Kemal Ateş

Kemal Ateş

Yazar
7.8/10
19 Kişi
·
67
Okunma
·
3
Beğeni
·
1304
Gösterim
Adı:
Kemal Ateş
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Kaman, Kırşehir, 1947
Ankara Atatürk Lisesi'nin ardından 1970 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan Ateş, mezun olduğu okulda"Türk Romanında Yöre Diline Yöneliş" konulu tezini hazırlayıp yüksek lisans yaptı. Doktora çalışmasını ise, Ankara Üniversitesi Türkçe'nin Eğitimi ve Öğretimi Anabilim dalında tamamlayan yazarın, Varlık Dergisi, Türk Dili dergisi, Yansıma, Hürriyet Gösteri, E, Virgül, Öğretmen Dünyası gibi dergilerde,Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde yazıları yayımlandı. Edebiyat dünyasında gecekonduları anlatan roman ve öyküleriyle tanınan yazar, Türk dilini ustaca kullanarak eserler üretiyor.

Ödülleri :


1979 Lions Jüri Ödülü (Çürük Kapı)
1981 Mehmet Ali Yalçın Roman Ödülü (Toprak Kovgunları)
1987 Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı Ödülü
1995 PEN Yazarlar Derneği Orhan Kemal Ödülü (Bir Şarkıyı Dinlerken)
2002 TESK - Edebiyatçılar Derneği Ödülü
1987 Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı Ödülü
"Ailemin ikinci ve ilk kız çocuğuyum."

Bu bozuk cümleyi iletişim fakültesi öğrencilerinin düzeltme girişimleri:

*Ailemin ikinci ilk kızıyım.
*Ailemin ikinci çocuğu olarak ilk kız çocuğuyum.
*Ailemin ikinci ve en büyük kız çocuğuyum.
*Ailemin genel olarak ikinci, kız olarak birinci çocuğuyum.
*Ailemin ilk ikinci kız çocuğuyum.
*Ailemin ilk ve ikinci kızıyım.
*Ailemin ikinci aynı zamanda ilk kız çocuğuyum.
*Ailemin ikinci fakat ilk kız çocuğuyum.
*Ailemin ilk kız çocuğuyum ama ilk çocuk ben değilim.
*Ailemin ikinci çocuğuyum ve kızım.
*Ailemin doğan çocuklar içinde ilk kız çocuğuyum.
*Ailemin çocuğu ve ilk kız evladıyım.
*Ailemin ortanca doğan ilk kız çocuğuyum.
Kemal Ateş
Sayfa 89 - İmge Kitabevi Yayınları
Bir toplum ki bireyleri kendi ana dilini doğru konuşup yazamaz, doğru dürüst bir eğitimden yoksundur -çünkü öğretecek olan kişinin kendisi bilmiyor- peki o toplum nasıl çağdaş uygarlık düzeyine ulaşacaktır?
Nurten gelince her şey başka türlü olurdu. Yüreğimin yerine bir yenisi takılırdı sanki. Öylesine değişirdim. Nasıl anlatayım bunu? Kuş gibi hafiflerdim. Birden ülke değiştirirdim sanki. Dünya tüm kötülükleriyle çekilip gider, sağlıklı, mutlu bir ada kalırdı bana.
Sevgi insan yapısında sihirli bir tuğla olmalı; onu çekince bir depremle sarsılıyor yapı; her şey birbirine karışıyor, bir çöküntünün altında kalıyorsunuz sanki.
Evlendikten sonra aynalara daha az bakacağını düşünüyordu. Ayna düşkünlüğü çoğu zaman bir bekarlık hastalığıydı insanlarda.
Mutluluğu düşündü , neydi şu mutluluk? Her kitap bir başka türlü anlatıyordu onu. Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna'da hayatın hiçbir zaman kafanızdaki kadar harikulade olamayacağını söyler. İnsa her şeyde bir eksiklik bulur ama eksiğin ne olduğunu da tam bilemez. Bilemez çünkü eksiklik kendindedir belki de.. Hiçbir zaman ne olduğunu bilemediğimiz eksiklikleri düşünmek yerine mutluluk biraz da yetinmek razı olmak gibi geliyor Nihat'a
329 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yazar 60’ların sonundaki Ankara’yı anlatıyor bu kitabında, ben ise 90'ların İstanbul’unu tekrardan yaşıyorum.
Kimdir bu toprak kovgunları? Köyde binbir zahmetle ekip biçtikleri, ömürlerinden ömür verdikleri, canları gibi baktıkları toprakların onlara hiçbir şey vermemesi sonucu onları bırakıp büyük umutlarla şehirlere göç edenler olarak tanımlayabiliriz. Baba kovgunlarından geliyor. Yazar kitabın bir bölümünde de atıfta bulunuyor bu söyleve. Baba kovgunları 20’li yaşlarına geldiğinde köyde kalabalık aile içinde kendine yer bulamayan, baba ile arası pek iyi olmayan ve bir bilinmeze, şehire doğru yola çıkanlar.

90’ları nasıl yaşadın derseniz.
80’lerin sonunda doğmuş biri olarak çocukluğum 90’larda geçti. Yaşadığımız mahalle kitapta da bahsedildiği gibi yollar kış olduğunda çamur deryası, kışın elektriklerin 1 hafta gelmediği, suların olmadığı haftada 1-2 kez tankerlerle suyun geldiği, kışa yaklaştığımızda kamyonlar ile ton-ton kömürün evlerin önüne yığılıp onların kömürlüğe taşınması vb. bir dünya şey. Yokluğun adıydı.
Kitapta olduğu gibi 70’lerde 80’lerde köyden göçüp adına şehir dedikleri bu yerlere göçüp yuva kurmaya, hayatta kalmaya, yaşamaya çalışanların hikayesi.
Bir gecede yapılan evler, (gecekondu) ve o evlerin tartışılmaz bekçileri zabıtalar. Dönemin yapısı da gerçekçi bir şekilde işlenmiş. Yazarın 15 yıla yakın Ankara’nın gecekondu mahallelerinde kalması da buna etken tabii.
Rüşvetle işlerin yapılması, mahalledekilerin birbirlerini çekememesi, köylerden akrabalarını da oldukları yerlere yerleştirmesi ve daha niceleri. Bir dönemi tüm çıplaklığıyla gösteriyor bize. Gecekondu yaşamının tam olarak, eksiksiz bir şekilde içine giriyor diyebilirim. Bu tarzda çok kitap yazılmıştır edebiyatımızda. Belki yazılacaktır da bilemiyorum ama bu roman baya baya aydınlatıyor o zamanki yaşamı.
Toprak Kovgunları, Ankara'nın uçsuz bucaksız gecekondularını anlatıyor. Yozgatlılardan, Keskinlilerden, Çankırılardan, Çorumlulardan oluşan bir evlik yer için adam öldürülen, bireyin yitip gittiği, köyle ile kent arasında mahsur kalan bir dünyayı; çamur deryası, toz bulutu içinde su kavgası yapan kadınları anlat>yor.

Ayten, Hayriye, Mahmut, Kamile,Gülsün, Kamile gibi tiplerin yöresel ağızlarına dikkat ederek verilmiştir kitapta.
Hani okurken birazcık toplumcu gerçekçi bir yazar da buluyorsunuz kitapta.

Anadolu insanını anlamak isterseniz okuyabilirsiniz.
248 syf.
·Puan vermedi
1948 yılında, ikincisi 1980 darbesinden sonra üniversitede yaşanan iki tasfiye döneminde geçiyor.
Ağırlıklı olarak üniversite çıkıyor karşımıza, ancak 12 Eylül''ün yerleştiği zemini iyi anlamak için yazar ilginç gözlemlerle varoşları ve köyü de katıyor romana. Siyasal travmalarla insani travmaların iç içe girdiği bir roman.
Kelimelerle anlatışı da özgün ve bir ayrı güzel.
329 syf.
·Puan vermedi
Kemal Ateş'in Toprak Kovgunları adlı romanı kırsal kesimden şehre göç eden insanların şehirdeki yaşamını ve yaşam mücadelelerini konu edinen bir eser.Özellikle gecekondulaşma ve gecekondu mahalllerindeki yaşam, buradaki insanların şehirli insanların yaşayışına olan özlem, kır-kent çelişkisi değinilen önde gelen konular olarak dikkate çarpmaktadır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kemal Ateş
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Kaman, Kırşehir, 1947
Ankara Atatürk Lisesi'nin ardından 1970 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan Ateş, mezun olduğu okulda"Türk Romanında Yöre Diline Yöneliş" konulu tezini hazırlayıp yüksek lisans yaptı. Doktora çalışmasını ise, Ankara Üniversitesi Türkçe'nin Eğitimi ve Öğretimi Anabilim dalında tamamlayan yazarın, Varlık Dergisi, Türk Dili dergisi, Yansıma, Hürriyet Gösteri, E, Virgül, Öğretmen Dünyası gibi dergilerde,Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde yazıları yayımlandı. Edebiyat dünyasında gecekonduları anlatan roman ve öyküleriyle tanınan yazar, Türk dilini ustaca kullanarak eserler üretiyor.

Ödülleri :


1979 Lions Jüri Ödülü (Çürük Kapı)
1981 Mehmet Ali Yalçın Roman Ödülü (Toprak Kovgunları)
1987 Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı Ödülü
1995 PEN Yazarlar Derneği Orhan Kemal Ödülü (Bir Şarkıyı Dinlerken)
2002 TESK - Edebiyatçılar Derneği Ödülü
1987 Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı Ödülü

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 67 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 23 okur okuyacak.