Kazım Sağlam

Kazım Sağlam

0.0/10
0 Kişi
·
18
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.736
Gösterim
Adı:
Kazım Sağlam
Unvan:
Yazar, Dernek Başkanı
Doğum:
Elazığ, 1952
Kâzım Sağlam: 1952 yılında Elazığ’ın Palu ilçesi Tırmal/Üçocak köyünde dünyaya geldim. Doğduğumda köyümüzde yol, çeşme, elektrik yoktu. Senenin 5 ayı kış geçerdi… Ben böyle bir ortamda büyüdüm. İlkokulu köyde okudum daha sonra biraz medrese okudum. Öğretmen okuluna gitmek istedim. Şeyh Said torunlarından bir hocam vardı ama pek de tekin biri değildi. O benim öğretmen okuluna gitmem için yardım edecekti ama dedem buna engel oldu. O okuldan mezun olanların çok da iyi olmayacağını söyledi ve beni o okula göndermedi. İyi etmiş, çünkü büyüyünce oranın iyi bir okul olmadığını öğrendik. Sonra Diyarbakır’a taşındık. İmam-Hatip’e başladım bir daha Adanaya taşındık. Adana’da İmam-Hatip’i bitirdim. Sonra İstanbul Üniversitesine kaydoldum. Edebiyat Fakültesi Arap- Fars Dilleri ve Edebiyatları ile Türk Dili’ni okudum. Okuldan mezun oldum ve İstanbul’da kaldım.rnrn İstanbul’a gelişim 1976 yılıdır. Dolayısıyla peş peşe 3 göç yaşamış oldum. Göçün dolayısıyla kültür değişiminin nasıl bir şey olduğunu yaşadım. Bu hem kendi kaderim hem de ülkemin kaderiyle alakalı bir şeydir. Bu dönemde hem benim hayatım hem de ülke hızla değişiyordu. Bunların hepsinin izleri benim üzerimde vardır. Bazen diyorum ki "herhalde 200 sene yaşamışımdır" bazen de diyorum ki "20-30 sene ancak yaşamışımdır". Geriye doğru baktığımda köy hayatı benim için ayakta kalmamı sağlayan bir alt yapı oluşturmuş. Dirençliyim, zor şartlara dayanabiliyorum. Orada zor şartlara karşı edindiğim bir refleks oldu ve bu şehirde de kendimi böyle muhafaza ettim. Ben mezun olduktan sonra 12 Eylül ihtilali oldu. Cezaevine girdim ve çıktıktan sonra da evlendim. 2 oğlum 1 kızım var. Benim cemiyet işleriyle ilgilenmem üniversitedeyken başladı. Orada farklı çevreler vardı. Ülkücüler ve solcular gibi. Bir de biz vardık. Daha çok akıncılar çevresindeydik ve kendimize Müslümanlar diyorduk. Okula geldiğimizde Edebiyat Fakültesinde yoğun bir ülkücü baskısı vardı. Bunun üzerine bir grup arkadaş bir araya geldik ve nasıl hareket edeceğimize dair karar kıldık. Ükücülerden ayrı bir kimlik mücadelesi verdik. Bizim, Müslüman kimliğiyle kendimizi tarif etmemizi kabul etmiyorlardı. Ya sağcı ya solcu olmalıydık. Hem okulda hem de dışarıda durum böyleydi. Hamdolsun sonunda kabul ettiler kimliğimizi. Daha sonra İmam-Hatip mezunlarının yeri olan Tohum Neşriyatı işlettik. Sonra Kayıhan Yayınevinde rahmetli Burhanettin Kayıhan’la beraber çalıştım. Çağrı Yayınlarında akabinde 4 sene Çıdam Yayınevinde İsmet Özel’le beraber çalıştım. Bu arada arkadaşlarla beraber Değişim Dergisini çıkardık. Sonraları çevreler oluşturduk cemiyetler kurduk. İrfan Vakfını kurduk sonra da yollarımız ayrıldı ve Medeniyet Derneği’ni oluşturduk.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kazım Sağlam
Unvan:
Yazar, Dernek Başkanı
Doğum:
Elazığ, 1952
Kâzım Sağlam: 1952 yılında Elazığ’ın Palu ilçesi Tırmal/Üçocak köyünde dünyaya geldim. Doğduğumda köyümüzde yol, çeşme, elektrik yoktu. Senenin 5 ayı kış geçerdi… Ben böyle bir ortamda büyüdüm. İlkokulu köyde okudum daha sonra biraz medrese okudum. Öğretmen okuluna gitmek istedim. Şeyh Said torunlarından bir hocam vardı ama pek de tekin biri değildi. O benim öğretmen okuluna gitmem için yardım edecekti ama dedem buna engel oldu. O okuldan mezun olanların çok da iyi olmayacağını söyledi ve beni o okula göndermedi. İyi etmiş, çünkü büyüyünce oranın iyi bir okul olmadığını öğrendik. Sonra Diyarbakır’a taşındık. İmam-Hatip’e başladım bir daha Adanaya taşındık. Adana’da İmam-Hatip’i bitirdim. Sonra İstanbul Üniversitesine kaydoldum. Edebiyat Fakültesi Arap- Fars Dilleri ve Edebiyatları ile Türk Dili’ni okudum. Okuldan mezun oldum ve İstanbul’da kaldım.rnrn İstanbul’a gelişim 1976 yılıdır. Dolayısıyla peş peşe 3 göç yaşamış oldum. Göçün dolayısıyla kültür değişiminin nasıl bir şey olduğunu yaşadım. Bu hem kendi kaderim hem de ülkemin kaderiyle alakalı bir şeydir. Bu dönemde hem benim hayatım hem de ülke hızla değişiyordu. Bunların hepsinin izleri benim üzerimde vardır. Bazen diyorum ki "herhalde 200 sene yaşamışımdır" bazen de diyorum ki "20-30 sene ancak yaşamışımdır". Geriye doğru baktığımda köy hayatı benim için ayakta kalmamı sağlayan bir alt yapı oluşturmuş. Dirençliyim, zor şartlara dayanabiliyorum. Orada zor şartlara karşı edindiğim bir refleks oldu ve bu şehirde de kendimi böyle muhafaza ettim. Ben mezun olduktan sonra 12 Eylül ihtilali oldu. Cezaevine girdim ve çıktıktan sonra da evlendim. 2 oğlum 1 kızım var. Benim cemiyet işleriyle ilgilenmem üniversitedeyken başladı. Orada farklı çevreler vardı. Ülkücüler ve solcular gibi. Bir de biz vardık. Daha çok akıncılar çevresindeydik ve kendimize Müslümanlar diyorduk. Okula geldiğimizde Edebiyat Fakültesinde yoğun bir ülkücü baskısı vardı. Bunun üzerine bir grup arkadaş bir araya geldik ve nasıl hareket edeceğimize dair karar kıldık. Ükücülerden ayrı bir kimlik mücadelesi verdik. Bizim, Müslüman kimliğiyle kendimizi tarif etmemizi kabul etmiyorlardı. Ya sağcı ya solcu olmalıydık. Hem okulda hem de dışarıda durum böyleydi. Hamdolsun sonunda kabul ettiler kimliğimizi. Daha sonra İmam-Hatip mezunlarının yeri olan Tohum Neşriyatı işlettik. Sonra Kayıhan Yayınevinde rahmetli Burhanettin Kayıhan’la beraber çalıştım. Çağrı Yayınlarında akabinde 4 sene Çıdam Yayınevinde İsmet Özel’le beraber çalıştım. Bu arada arkadaşlarla beraber Değişim Dergisini çıkardık. Sonraları çevreler oluşturduk cemiyetler kurduk. İrfan Vakfını kurduk sonra da yollarımız ayrıldı ve Medeniyet Derneği’ni oluşturduk.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 18 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.