlerine üstün nezaket gösterebilme yetenekleriyle ölçülür." diyen Norman Cousins ne kadar haklı.
Ve ağızları misk gibi kokanlar ve o gün insanlara gülden ağır bir söz söylememiş olanlar ve o gün almayı değil hep vermeyi düşünenler ve o gün ''sabredenlere hesapsız ecirler verilecektir'' müjdesi ile müjdelenmiş olanlar meleklerle birlikte iftar sofrasına oturuyorlar..
Allah'ım şükürler olsun oruçluyuz...
Mustafa Kutlu
Hiç pörsümeden, "Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, dün batmış ebed bizimdir! deyip ümidini hep diri tutanlara,
Binler selam olsun...
Evet, dünü unutup yok saymak, yarını da unutmaktır. Mâzi, biz unutsak da içimizdedir...
"Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne?" mantığıyla kendinizden başkasını görmez hale geliyorsunuz.
Biz geçmişimizden aldığımız güçle, destekle, enerji ile geleceğe sıçrayabiliriz.
Tıpkı Yahya Kemal'in,
"Ne harâbiyim, na harâbatî,
Kökü mâzide bir âtiyim."
beyitinde ifade ettiği gibi...
Damat İbrahim Paşa, bir gün şair Nedim'e:
Dünyanın en büyük cihangiri, kahramanı kimdir? diye sorar. Nedim de, harikulade bir karışıklık olarak:
Kim en çok gönül fethetmişse, en büyük cihangir odur paşam, cevabını verir.
Medeniyet gemimizin rotasını Batı'ya çevirince, değer ölçülerimiz, yaşama üslubumuz ve bu üslubun şekillendirdiği eşyalarımıza kadar birçok şey de Batı'dan gelenleriyle kısa sürede yer değiştirmeye başladı. Allah'ın selamının yerini "bonjur", kaanatın yerini tamah, hakkın yerini kuvvet aldı.
224 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
"Tarih kitabı okumak istiyorum ama sıkılıyorum. Hiç sıkılmadan hep bi sonraki sayfayı çevirmek isteyeceğim bir tarih kitabı yok mu?" diye soran arkadaşlara direk tavsiyem İbrahim Refik'in bu ve diğer kitaplarını tereddütsüz alıp okusunlar..

Beğenileceğinin garantisini verirken bunun denemesini yaptığım için gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum.. Şöyle ki:

Polis okulunda okurken sınıfça (30 kişi) kitap okuma yarışı yapardık. 3 aylık okuma maratonu sonrası en çok okuyanlara aramizda hediye alırdık. O sıralar Ibrahim Refik'in 3-4 kitabı vardı yanımda. Normalde kitaplarımı kimseye vermem ama yanıbaşimda oturan arkadaşın ısrarına dayanamadım ve okuma şartlarımı sıraladıktan sonra emanet ettim. Aynı gün bitirip geri verdi ve diğerini aldı.. Bu arkadaştaki beğeniyi görenler de istemeye başladılar ve böylece tüm sınıf benim bu kitapları büyük beğenilerle okudular. Hiç kötü bir yorum almadım tarih sevmeyen arkadaşlar bile kolaylıkla okudular.

Bu da diğerlerinden farksız oldu, diğer kitaplarimi okurken günde 15-20 sayfa okuyarak tadını çıkara çıkara okuduğum bir kitap oldu kendisi..

Ecdadına söven arkadaşlar özellikle okusalar, hayvan haklarına, insan haklarına, komşu haklarına ne kadar saygılı; 1500lü yıllarda bile deniz kirliliğini önlemek için bütçe ayıracak kadar çevreci; köylerde olup hukuki anlaşmazliklari için şehre gidecek imkanı olmayanlar için seyyar kadılar görevlendirip köy köy dolaştıracak kadar hukuka önem veren, adaleti tesis eden koca bir devletin bu topraklarda hüküm sürdüğünü görecekler. Kesinlikle tavsiye ederim.
157 syf.
·Puan vermedi
Bu eser edep ile ilgili okuduğum en nadide eserlerden bir tanesidir. Rahmetli İbrahim Canan hocamın şahsi hayatında tasvip etmediğim yerler olsa da bu eseri okunmaya değer.!
174 syf.
·2 günde·Beğendi
"Çınar" İlay-ı Kelimetullah'ın temsilcisi ve bayraktarı Osmanlı Devleti'nin sembolüdür. Çınar Ağacı yücelik ve sonsuzluğun sembolüdür. Osman Gazi'nin rüyasında kendisine muştulanan devlettir Çınar.
Kitap Osmanlı Devri'nin günlük yaşamının inceliklerini anlatıyor. Öyle hayran kalıyorsunuz ki "ahh keşke o zamanlarda yaşasaydım.." diyorsunuz. Bu kitabı ilk defa 2011 yılında okuldaki kitap okuma yarışması için okumuştum. O kadar beğenmiştim ki yıllar içerisinde tekrar okudum. Ve sene 2018 oldu ben üçüncü defa okudum. Artık siz düşünün ne kadar etkileyici olduğu konusunda.
224 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
İbrahim Refik bu kitabında Osmanlı döneminde yaşamış olan halkımızın nezaket ve zarafet timsali yaşayış tarzını örneklerle bizimle buluşturuyor. Şu an kaba saydığımız hareket ve konuşma şeklinin o zamanlar hiç olmadığı gibi şu an normal saydığımız birçok davranışın bile kaba sayıldığı ve ayıplandığı zamanları anlatıyor. Yine okuduğuma memnun olduğum bir İbrahim Refik kitabı oldu bu konularla ilgilenen arkadaşlara tavsiye ederim..
157 syf.
·10/10
İnsanın her yönden özellikle manevi yönden kendini bulacağı güzel , sürükleyici , akıcı bir kitap. Yıllar önce okumama rağmen hala hafızamda yeri vardır.
183 syf.
·5 günde·6/10
Çanakkale hakkında yazılmış birçok kitap okuduğum halde bence aralarında en yetersiz ve eksik olanı ne yazık ki bu kitap. İçeriği sığ kalmış, yazar edebi özelliklere sahip olmasına rağmen içeriğinin sığlığından bu özellikleri sergileyememiş.
96 syf.
·2 günde·7/10
"Bunları biliyor muydunuz?" tarzında yazılmış Osmanlı tarihi, Avrupa tarihi ve yakın tarihimizde geçen yaşanmış bazı olayların bazı bilgilerin derlendiği okuması keyifli güzel bir çerez kitap olmuş.. İki ağır kitabın arasında veya yolculuk esnasinda okunabilecek ince bir kitap..
96 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Tarih okumayı sevmeyen arkadaşlara İbrahim Refik'i okumalarını tavsiye ederim cidden tarih okumayı sevdiren bir üslubu var. Bu kitap da iyi ki okumuşum dedirten kitaplarındandı. Keşke yazılmasaydı yazılmasını gerektiren olaylar olmasaydı orası ayrı. Korkusuz ecdadımızın plansız, hesapsız, acemice sıcaklığın -35 derece olduğu karlarla kaplı dağlarda ayağında botu, sırtında kabanı olmadan düşmanın üzerine gönderilişini; on binlerce askerimizin daha düşman askeriyle karşılaşamadan soğuktan donarak birer kar çiçeği gibi şehit düşüşlerini dudaklarınızı ısırarak okuyacaksınız.. Ruhunuz şad olsun atalarım..
214 syf.
·7/10
Geçmişimizdeki ilginç, düşündürücü olaylara yer verilen bir kitap. Olaylar kısa kısa alınmış ve mesele can alıcı kısmından anlatılmış. Yuvarlak cümlelerin olmaması hoşuma gitti her şey gayet net ve kendinden emin bir şekilde söylenmiş özellikle 1930-1960 arası konu alınmış.
183 syf.
Son yıllarda Çanakkale üzerine bu kadar çok kitap ve eser yokken okumuştum bu kitabı. İbrahim Refik, sağlam bir tarih şuuru ve millet sevgisi olan bir kalem olarak Çanakkale'nin Ruhunu güzel yansıtmış bu kitapta...

Yazarın biyografisi

Adı:
İbrahim Refik
Unvan:
Türk Tarihçi, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Gördes, Manisa, Türkiye, 1961
“İbrahim Refik” müstear ismiyle yazılarını kaleme alan İbrahim Atay, 1961 yılında
Manisa’nın Gördes ilçesinde doğdu.

İlk ve orta öğrenimini Gördes ve Manisa’da tamamladı.

1982 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi İşletme bölümünü bitiren yazar, iş hayatına özel bir eğitim kuruluşunda yöneticilik yaparak başladı.

Daha sonra yazılı basında görev alan yazar, 1985-2001
yılları arasında ilim kültür dergisi Sızıntı’nın Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı.

Bu görevini takiben radyo yöneticiliği, radyo ve televizyon programcığı,
reklam metin yazarlığı ve yayın danışmanlığı yaptı.

Bu arada muhtelif dergi ve gazetelerde birçok deneme ve araştırma yazıları kaleme alan yazar, yurtiçi ve yurtdışında 1000’e yakın konferans ve seminerler verdi.

Halen kalemle kelam arası yolculuğunu sürdüren yazar, yazı çalışmaları ve
konferanslarına devam etmektedir.

Sızıntı, Yeni Ümit, Tarih ve Medeniyet, Aksiyon dergileri ile Zaman Gazetesinde yayınlanmış birçok deneme ve araştırmaları bulunan yazarın Osmanlı tarihi, yakın tarih, biyografi, hâtırat, medya ve kişisel gelişim sahalarında yayınlanmış 40 kitabı bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 272 okur okudu.
  • 87 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.