Jeffrey Moore

Jeffrey Moore

7.6/10
137 Kişi
·
390
Okunma
·
13
Beğeni
·
1.952
Gösterim
Adı:
Jeffrey Moore
Unvan:
Çevirmen ve okutman
Doğum:
Abd, 1960
Jeffrey Moore şu anda Quebec Laurentian'da Val-Morin'de yaşayan Kanadalı yazar, tercüman ve eğitimci. Moore, Montreal'de dünyaya geldi ve Toronto Üniversitesi, BA, Sorbonne ve MA Ottawa Üniversitesi'nde eğitim gördü.
Sesler ya da ritimlerin anımsamayı kolaylaştıran yardımcı unsurlar olduğunu düşünen Dr. Vorta ile asistanları, "Neden sadece şiir?" diye soruyordu.
"Çünkü şiir yaratıcılığın zirvesidir," diye yanıtladı Noel. "Başka hiçbir şey insanın ruhuna ve aklına ondan daha derinlemesine etki edemez. Bunu asla unutmayın."
Obeziteyle televizyon izleme, internette gezinme ve bilgisayar oyunları arasında çok yakın bir ilişki var.
Gülmek iyi bir tedavidir, öyle değil mi? Özellikle de Montreal'de. Önemli organlara masaj yapar; bir nevi vücut içi koşudur. Nöro-aerobik. Gülen insan uzun yaşar.
Jeffrey Moore
Sayfa 256 - April
21. yüzyıl, psikiyatristleri astrologlar ve kabile şamanlarıyla aynı kefeye koyacaktır. Neden olduğunu bilmek ister misin? Çünkü beyin hastalıkları kimyasaldır. Beynimiz, içinde birtakım kimyasal maddeler, elektrik yükleri ve şalterler olan bir et parçasıdır. Hissetmek, düşünmek ve hayal etmek yalnızca bilgi işlem sürecinin farklı şekilleridir. zihinsel hayatımızın her özelliği tamamen beyin dokularımızdaki fizyolojik olaylara bağlıdır. Kişilik mi? O da beyin hücreleri arasındaki boşluklarla, yani her insanda farklı özelliğe sahip olan sinapslarla tanımlanabilir.
"The Shawshank Redemption"u Esaretin Bedeli diye izlediğimiz gibi "The Memory Artists"i (Bellek Sanatçılar) Sinestezya diye okumağımız normaldir (!) Sinestezi merakıyla okumaya başladığım bu romanda Sinesteziden daha çok Alzheimer hastalığı, farmakoloji, nörofarmokoloji, sanat ve edebiyat bilgileriyle karşılaştım.

Roman; Noel, Norval, JJ Yelle ve Samira'nın, Alzheimer hastası olan Noelin annesi Stella'yı hastalığından kurtarma çabalarını kurgular ve kurguda sinestezik Noel'in muazzam hafızası ön plana çıkartılır. Üst düzey betimleme -doğrusu ana karakter Noel'in kıvırcık saçlı olduğunu kitabın yarısında öğrenmiş olmama rağmen- ve sağlık, sanat, edebiyat, farmakoloji ve nörofarmokoloji konuları üzerine kurulmuş çok verimli diyaloglarıyla tartışmasız ödül hak eden eser olduğunu söyleyebilirim. Ki ⬇

Kanada Yazarlar Derneği tarafından "En iyi Roman" (2004) ödülü ile ödüllendirilmiş ve bir çok diğer ödüllere aday gösterilmiştir.

Okurken bitmesini istemedim. O kadar iyi betimlemiş ki, canlı film izler gibiydim. Bu kadar anlamlı ve etkileyici diyaloglar her zaman kolay kolay bulunmaz. Okurlara tavsiye ederim.
Birbirine fiziksel olarak çok benzeyen ve aynı kadına aşık olan iki arkadaş Norval ve Noel'in olağanüstü hayatı anlatılıyor. Ve sinestezik 4 arkadaşın hastalıklarını avantaja çevirmelerini.. Küçük yaşta annesinin cinsel ilişkilerine şahit olan Norval annesinden nefret ediyor ve bir seks bağımlısı. Noelse ileri düzey bir sinestezik hastası (tabi buna mucize demeyeceksek) yani duyduğu ve yaşadığı hiçbir şeyi unutmuyor. Bunun aksine annesi Alzheimer hastası.. Etkileyici bir romandı. Sinestezya hastalığına dair pek çok bilgi edindim. Ayrıca ailenin kişilik oluşumundaki rolü üzerinde fazlaca durulmuştu. Eleştirdiğim kısmıysa gereksiz kimya bilgilerine sıklıkla yer verilmesiydi :) Tavsiye ederim
Bir solukta okuyacağınız kitaplardan birisi Sinestezya. Alzheimer ve sinestezi hastalıkları hakkında doyurucu bilgilere de yer vermiş yazar. Aynı zamanda akıcı bir dili var.
Psikolojiyle ilgilenen herkese tavsiye edebileceğim bir roman. çok etkileyici olduğunu belirtmek isterim. Romanı okuduktan sonra sinestezinin bir hastalık değil mucizevi bir algılama durumu olduğunu düşünmeye başladım. Okunması gereken kitaplar arasına eklemenizi öneririm.
Kitap sinestetik biri olan Noel ve alzheimer olan annesinin hayatını temel alıyor. Ayrıca Noel'in arkadaşları JJ, Norval ve Samira'nın tedavi için ilaç arayışları ve yardımlarıyla olaylar gelişiyor.
Kitapta her karakterin bir hastalığı ve ruhunda yarası var. Noel kendini annesine ve hastalığına adamış ayrıca Samira'ya aşık. JJ ise ne olursa olsun pozitif kalmayı başaran birisi. Kitap boyunca onun bu hali bende yeni bir umut yaratmayı ve karamsarlığımdan biraz olsun kurtarmayı başardı. Norval ise aldatan bir anneye sahip ve kendi hayatında buna tepki olarak Alpha Bet isimli bi projeye adamış kendisini. Kitapta Dr.Vorta Norval'da sekse bağımlılık olduğunu yani hasta olduğunu dile getiriyor. Aslında tam da bu kısa anekdot hayatıma dokundu. Yaşadığım şeyleri anlayabilmem ve atlatabilmem için farklı bir bakış açısı kazandırdı. Hepimiz geçmişimizin hayaletleriyle birlikteyiz ve geleceğimizi de davranışlarımızı da ona göre şekillendiriyoruz. Belki de bu yüzden kendimi en çok Norval'da buldum ben. Her kitap hayatımıza dokunuyor ve bir şekilde ruhumuzu kalbimizi iyileştiriyor.
Ayrıca kitaptaki hastalıklar ve onların hayatının anlatılıyor olması bu hastalıktan muzdarip insanlara ve yakınlarına daha yakından bakıp onları anlayabilmemiz için bir köprü vazifesi görmekte.
Kitapta kötü bulduğum tek yön fazla detaylı bulduğum kimya bilgileriydi. Ama bununda sağlık dalında okuyan insanlara faydası olacağını düşünüyorum. İyi okumalar.
Konusu oldukça ilginç ve merak uyandırıcı.Hikaye sinestezi hastalığı ve buna kapılmış dört karakterden oluşuyor. Bunun yanında Aizheimer hastalığına yakalanmış çaresiz bir kadın. Düşebiliyor musunuz hastalığa yakalanan şahıs kırmızı rengini 3 rakamı olarak algılıyor. Duyusalı görsel, görseli de duyusal olarak görmek gerçekten de ilginç ve merak uyandırıcı. Yazar tıbbi terimleri ve kimya biliminden de terimleri sıkça yer vermiş yeterince de açıklamalarda bulunarak bu hastalıklarını anlamamızı sağlayacak büyük bir katkısı var. Alzheimer, aynı anda iki kişiyi birden öldüren bir hastalıktır. Demesi realist bir yaklaşımdır, okuyunca iyice anlarsınız zaten. Spoil vermek istemiyorum .Son olarak naçizane fikrim ; alıp okuyuyacağınız ve okudukça hevesli bir şekilde sayfalarını bir an önce çevirip olaya daha yakın olmak isteyeceksiniz.
Keyifli okumalar.
Kitabı az önce bitirmiş bulunmaktayım ve sıcağı sıcağına bir değerlendirme yapmak istedim. Kitabın arka kapak açıklamasını okuduğumda, beynimin bir köşesinde ''acaba görme sinyallerimiz beyinde duyu algılayacılarımız ile yer değiştirse -veya tam tersi, vb.- nasıl bir hayatımız olur'' düşüncemi betimleyecek kitap diyerek okumaya başladığımdan beklediğimi bulamadım. Bölümler ilerledikçe kitabın bilgilendirici yönü hoşuma gitti. Hikayesi ve karakterleri ilgimi çekmeyi başardı.
"Tükeniş Kulübü" içinde güzel gariplikler taşıyan bir kitap. Okumaya başlamadan önce yaptığım araştırmada, kitapta David Lynch filmlerine benzer ögelerin de bulunduğunu okumuştum. Yazan arkadaş kesinlikle doğru söylemiş. Lynch'in filmlerindeki derin, garip ve bir o kadar tüyler ürpertici karakterlere rastlamak mümkün. Ayrıca, Lynch'in de filmlerinde yaptığı gibi, Jeffrey Moore da hikayesini psikanalitik bir derinliğe taşıyor. İki ana karakterimizin ağzından dinlediğimiz hikaye göründüğünden fazla ipucuna sahip. Bunları burada açıklamam içeriği fazlasıyla ortaya çıkaracağından daha fazlasından kaçınıyorum. Fakat Lynch ve Moore'un benzer özellikleri üzerine sohbet etmek isteyen olursa, seve seve konuşurum.

Teknik değerlendirmeye gelirsek; Moore'un dili gerçekten çok akıcı. Ayrıca karakterler arası geçişteki değişen dil yapısı kesinlikle bu sağlam tekniği sekteye uğratmıyor. Konudan koparmayan anlatımı akıcılığını korurken, hikaye dahilinde neyi ne kadar bildiğiniz de çok önemli. David Lynch'in karmaşık karakterleri burada karşımıza çıkıyor işte. Okuduğumuz karakter, karşısındakiler hakkında ne biliyorsa biz de onu biliyoruz. Bu zaten birinci kişi anlatımında kullanılan bir akış, fakat bunu yaparken karakterin kafa karışıklığını okura yansıtmak büyük başarı.

Gerek konusu olsun, gerek muazzam kapak tasarımı olsun; Tükeniş Kulübü beni kendine çeken bir kitap oldu. Gizemli ilerleyişini takip etmemizi zorlaştırmayan başarılı anlatımı sayesinde keyifli bir okuma sağlıyor. Ayrıca verdiği güzel mesajlarla da asıl "tükenişi" bizlere gösteriyor, dünya üzerindeki asıl canavarı okurlarına parmakla gösteriyor.
Sinestezi hep ilgimi çeken, merak ettiğim bir konu olmuştur. Bu kitapta 4 sinestezik kişinin bu durumu avantaja çevirmeleri konu oluyor. Sinesteziyi konu ederken oluşturulan yan hikayeler de etkileyici. 4 kişinin yaşam hikayeleri, aile bağları zaman zaman konu oluyor kitaba. Kitap genel olarak baştan insanı içine alan ve bitirene kadar bırakmayan bir kitap. Anlatım güzel fakat bazı bölümlerde kimya ve tıpla ilgili fazla detaylı bilgiler bulunuyor. Ben biraz da işin içinde olduğum için sıkıcı gelmedi doğrusu bu anlatım dili. Zevkle okuyacağınızı düşünüyorum.
Sinestezi; kısaca duyuların birleşmesi anlamına geliyor. Sinestezikler için her harfin, her sayının, her günün, bir rengi ya da notaların tadı var. Sinesteziyle başlayan kitapta ağırlıklı olarak alzheimer anlatılıyor. Çünkü sinestezik kahramanımızın annesi alzheimer.

Noel, annesini iyileştirmek için üç arkadaşının (Norval, Samira, Jean Jacques) desteğiyle çalışmalarına başlıyor. Bir klinikten yardım alarak ilaç kullanmaya başlayan annesi iyileşme göstermeyince, bunlara ek olarak Noel bitkisel karışımlar hazırlamaya başlıyor. Bu karışımlarla da kalıcı bir ilerleme görülmeyince iş büyü yapmaya kadar varıyor.

Kitap kesinlikle çok yönlü. Noel'in sinesteziyle baş etmesini, annesi için çabalamasını, annesinin günden güne yaşadığı değişimleri, ve Noel in arkadaşlarının hayatını okuyoruz. Tüm bunların yanında yazar; Esrarlı Ada'dan, Binbir Gece Masalları'ndan, Don Kişot'tan alıntılar yaparak içeriği zenginlestirmiş. Ayrıca Sylvia Plath, Van Gogh, Ömer Hayyam, Vladimir Nabokov, Primo Levi, Baudelaire, Dante gibi yazar, şair ve ressamlarla ilgili de detaylar bulunuyor. İçerikle ilgili hoşuma giden bir diğer nokta günlükler oldu. Kitaptaki her karakterin günlüğünü okuyoruz, böylece aynı olayı farklı bakış açısıyla görebiliyoruz. Bilimsel terimler sıkça kullanılmış ama dip not olarak açıklaması yapılmış. Bu arada Noel'in hem annesi hem kendi için gittiği kliniğin doktoru da dip notlarla kitaba katkı sağlıyor. Çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu, filmi yapılsa da izlesem

Yazarın biyografisi

Adı:
Jeffrey Moore
Unvan:
Çevirmen ve okutman
Doğum:
Abd, 1960
Jeffrey Moore şu anda Quebec Laurentian'da Val-Morin'de yaşayan Kanadalı yazar, tercüman ve eğitimci. Moore, Montreal'de dünyaya geldi ve Toronto Üniversitesi, BA, Sorbonne ve MA Ottawa Üniversitesi'nde eğitim gördü.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 390 okur okudu.
  • 19 okur okuyor.
  • 436 okur okuyacak.
  • 20 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları