Jeff Lindsay

Jeff Lindsay

Yazar
8.1/10
223 Kişi
·
565
Okunma
·
13
Beğeni
·
1490
Gösterim
Adı:
Jeff Lindsay
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Miami, Florida, Amerika Birleşik Devletleri, 14 Temmuz 1952
"Seni izliyorum ve yakalayacağım," mesajı mıydı bu?
Yoksa, "Merhaba, benimle oynamak ister misin?" mi demek istiyordu.
Evet, onunla oynamak istiyordum. Elbette istiyordum.
Duygularımın olmadığını daha önce de söylemiştim. Bununla ilgili bir sorunum yoktu çünkü duyguların insanlara çok fazla bir faydası olduğunu görmemiştim.
DUA
DUA 26 Yazardan Tek Bir Hikaye: Adalet'i inceledi.
432 syf.
·10/10
26 yazarın yazdığı bir kitap ve her yazarın kendine özgü farklı yazım şeklinin olduğunu bu kitapta çok daha iyi anlıyorsunuz. Usta yazarlar ve süper hikaye ama daldan dala atlar gibiydi. 26 yazar olduğu söylenmese belki de farketmeyecektik farklı tonları bilemiyorum. Genel olarak ortalamanın üstünde diyebilirim
432 syf.
·44 günde·Beğendi·10/10
SEN UYUYABİLİRSİN AMA VİCDANIN ASLA!
26 yazarın beraber yazdığı fakat başlıklar olmazsa kesinlikle fark edilmiycek bir kitap. Kurgu ve geçişler muhteşem. Ayrıca bu kitaptan gelen ( yazarların parası dışındaki ) tüm para kanser vakıflarına bağışlanıyor. Kessinlikle herkesin kitaplığında olması gereken, herkesin okuması gereken bir kitap. Şiddetle tavsiye ederim.

Ve ben bunu Tess Geritsen 'la tanıdım :-))
275 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Diziyi severek izliyordum. O yüzden kitapla aramda çok başka bir bağ vardı. Kitabı okurken ister istemez karakterler dizi oyuncuları olarak canlandı. Kitabın yazarı dizinin de senaristi miydi bilmiyorum ama kitabın genel hikayesi dizinin ilk sezonu ile %75-80 aynıydı. Bu da sanki senaryonun kitaplaştırılmış halini okuyorum hissini uyandırdı bende. Yine de kitaba bu kadar sadık kalınmış olması hoşuma gitti. Serinin diğer kitaplarını en kısa sürede temin edeceğim. Polisiye seven herkese okumasını tavsiye ediyorum. Özellikle de dizinin hayranlarına. :)
432 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yirmi altı yazarın bir araya gelip bir roman yazması bir kişinin roman yazmasından kat kat daha zor ama bu yazarlar zoru başarmış ve akıcı bir roman ortaya koymuşlar. Ayrıca bu kitabı önemli kılan diğer noktada yazarlara yapılan ödemelerin dışında elde edilen karın tamamı Lösemili kişilere hizmet veren bir vakfa bağışlaması, güzel amaç ve özgeri ile hazırlanmış hoş bir roman.
432 syf.
·5 günde·6/10
Puanım aslında 5'ti ancak gelirinin bağış olarak kullanılacak olması takdire değer.

26 yazar bir araya gelip, bir kitabı nasıl yazabilir ki? Kitabın kapağını ilk gördüğümde ve sonrasında bu soru zihnime takıldı ve okuyup görmek istedim. İki yazarın bile ortak kitap çıkarması bana hep şaşırtıcı gelmiştir, bir kitap sadece bir yazara ve onun düşünce dünyasına ait gibi hissederim hep.

"İnsanın hayatta yalnızca tek bir şansı olurdu ve kendisine sunulan bu şansa dört elle sarılması gerekirdi."

Kitabı dışı ile yargılayacak olursak, kitaptan etkileyici bir polisiye çıkabileceğini düşünmüyordum ama yazarların arasında kitaplarını severek okuduğum kişiler de olunca merakım arttı. Her yazar ayrı bir bölüm yazmış ve hepsi bir araya gelince hikaye de kopukluk olmuyor, bu yönden takdire değer bir iş çıkmış. Özele inecek olursak;

"Her şeyden uzaklaşmak ve olanları unutmak için çok çaba sarf ettim ama aslında hiçbir zaman unutmuyorsunuz, sadece yaralarınızın üzerini bir doku kaplıyor ve hayatınıza devam ediyorsunuz."

Kitabın konusu ve ilerleyişi fena değildi, her karakterin penceresinden olayı okumak ve çeşitli açılardan bakmak kitaba yakışmıştı. Kitabın sonuna kadar da bir gizem hakimdi, bu da sizi hikayenin içinde tutmak için iyi bir sebep. Ancak kitapta her şey ortalama seviyede idi, cinayet ve plan güzel ama şaşırtıcı olmaktan yoksun, yazar üslupları ise birbirinden farklı olduğu için bölüm geçişleri ya da aynı karakteri farklı yazarlardan okumak kitaptaki bütünlüğü zedeliyor.

"Hayattaki hiçbir şey basit değildir."

Genel olarak değerlendirecek olursam, ben 26 yazarın çalışmasından daha iyi bir sonuç beklerdim, bir polisiye roman olarak tatmin edici bulmadım. Ancak konu bütünlüğünün sağlanması ve kitabın akıcı bir şekilde yazılmış olması da sıkılmadan bitirmenizi sağlıyor. Kitaba kötü diyemesem de iyi diyemem, okusanız da okumasanız da bir şey kaybetmeyeceğiniz kitaplardan. Şuna da değinmek isterim ki, kitabın (yazarlara ödenen para dışında) gelirin Lösemi & Lenfoma Vakfı'na bağışlanacak olmasından çok hoşlandım.
313 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Dexter dizisinin tamamını izlemiş biri olarak kitabını da okumam gerektiğini düşündüm. 8 kitaptan oluşan seri, Türkçeye sadece ilk 4 kitabı çevrilmiş durumda. Sadece Artemis yayınlarından çıkan çevirisi bulunmakta. Seri gereken değeri görmediği için maalesef öbür kitaplarını Türkçeye kazandıramadılar. Delirtici Düşlerin Dexter'i kitabını bugün bitirdim. Açıkçası okurken başlarda zorlandım. Çeviriden de kaynaklı olabilir, yer yer kopukluklar yaşadım. Ortalara ve sonlara doğru geldikçe kitapta kendime yer edinmeyi başardım ve akışa kapıldım. Dizisini izleyen arkadaşlar için şunu söyleyebilirim ki kitap ile dizi bazı yerlerde hatta belki %80 oranında benzerlik gösterse de yine de okunmayı hak ediyor. Fazlaca gerilim-polisiye kitapları okumuşsanız bu kitap beklentinizin altında kalabilir. Daha önce gerilim-polisiye neredeyse hiç okumadığım için bende keyifli bir okuma serüveni oluştu. Diziden farklı olarak 1. kitabın sonuyla 2. kitaba başlamak çok güzel olacak benim için. Dizinin yeri bende bambaşka olduğu için maalesef hiçbir kitap hissettiklerimi karşılayamaz. Bu kitapta ekstra fazla Dexter'in monologlarını görüyoruz. Kitabı okurken yanlış anladığım bir kavramın doğrusunu da öğrenmiş oldum. Karanlık Yolcu dediği şeyin öldüreceği kişi olduğunu sanıyordum. Dizide hep böyle anlamıştım. Ancak bu şey aslında kendisini kontrol eden ikinci bir kendisi. Kendisiyle yaşadığı iç çatışmalar da bundan süregelmekte. Dizide hem babası hem de Karanlık Yolcu dediğiyle yaşadıkları varken kitapta genelde Karanlık Yolcu'su hakim baya. Birinci kitabın sonu diziyle farklı oluyor baya, bunu belirtmeliyim. Çünkü aynı olayları okuruz, sıkılırız diye düşünmenizi istemem. Hele 1. kitap bitince 2. kitabın nasıl başlayacağını çok merak ediyorum. Masuoka'nın dizideki gülüşünü çoğunuz bilirsiniz. Hatta buraya ekleyeyim:
https://www.youtube.com/watch?v=1XowMv_JbB4

Deborah'ın (Debra) küfürlü cümleleri, sinirlenişi... Bunun için 26 dakikalık video bile oluşturulmuş belirli sahneleri kesilerek. Onun da linkini vereyim, belki bakarsınız.
https://www.youtube.com/watch?v=EtY2FljGy30

Dizideki haliyle, karakterlerin jest ve mimikleriyle okumak ayrı bir keyifti. Bu duyguyu Leyla ile Mecnun dizisinin kitabını okurken de yaşamıştım, Mecnun, İsmail Abi, Hırsız Yavuz... Dexter'in 1. kitabının kapağına bayıldım. Bıçağın üzerinde yansıyan kabartmalar çok orijinaldi. Serinin diğer kapaklarını pek beğenemedim. 8 kitabın tamamının çevrilmesini çok isterdim. İyi kalpli seri katilimizin 2. kitabını okumayı da düşünüyorum. Onu da okursam inceleme yazısı yazarım, daha kısa olur büyük ihtimalle. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Umarım okursunuz ve keyif alırsınız. Seri bitiminde diziyi baştan sona tekrar izlemeyi düşünüyorum. Bir gün Dexter'la aynı karede buluşmak ümidiyle, güzel günler dilerim.

*Dizinin müziklerini canlı orkestra eşliğinde dinlemek ve izlemek (izlemesi çok keyifli) için de link bırakıyorum. Mutlaka izlemelisiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=STEk6xebH28
432 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Usta ellerden çıkmış harika bir cinayet romanıydı.
Çok fazla polisiye gerilim okuduğumdan mıdır bilemem ancak kısmen kitabın sonunu tahmin etmiştim.
Kitapta cinayetten daha çok dikkatimi çeken bir konu vardı. İşte tam olarak şu cümle; “...Rosemary ona daha fazlasını verdikçe, Christopher ondan daha çok nefret etmeye başlamıştı.” Aslında çok şey anlatıyor. Ne kadar kendimizden verirsek o kadar eksiliyor, azalıyor ve değersizleşiyoruz. Ölmeyi hak edecek kadar. En azından bu ölmeyi hak etmek meselesi Christopher’ın düşüncesi.

Polisiye/Gerilim kitaplarında hep bir favori dedektifim olmuştur. Jon Nunn. 10 sene boyunca bu olayın peşini bırakmayan adam ve içini kemiren soru: Bu idam haksız yere miydi?

Keyifli okumalar. :)
275 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
Dexter dizisindeki karakterler ve ana kurgu kitaptakiyle aynı fakat kitabın sonu ve işleyişi kitabın 3/2 sini bitirdikten sonra farklılaşıyor, havası değişiyor. Sosyopat seri katil Dexter benim favori karakterlerimden ısrarla öneririm...

Yazarın biyografisi

Adı:
Jeff Lindsay
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Miami, Florida, Amerika Birleşik Devletleri, 14 Temmuz 1952

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 565 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 322 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.