Çizimin çizim olarak Eisenman'ın ve aslında bütün geç avangardın sorunsalında merkezî bir önem taşıması yalnızca ekonomik koşulların ya da projeleri hayata geçirememenin bir sonucu değildir. Asıl sebep, çizimin tıpkı dildeki yazı gibi mimarlıkta zorunlu bir imgeleme, simgeleme ve kendi üzerine düşünme aracı olmasıdır; çizim yapmak belki zaruri bir eleştirel mimarlık aracıdır. Çizim, imleyen aracılığıyla mimari bilinçdışından çıkıp gitmiş olan, dolayısıyla imlemeyi sağlayan ve denetleyen işaretlerden oluşan bir mecradır. Mimari imleme sürecini tek başına başlatmasından dolayı çizim gerçekten ayrıcalıklı bir imleyendir.