Ignazio Silone

Ignazio Silone

Yazar
8.4/10
11 Kişi
·
34
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.033
Gösterim
Adı:
Ignazio Silone
Tam adı:
Secondo Tranquilli
Unvan:
Yazar
Doğum:
Italya, 1 Mayıs 1900
Ölüm:
Cenevre, 22 Ağustos 1978
Ignazio Silone (d. 1 Mayıs 1900 - ö. 22 Ağustos 1978) İtalyan yazar. Asıl adı Secondo Tranquilli olan yazar Ignazio Silone takma adıyla eserlerini yayınlamıştır. Toplumcu Gerçekçilik akımına yönelik yazdığı romanları Mussolini İtalyasında özellikle güneyli fakir köylülerin hayatını anlatır. Abruzzo bölgesinin kurak coğrafyası, köylülerin batıl inançları ve faşist polisin baskıları sıkça kullandığı ana temalardır. Kendisi de aktif olarak komünist olan yazar, romanlarında komünizmin idealleri ve başarısızlığını da irdelemiştir. Ayrıca yazar, komünizmi savunduğu dönemlerde Mussolini için bilgi taşıyıp muhbirlik yaptığı iddia edilmiştir. Sonraları ise sert bir anti-komüniste dönüşmüştür.
Eserlerinden Ekmek ve Şarap ile Fontamara dilimize çevrilmiştir. Fontamara romanı savaş sırasındaAmerikalılar tarafından İtalyan halkına dağıtılmıştır.
1978 yılında Cenevre'de ölmüştür.

Eserleri

Fontamara (1931)
Ekmek ve Şarap (1937) -- Vino e Pane (Çev. Ahmet Hisarlı, Yay. Remzi Kitabevi)
Il Fascismo, le sue origini e il suo sviluppo (1934)
Un viaggio a Parigi (1935)
La scuola dei dittatori (1938)
Il seme sotto la neve (1942)
Egli si nascose (1944)
Una manciata di more (1952)
Il segreto di Luca (1956)
La volpe e le camelie (1960)
Uscita di sicurezza (1965)
L'avventura di un povero cristiano (1968)
Severina (1981)
Yaşam ve okul başka başka şeylerdir. Okuldayken düş kurulur, fakat yaşamda yoksulluk vardır. Yaşamda, kendimizden daha yaşlı, daha eski olan bir gerçekle karşılaşır ve ona uymak zorunda kalırız. İnsan, olmaya can attığı gibi olamaz.
Ignazio Silone
Sayfa 23 - Everest B.Y.
Muricca: "Dağda maden olduğu söyleniyor" diyor.
Bonifazio: Tanrı saklasın" diyor.
Çoban: Dağ yoksulken bizimdir, fakat zengin olduğu anlaşılırsa hükümet elimizden alır. Hükümetin iki kolundan biri çok uzun, ötekisi de çok kısadır. Uzunu ile alır, kısası ile verir fakat bu kısa kol da ancak en yakınındakilere kadar yetişir.
Ignazio Silone
Sayfa 295 - Evrensel B.Y
"Harp kime karşı?" diye sordu, ''harp olsun da, kimsenin haberi olmasın, mümkün mü hiç?"
Generale Baldissera:
"Sen ne bilirsin?" diye yeniden başladı, "Sen nereden bileceksin, a sersem, topraksız ırgat!. .. Harbi köylüler yapar, ama şehirliler ilan eder.
Ignazio Silone
Sayfa 63 - Evrensel Basım Yayın
Bütün bu ateşli sözlerden bizde yalnız şu intiba kaldı:
Şimdiye kadarki zenginler için de hesap günü gelmişti. Atasözünün dediği gibi: İti öldürene sürütürler.
Ignazio Silone
Sayfa 43 - Evrensel Basım Yayın
Bu toplum dini hükümetin ve bankaların emrine verilen rahiplerden, sanatlarını, felsefe ve bilgilerini satan sanatçı ve filozoflardan başkasına katlanamıyor. Sayıları pek az olan ötekilerse hapse atılıyor ya da sürgüne yollanıyor, eserleri boykot ediliyor ya da , "sessizce ortadan kaldırılmak" işlemi uygulanıyor.
Ignazio Silone
Sayfa 286 - Evrensel B.Y
Önce gülün yalnız sapı belli olur; sonra yaprakları, sonra çanağı, sonra da tacı meydana çıkar. Bunun için şehirliler bizim işlerimizi ustalıklı ve bir başka türlü bulurlar. Biz bunları hiçbir zaman şehirde satmağa kalkışmadık. Kimselere göstermedik bile ... Hiçbir şehirliden, kendi işlerini bizim yolumuzda anlatmasını diledik mi Onlardan hiçbir zaman böyle bir şey dilemedik.

Bunun için, herkesin kendi işini kendi yolunda anlatması doğru olur.
Zürih, 1930 yazı
lgnazio Silone

(Önsöz)
Ignazio Silone
Sayfa 16 - Evrensel Basım Yayın
"Şehirlilerle münakaşa edilmez!"
Berardo Viola'nın bütün felsefesi buydu.
Bunu şöyle izah ederdi:
"Kanunu şehirliler yapar, hepsi şehirli olan hakimler onu tatbik eder, yine hepsi şehirli olan avukatlar izah eder. Böyle olunca, bir köylü hakkını nasıl elde edebilir?"
Ignazio Silone
Sayfa 56 - Evrensel Basım Yayın
Tilkinin bir mağarası, gökyüzündeki kuşların yuvaları var, fakat insanoğlunun, başını koyacak hiçbir yeri yok.
Ignazio Silone
Sayfa 29 - Evrensel B.Y
Hepimizin de yaşamı bir armağan , tuhaf ve garip bir armağan. Kıskanç ve cimri olursak yoksul ve mahzun düşeriz, başkaları adına özveriden çekinmezsek zenginleşir ve güzelleşiriz.
Ignazio Silone
Sayfa 21 - Evrensel B.Y.
328 syf.
·42 günde·Puan vermedi
Proleterya, Propaganda, Faşist Dönem İtalya.

Pastörize edilmiş halkların, harmanlanırken birbirlerini bir kez de kendilerinin ezdiğini, sistemin üç ayaklı çiğneyicileriyle de bu işi pekiştirdiğini gösterir kitaptır. Faşist devirde İtalyan köylülerinin hoşnutsuzluktan hoşnutluk duymaya geçiş evreleri anlatılırken, arada sesi klise tarafından kıstırılmış fakir köylülerin şaraba ekmek banışlarının hikayesi.
Nitekim her ülke ve her yerde olduğu gibi sistemlerin ezici gidişine dur diyen, demek isteyen insanlar çıkıyor elbetteki.
Don Paolo ya da gerçek adıyla Spina bu gençlerden biri, genç denebilirse... Tanınmamak için suratını yaşlandırıp devrim hareketlerine rahip elbisesiyle devam eden, bir bakıma kiliseyi de devrimin içine yerleştiren devrimci. Yazarın o kadar samimi bir anlatımı var ki kitabı bir an elinizden bırakırsanız bunun o devrimcilere ayıp olacağını düşünmeye başlıyorsunuz. Hele ki Burhan Arpad' a çeviri için hakkını teslim etmek şart.

Savaşların her zaman bir yıkım barındırması kaçınılmaz ve yazar "" Savaş zamanlarinda evlenmek, dikenler arasına tohum ekmeye benzer "" (syf 11) diyor.
Günümüze bunu uyarlarsak doğan her çocuk, dikenler arasında bir gül, bir çiçektir. Öyle ki ""tek dişi kalmış canavar" ülkelerin barış götürme adına gittikleri yerlerde o çocukların geleceğini çaldığı bilinmektedir. Emperyalizmin had sahfaya çıktığı tarih belki de şu AN yaşadığımız çağa gelmektedir. Her tarafta evrensel dilin sömürge fareleri varken ve onlar suçsuz coğrafyaların eksenlerini kemirirken o yerlerin çocuklarına bakıp nasıl gülebilir insan. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk ne güzel sòylemiş:

"Bir ulus kendi gücüne, yalnız kendi gücüne dayanmazsa, şunun bunun oyuncağı olur."

Bugün içinde savaş barındıran tüm ülkeler ulusunun gücünden uzaktadır. Toplum olarak bir olunmadığı müddetçe de bu sömürülüş her zaman devam edecektir.

Yarının ve bugünün çocukları adına, dünya savaşların olmadığı bir yer olsun.
Bu nadir bulunabilecek güzellikteki kitabı herkese tavsiye edebilirim.
Saygılarımla....
189 syf.
·20 günde·Beğendi·9/10
Kitap 20.yüzyılın başlarında, dünyayı kasıp-kavuran savaş yıllarında, İtalyanın unutulmuş, fakir mi fakir, okuma yazma, hesap kitap yapmasını unutmuş, dalaverecilerin üçkağıtlarına kanıp, zenginlerin silahlı ve avam elaltılarının yağmalamasıyla olan olmaz herşeyini kaybetmekte olan küçük bir köy ve sakinlerinin yaşamını ele alıyor. Ama okadar içten okadar bizden ki..
İlk defadır bir kitabın insanla bukadar samimi olabildiğine şahit oldum. Eee kim çevirmiş.. Sabahattin Ali. Yerinde, ince improvizasyonlarla esere o denli renk katmış ki, insanın içinden "Allah, Allah, elin gavuru benim dedem gibi gonuşuyo" diyesi geliyor.
Eserde pek öyle bi merkezde duran bir kahraman yok. Berardo Viola adlı bi karakter var. Emile Zola'nın Germinal'indeki Etienne karakterini anımsatıyor düşünce ve haraketleri ile. Ve iki noktada küçük bi yer tutan Bilinmeyen büyük adam stratejisini alttan alttan yürütmesile Souvarine'i andırdı.
Ve aslında hiç beklemediğim bir bitiş keşkelerle doldurdu içimi.. mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ignazio Silone
Tam adı:
Secondo Tranquilli
Unvan:
Yazar
Doğum:
Italya, 1 Mayıs 1900
Ölüm:
Cenevre, 22 Ağustos 1978
Ignazio Silone (d. 1 Mayıs 1900 - ö. 22 Ağustos 1978) İtalyan yazar. Asıl adı Secondo Tranquilli olan yazar Ignazio Silone takma adıyla eserlerini yayınlamıştır. Toplumcu Gerçekçilik akımına yönelik yazdığı romanları Mussolini İtalyasında özellikle güneyli fakir köylülerin hayatını anlatır. Abruzzo bölgesinin kurak coğrafyası, köylülerin batıl inançları ve faşist polisin baskıları sıkça kullandığı ana temalardır. Kendisi de aktif olarak komünist olan yazar, romanlarında komünizmin idealleri ve başarısızlığını da irdelemiştir. Ayrıca yazar, komünizmi savunduğu dönemlerde Mussolini için bilgi taşıyıp muhbirlik yaptığı iddia edilmiştir. Sonraları ise sert bir anti-komüniste dönüşmüştür.
Eserlerinden Ekmek ve Şarap ile Fontamara dilimize çevrilmiştir. Fontamara romanı savaş sırasındaAmerikalılar tarafından İtalyan halkına dağıtılmıştır.
1978 yılında Cenevre'de ölmüştür.

Eserleri

Fontamara (1931)
Ekmek ve Şarap (1937) -- Vino e Pane (Çev. Ahmet Hisarlı, Yay. Remzi Kitabevi)
Il Fascismo, le sue origini e il suo sviluppo (1934)
Un viaggio a Parigi (1935)
La scuola dei dittatori (1938)
Il seme sotto la neve (1942)
Egli si nascose (1944)
Una manciata di more (1952)
Il segreto di Luca (1956)
La volpe e le camelie (1960)
Uscita di sicurezza (1965)
L'avventura di un povero cristiano (1968)
Severina (1981)

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 95 okur okuyacak.