Karen Rose

Karen Rose

Yazar
8.1/10
40 Kişi
·
72
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.320
Gösterim
Adı:
Karen Rose
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Maryland, Amerika Birleşik Devletleri, 1964
Uluslararası çoksatar ve RITA ödüllü yazar Karen Rose, Washington’un Maryland banliyölerinde doğdu ve büyüdü. Kocası Martin ile on yedi yaşındayken tanıştı ve birlikte Maryland Üniversitesi’nden mezun oldular. Rose, kimya mühendisliğinden derece ile mezun oldu. Ardından Cincinnati, Ohio’ya taşındılar. Rose büyük bir tüketim ürünleri şirketinde çalışıp iki adet patent hakkı kazandı; fakat Karen’ın dediğine göre: “Sahneler sürekli gözümün önüne geliyordu ve işime odaklanamıyordum. Bu yüzden kafamdakileri yazmaya karar verdim. Başlarda eğlence amaçlı yazıyordum; daha sonra bağımlısı olduğumu fark ettim.”

Karen Rose, kitap yazarken aynı zamanda birçok araştırma yapmış. Polis arkadaşlarından prosedür hakkında bilgi alıp çok ilginç yeni fikirler edinmiş ve doktor arkadaşlarından yardım alarak ‘birini bu şekilde öldürürsem nasıl görünür?’ sorusu üzerine yoğunlaşmış.

Eskiden lisede kimya ve fizik öğretmenliği yapan Karen yirmi yıllık kocası, iki kızı, bir köpeği ve iki kedisiyle birlikte şu an Florida’da yaşıyor.
Sonunda annesi iç çekti:
- Özür dilerim. Sana bağırmamalıydım.
- Önemli değil.
- Hayır önemli. "Kelimeleri duyman gerekiyor, tonlamaları değil."
"Bunu kim ve neden yapmış olabilir? Ve esas soru: Suçsuz bir adam altı koca yılı parmaklıkların ardında mı geçirdi?
İnsanların bazen göründüğü kadar kötü olmadığını öğrenmişti; göründüklerinden daha kötülerdi.
"Peabody kim?" diye sordu Grayson.
"Köpeğim."
Grayson'un kaşları havaya kalktı. "Neden sen köpeğin gibiyim?"
"O, ben ve dünya arasında durur."
"Bir keresinde Grayson bana hee mahkûmiyetin aileden birinin ölümüne biraz benzediğini söyledi. Jüri "suçlu" dediğinde, sanki onların bir parçaları da ölüyor gibiydi."
"Eğer sevdikleri, başkaları tarafından sevilen insanların hayatını sonsuza dek çalmamışsa..."
"Sorgulama tekniklerini muhtemel kız arkadaşlar üzerinde kullanma. Hiç işe yaramıyor. Ders alındı."
528 syf.
·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu ama bundan sonra en gözde yazarım olacak gibi.Anlatımı insanı o kitabın baş karakteri olarak hissetmesini sağlıyor.Oyle ki kitabı anlatırken kendim yaşamış gibi hissediyorum.Polisiye severler icin harika bir kitap.Gerilimi yüksek her saniyesi aksiyon dolu tavsiye ederim.Ufak bir dip not düşeyim;Fazlaca cani ölüm sahnesi içerir!
544 syf.
·7 günde·9/10
Sonunda bitti. Kesinlikle kitap yüzünden değil. Benden kaynaklanan bir sorundan dolayı bu kadar geç bitirdim.
Anlatacak Kimse Kalmadı, Baltimore Sersinin 2. kitabı. Ana karakterlerimiz Eyalet Başsavcısı Grayson (ilk kitapta Grayson'un yardımcısı Daphne ile kısa bir tanışmamız olmuştu) Paige ise yine ilk kitaptaki özel dedektif Clay'in yeni ortağı. Kadromuz kalabalık. İlk kitapta tanıştığımız Steive, Lucy, Hyatt, J.D, Daphne ve diğerleri. Yeni eklenen kötü adamlar.
Her zaman ki gibi karmaşık, sürükleyici, gerilimi olan ve bol cinayetli. Birde bunlara çözülmesi zor bir komplo eklenmiş. Baştan sona entrika, para, politika, kötü polislerle dolu dikenli bir yol. Olayları çözmesi güç ve sonu şaşırtıcıydı.
Grayson ve Paige'nin arasındaki romantizm hoştu. Ayrıca arka fona ikisinin geçmişte yaşadığı olaylar güzel eklenmiş.
Üçüncü ve dördüncü kitabın ana karakterin kimler olacağının ip ucunu veriyor yazar. Clay ve Steive (ilk kitaptan bu yana yakıştırdığım bir çift) diğerleri ise Daphne ve Joseph. Elimde kitaplar olsaydı mutlaka dayanamayıp okumaya başlardım.
Çok beğendim. Gizemli, heyecanlı, cinayeti bol, gerilimli, aksiyonlu bir romantik gerilim. Bu tür kitapları okumayı seviyorsanız mutlaka okumalısınız.
544 syf.
·Beğendi·10/10
Çok beğendim. Sadece olay üzerine gidilmemiş hikayenin kahramanlarının yaşadıkları kendi iç sorunları sebepleri de anlatılmış ve çok da güzel hissettirilmiş. Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri.
528 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitap birkaç gün elimde süründü gibi; erken bitirmek isterken geçe kaldı. Bu durumun sebebinin çoğu benimle ilgili, azı da kitapla; şöyle ki, hep bir şey çıktı, düşündüğüm kadar hızlı okuyamadım. Kitapla alakalı olan kısım ise; kitap biraz karmaşıktı; kitap ikili şekilde ilerliyor sonra olaylar birleşiyor; ben o ikinci kısma adapte olamadım, oradaki durumu pek anlayamadım, bu sebeple de okurken biraz bocaladım. Ama kitabı beğendim, ortasından sonra bana karmaşık gelen kısımlar netleşti, böylece kitap daha çok akıcılık kazandı.

Otopsi Uzmanı Dr. Lucy Trask, koşudan dônerken bir ceset bulur, bu ceset onun bulunması için tasarlanmış gibidir; bu durum onu oldukça sarsarken, katilin onunla ilgili planlarının bununla bitmediğini öğrenecektir. Baltimore Cinayet Masası dedektifi Fitzpatrick ile ortağı, insanları vahşice öldüren acımasız katili yakalamak ve olayı çözmek için uğraş verirken buldukları bilgilerle birlikte, eski bir olayı da tekrar öne çıkarmış olurlar; bu durum her şeyin açıklığa kavuşmasına neden olur.

Güzel bir kurgusu vardı. Katili tahmin edemedim, tahmin edilmesi zor gibi zaten; hem bu kitapta katili bulmaya çalışmak yerine olayı çözmeye, anlamaya uğraşıyor insan. Dehşet bi' olayın ardından sessiz kalınmasının intikamı. Bir intikam hikâyesiydi anlayacağınız ama bu intikam oldukça vahşiceydi, yine de kişilere çok acımadım, sadece yanlış anlaşılmaya kurban gidecek bir kadına üzüldüm. Kurgunun içine aşkta serpiştirilmişti, bu da kurguya güzel bir yan katmıştı. Kısacası beğendiğim bir kitap oldu, yazarın diğer kitaplarına da bakacağım.
544 syf.
·5/10
Çok güzel kurgulanmış üzerinde araştırıldığı belli olan bir kitapti. Basit değildi. Sadece bu kadar kalın olmasına rağmen dakika dakika ilerleyişi sıktı bazen. Kitapta gelmek istediğiniz yere gelene kadar ciddi bir sabır gerekli ve sonu kitaptaki betimleme olan ve kurguya göre bence oldukça basitti daha zorlu bir son beklerdim Karen
528 syf.
·9/10
Okuduğum güzel polisiye romanlarından biriydi. Ancak Arkanı Kolla kitabını daha çok beğendiğimi itiraf etmeliyim. Kitabın sonuna kadar her sayfada olayla ilgili bir bilgi eklendi ve sonlarına doğru tamamen karıştırmaya başladım. İsimler bilgiler olaylar tamamen karıştı. Son 100 sayfaya kadar. Koca bir yumak düğüm sürekli "aaa tamam şimdi oldu" cümlesini kafamda tekrarlarken çözüldü. Kurgu mantıklı ve güzeldi. En sevdiğim kısmı baş kahramanların "kahraman" gibi değil gerçek duyguları olan şaşıran üzülen kırılan hatalar yapabilen insanlar olarak anlatılması. Bu kitabın daha gerçekçi olmasını sağlamış. Okumanızı tavsiye ederim.
528 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Tıbbi Tetikçi Lucy Trask, koşudan eve döndüğünde satranç masasında erkek cesedi ile karşılaşır ve o anda dünyası değişir. Cinayet dedektifimiz J.D. Fitzpatrick, yıllar önce otopside karşılaştığı Lucy ile bu olay ile yolları kesişir.
21 yıl önce yaşanmış bir olaydan ötürü intikam duygusuyla acımasızca insanları öldüren sadist, korkunç bir katille karşı karşıyayız. Lucy'de katilin odak noktasında.
Her sayfa gizem ve heyecan dolu. Bir yandan Lucy'nın sırlarını öğrenirken, bir yandan da ip uçlarını toparlamaya çalışıyorsunuz. Katilin her yeni hamlesi korkutucu ve Lucy'e daha çok yaklaşmakta. Katilin kim olduğunu bulabilmek için fazlaca kafa yordum. Son bölümlere doğru ufak bir ipucu yakalayıp tahmin edebildim. Gerçekten kim olduğu şaşırtıcıydı.
Lucy karakterine hayran olmamak elde değil. Güçlü bir kadın. J.D. ile olan ilişkisi çok hoştu. J.D.'nin Lucy yaklaşma, tanıma, koruma çabası okumaya değer. Gerilim ve polisiye türünde romantizm de olması benim için paha biçilemez.
Bu kitabı okumama en büyük etken en sevdiğim gerilim/polisiye yazarı Tess Gerritsen'in kitap hakkında söylediği "İnsanı son sürat sürükleyen bir aksiyon ve gerilim balonu." oldu. Başka ne diye bilirim ki. Muhteşem bir roman. Baltimore sokakları heyecan ve gerilim dolu. Serinin diğer kitaplarındaki yeni karakterler ile tanışmak için heyecanlıyım.
544 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle mükemmel bir kitaptı. Her sayfasında heyecan dorukta bekliyorsunuz. Kitabın sonuna kadar ne olduğunu anlayamıyorsunuz. Bu yazarın 4 kitabını da okudum. Hepsi birbirinden güzeldi. Kurgusu çok iyi. Olay bağlantıları tam oturuyor. Evet aşk var ama olayın önüne geçmiyor. Polisiye ve gerilim türünde romanları seviyorsanız kesinlikle bu seriyi kaçırmamanızı tavsiye ederim.
544 syf.
·Beğendi·10/10
İlk önce Arkanı Kolla ktiabını okumasaydım oldukça güzeldi ancak ben katili diğer kitaptan bildiğim için katili tahmin etme eğlencesini kaçırdım. Güzeldi. 3 kitaptaki herkes hikayede vardı ve bunu ben gerçekten seviyorum. Hikayenin katili bulunca bitmemeside ayrı güzel. Yaklaşık bir 100 sayfa kadar katil yakalandıktan sonra kim nerede neden öldürülmüş ne bağlantısı var anlatılıyor ki hşkaye aklınıza tam oturmuş şekilde sona eriyor. Bence sinema için değerlendirilmeli!

Yazarın biyografisi

Adı:
Karen Rose
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Maryland, Amerika Birleşik Devletleri, 1964
Uluslararası çoksatar ve RITA ödüllü yazar Karen Rose, Washington’un Maryland banliyölerinde doğdu ve büyüdü. Kocası Martin ile on yedi yaşındayken tanıştı ve birlikte Maryland Üniversitesi’nden mezun oldular. Rose, kimya mühendisliğinden derece ile mezun oldu. Ardından Cincinnati, Ohio’ya taşındılar. Rose büyük bir tüketim ürünleri şirketinde çalışıp iki adet patent hakkı kazandı; fakat Karen’ın dediğine göre: “Sahneler sürekli gözümün önüne geliyordu ve işime odaklanamıyordum. Bu yüzden kafamdakileri yazmaya karar verdim. Başlarda eğlence amaçlı yazıyordum; daha sonra bağımlısı olduğumu fark ettim.”

Karen Rose, kitap yazarken aynı zamanda birçok araştırma yapmış. Polis arkadaşlarından prosedür hakkında bilgi alıp çok ilginç yeni fikirler edinmiş ve doktor arkadaşlarından yardım alarak ‘birini bu şekilde öldürürsem nasıl görünür?’ sorusu üzerine yoğunlaşmış.

Eskiden lisede kimya ve fizik öğretmenliği yapan Karen yirmi yıllık kocası, iki kızı, bir köpeği ve iki kedisiyle birlikte şu an Florida’da yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 72 okur okudu.
  • 69 okur okuyacak.