Lisa Scottoline

Lisa Scottoline

Yazar
8.0/10
96 Kişi
·
239
Okunma
·
4
Beğeni
·
948
Gösterim
Adı:
Lisa Scottoline
Unvan:
Amerikalı yasal polisiye roman yazarı
Doğum:
Scottoline, Abd, 1 Temmuz 1955
Lisa Scottoline (1 Temmuz 1955) Amerikalı yasal polisiye roman yazarı. Onun romanları 25 dile çevirilmiştir.rnrnScottolinede doğdu. Pennsylvania Üniversitesi Hukuk Fakültesinde hukuk eğitimi almıştır. Yazmaya para kazanmak için başlamıştır başlangıçta. Fakat daha sonra romanları en çok satan kitaplar listelerinde yer almaya başlayınca, yazmak onun için bir tutku olmaya başlamıştır artık.
O yüzden de başkalarına ait olan şeylere kendimizinkilerden daha iyi davranırız, öyle mi?
Bu aslında daha çok adaletsizliğin tarihiydi. İnsanoğlu köleliği, kitlelerin enterne edilmesini ve hatta masumların ölümle cezalandırılmasını bile adalet adına haklı gösterebilmişti. Hiç kimse bir hukuk eğitmeninden daha fazla adaletin insanoğlunun elinde olduğunu ve dolayısıyla insanın da çuvalladığını bilemezdi.
Sevmek iyidir. Ama seveceğin insanları akıllıca seç. Seni hak etmeleri gerekir......Hata yapacaksın ama önemli değil.
Adalet, kaçınılmaz şekilde coşkuların baskın çıktığı entelektüel bir kavramdı. Adalet gerçekten istediğimiz bir şeyi alabildiğimiz, her şeyi eski düzenine koyabildiğimiz zaman kullandığımız bir kavramdı. Adalet yalnızca bir teselli mükafatıydı.
Ve Ellen, bir annenin çocuğunu kaybettikten sonra hayatının geri kalanı boyunca huzur bulamadığını anladı.
Clarence Earl Gideon tek bir adamın bile, adalet yanında olduğu sürece dünyayı değiştirebileceğine inanıyordu. O bir tarih yazdı, çünkü haklıydı.
"Kazaları tecrübeliler yapar. Sanırım tecrübeli insanlar pek dikkat etmedikleri için daha sık kaza yapıyorlar."
26 yazarın yazdığı bir kitap ve her yazarın kendine özgü farklı yazım şeklinin olduğunu bu kitapta çok daha iyi anlıyorsunuz. Usta yazarlar ve süper hikaye ama daldan dala atlar gibiydi. 26 yazar olduğu söylenmese belki de farketmeyecektik farklı tonları bilemiyorum. Genel olarak ortalamanın üstünde diyebilirim
Puanım aslında 5'ti ancak gelirinin bağış olarak kullanılacak olması takdire değer.

26 yazar bir araya gelip, bir kitabı nasıl yazabilir ki? Kitabın kapağını ilk gördüğümde ve sonrasında bu soru zihnime takıldı ve okuyup görmek istedim. İki yazarın bile ortak kitap çıkarması bana hep şaşırtıcı gelmiştir, bir kitap sadece bir yazara ve onun düşünce dünyasına ait gibi hissederim hep.

"İnsanın hayatta yalnızca tek bir şansı olurdu ve kendisine sunulan bu şansa dört elle sarılması gerekirdi."

Kitabı dışı ile yargılayacak olursak, kitaptan etkileyici bir polisiye çıkabileceğini düşünmüyordum ama yazarların arasında kitaplarını severek okuduğum kişiler de olunca merakım arttı. Her yazar ayrı bir bölüm yazmış ve hepsi bir araya gelince hikaye de kopukluk olmuyor, bu yönden takdire değer bir iş çıkmış. Özele inecek olursak;

"Her şeyden uzaklaşmak ve olanları unutmak için çok çaba sarf ettim ama aslında hiçbir zaman unutmuyorsunuz, sadece yaralarınızın üzerini bir doku kaplıyor ve hayatınıza devam ediyorsunuz."

Kitabın konusu ve ilerleyişi fena değildi, her karakterin penceresinden olayı okumak ve çeşitli açılardan bakmak kitaba yakışmıştı. Kitabın sonuna kadar da bir gizem hakimdi, bu da sizi hikayenin içinde tutmak için iyi bir sebep. Ancak kitapta her şey ortalama seviyede idi, cinayet ve plan güzel ama şaşırtıcı olmaktan yoksun, yazar üslupları ise birbirinden farklı olduğu için bölüm geçişleri ya da aynı karakteri farklı yazarlardan okumak kitaptaki bütünlüğü zedeliyor.

"Hayattaki hiçbir şey basit değildir."

Genel olarak değerlendirecek olursam, ben 26 yazarın çalışmasından daha iyi bir sonuç beklerdim, bir polisiye roman olarak tatmin edici bulmadım. Ancak konu bütünlüğünün sağlanması ve kitabın akıcı bir şekilde yazılmış olması da sıkılmadan bitirmenizi sağlıyor. Kitaba kötü diyemesem de iyi diyemem, okusanız da okumasanız da bir şey kaybetmeyeceğiniz kitaplardan. Şuna da değinmek isterim ki, kitabın (yazarlara ödenen para dışında) gelirin Lösemi & Lenfoma Vakfı'na bağışlanacak olmasından çok hoşlandım.
Kitabın sonunda çocuğun aslında kimin oğlu olduğunu öğrenince çok şaşıracaksınız. Annenin ve oğlunun kan bağından öte hikayesi sizi hüzünlendirecek.
3 kişi bir araya gelip aynı konu hakkında düzgün bir şekilde derdini anlatamazken, polisiye dünyasının en başarılı 26 ismi bir araya gelerek, devamlılık konusunda gerçekten çok başarılı bir kitap ortaya çıkartıyor. "uyum" dedikleri bu olsa gerek.
Bir annenin yaşadıklarını okuyacağınızı düşünürken kendinizi birden gerilimin ortasında buluyorsunuz. Yazarın okuduğum ilk romanı ve ben bayıldım. Ağzımda kalan polisiye tadı çok hoşuma gitti. Bazı yerlerde okurken soluksuz kaldım.

Dil oldukça akıcı. Okumak için anne olmanıza gerek yok ama bir annenin kalbine daha çok dokunacaktır.
Severek okudum. 26 yazardan Bi hikaye. Adalet eninde sonunda yerini bulur.

Rosemary. Kocası için kendinden vazgeçen bir kadın. Kocası müzede çalışan bir hırsız. Tabloları çalarak yüksek paralara satıyor. Ve bir gün ortadan kayboluyor. Aradan zaman geçer ve ölü bulunur. Tüm işaretler Rosemary'i katil olarak gösterir ve idama mahkum olur.

Devamını kitaptan okuyunuz. ️ tavsiye edilir.
Tam anlamıyla hayal kırıklığı. İsminden mi aldanıp okumaya başladım bilmiyorum ama baladığımı da genelde bitirmek gibi bir huyum var. Hollywood'un ne kadar klişesi varsa bu kitapta toplanmış. Kurgu vasat, edebi herhangi birşey beklemeyin. Sadece akıcı. Bunun yerine Cehennem Silahı serisinden herhangi birini de açıp seyredebilirsiniz. Tekrar bile olsa sıkmaz.
Hep tek yazardan okumaya alışmışızdır. Kalemini de sevdiysek, diğerlerini de alır okuruz. Bu kez 26 yazarın ortak çalışmasını elimizde tutuyoruz. Hem de en çok satanların yazarları.

"Geç kalmış bir adalet zulümdür." Ancak burada bir zulümden dahi söz edemiyoruz. Bir sanat müzesinde karı koca çalışan çiftin evliliği yolunda gitmiyordur. Buna rağmen eşi yaşanılanlara katlanmaktadır. Çünkü 2 çocukları var. Müzedeki bir davette kocasını yine bir başka kadınla gördükten sonra gözü dönen Rosemary, herkesin ortasında Thomas'a bağırır ve çeker gider. Kocası da peşinden. Bir süre sonra demir giyotin içinde bir ceset bulunur. Yurtdışından müzeye iade edilen bu parçanın içerisine nasıl girdiği bilinmez. İşin gizemli yanı Thomas'tan bilgi alınamıyordur. Rosemary ise çoktan kocasını boşanmayı düşünmüştür.

İşin içindeki dedektif ise ortada bir yanlışlığın olduğunu söyler, hatta bir gazeteci de baskıya taşır bunu. Ancak yargıç ve jüri yargıya varmışlardır ve ceza onlarca adildir. 10 yıl sonraya bir vasiyet bırakır maktül. Ve müzede bir anma töreni yapılır. İşler bundan sonra daha da karmaşıklaşır. Ve o dedektif bu kez yine başroldedir. Sona doğru iyice tırmanışa geçiyor okuma hızı. Peki katilin göz göre gelmesi neyi değiştirecektir? 10 yıldır herkes vicdanını susturmayı bilmiştir. Peki işin iç yüzü gerçekte neydi?

Son bölümleri yazan yazarlar benim de sevdiklerimden. Dolayısıyla kendimi yitirdiğim bölümler de onlarınki oldu. Güzel, akıcı ve keyifliydi
26 yazardan nasıl bir kitap çıkacağını merak ederek okuduğum bir kitap oldu.Merakımı yıkacak bir kitap olmadı.Konu üzerinde kopukluk yok,bütün yazarlar sırası geldiğinde konuyu devam ettirebilmiş.Bunun nedeni olarak şunu söyleyebilirim bilindik bir senaryo.

Müzede çalışan bir adam ve bu müzedeki tabloları gizli ellere satıp para kazanan adamın ölü bulunması sonucu olayların eşinin üzerine kalmasıyla birlikte olaylar başlıyor.

Kitap kolay okunuyor.Ancak sonucu tahmin edilebiliyor.Fazla zevk aldığımı söyleyemem.
İlginç bir deneyimdi. Beklediğimden daha uyumlu olduğunu söylemeliyim. Bazı bölümlerde (özellikle Andrew Gulli'nin yazdığı kısımlarda) anlatım biraz zayıf olsa da, bu kadar yazarın iskeleti baştan oluşturulmamış bir romanı tek bir elden çıkmışçasına yazmaları takdire şayan. Kitabın sonu tahmin edilebilir hale gelir gelmez katili açıklamışlar, ama bu akışı bozmamış. Buradan sonrası ise macera romanı tadında olmuş.
Yazarları tanımak açısından da faydalıydı. Tavsiye edilebilecek bir eser.
Bu arada Benzer bir çalışma olan Beşpeşeyi de alıp denemeye karar verdim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Lisa Scottoline
Unvan:
Amerikalı yasal polisiye roman yazarı
Doğum:
Scottoline, Abd, 1 Temmuz 1955
Lisa Scottoline (1 Temmuz 1955) Amerikalı yasal polisiye roman yazarı. Onun romanları 25 dile çevirilmiştir.rnrnScottolinede doğdu. Pennsylvania Üniversitesi Hukuk Fakültesinde hukuk eğitimi almıştır. Yazmaya para kazanmak için başlamıştır başlangıçta. Fakat daha sonra romanları en çok satan kitaplar listelerinde yer almaya başlayınca, yazmak onun için bir tutku olmaya başlamıştır artık.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 239 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 119 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.